Bakmayın siz benim yemekti, örgüydü yaptığıma.
Film izlemelerime, kitap okumalarıma filan da.
Ben çok dağınık ve tembelim ev işi konularında. Evde istisnasız 5 sepet katlanmayı, mümkünse yerleştirilmeyi, hani bir miktarda "ütülesen ne güsel olurdu yaaa" diye barım barım bağıran çamaşır var.
Her akşam için niyet edip gündüzden ama asla o niyetin gerçekleşmediği durumlar var.
Dünya kadar evi süsleyecek objem var ama bir türlü yerleşmeleri mümkün olmuyor.
Hele bir de kızımcığımların şifonyerini kendi odamıza aldım da onlara masamı verdimdi talepleri üzere, Alllaaahhh o gün yanmaya başlamış benim çırada haberim yokmuş. Sen bunun üstü siyah gerisi beyaz bir şifonyer, bir toz oluyor bir toz oluyor anlatsam duyar mısın mısralarımda?...
Üstüne örtü örtesim var, var da o örtüyü bulup çıkarıp, ütülemesi de var...
Sonra bizim evimiz küçük, her bahar yazlık-kışlık çıkarma işi de var, kıyafetten tut, ayakkabılara kadar bu böyle...
Yaklaşık 1 aydır nasılsa kaldıracağım ben bunları diye dolaplara yerleştirmeyeyim gibi muhteşem bir fikirle aydınlandığımı düşünmüştüm. Her hafta küçük kızımcığımın getirdiği ve geri götürdüğü valiz sayesinde birazda, daha bir dağıldı her gün, her hafta.
Yazarken bile darlandım yeminnen.
Çok gereksiz bir zaman kaybı gibi geliyor bu işler bana hep, pöfff...
Ne zaman yapacağımı bilmiyorum, bir misafir gelecek diye ödüm patlıyor yine de bu panikle yaşıyorum ve hiç istemezkene.
Ya bu çok düzenli insanlar var ya bayılıyorum onlara. Vazoda her gün çiçek, her şey yerli yerinde, objeler, süsler, şeyler miss gibi resimler filan da koyuyorlar, hastayım onlara hastayım. Ne yapsam o enerjiyi bulabilirim valla bilen varsa söylesin, kulu kölesi olurum. Supradyn bile işe yaramadı ki onu sırf bu amaçla almıştım ;-(
Ve en komiği de ben dağınıklıktan gerçekten nefret ederim. Ofis masalarım, dolaplarım cillop gibidir mesela. Ama evde ııı ıııh... Olmadı da olmadı.
Bir ara yardımcı bir abla bulduk minnet rica, bu durumumuza ilaç olur ümidiyle, onunla da olmadı çünkü her birimizin her bir şeyini karıştırdı doğal olarak, o yerleştirince hiç bir şeyimizi bulamaz olduk.
İş bölümü yaptım, kimse uymadı ben de dahil.
Iyyyygkk yazarken nefret ettim valla kendimden.
Bir yolu olmalı ama ne? Bulamıyorum ama vardır mutlaka.
Neyse işte ohh be içim rahatladı bu itirafla...
Dün akşam eve gittim yemek yaptım yedik, sonra acayip bir uyku bastırdı, azcık uyumadan uzanayım dedim, ohohoooo geçmiş olsun oldu.
Yani dünden anlatacağım hiç bir aktivitem yok.
Bu sabaha karşı accayip bir yağmur başladı, evin kapısından otoparka gidene kadar pantolonum tamamen ıslandı, parkettim inerken de foşş diye bastığım yer öğleye kadar ayağımı dondurdu, maalesef yapacak bir şey yoktu ;-( Hiç anlamadım ben, dün yazlık beyaz ayakkabı giymiştim, sabahın körü partutuş bot çıkardık kendimize, "e kardeşim hani bunun baharı filan olacaktı" dedim de, bir an da "Ekim'in 24'ü olmuş, belanı mı arıyodun, çıkaraydın kışlıkları işte böyle dımdızlak kalmazdın, pis tembel şey" diye höykürmeden de geçmedim kendime tabi.
Her şeye benim el atmam gerekliliğinden hoşlanmıyorum. Herkesin her şeyin yerini bana sormalarından da... Ofiste bile her şeyi bana sorduklarında da daha bir gıcık oluyorummmm ;(
ufff...
Başka da ne yazayım bilemedim, bugün kendime barut fıçısı gibiyim, dua ediyorum bugün bana kimsecikler bulaşmasın diye. Öyle yani...
Durumum aynen şu;
Film izlemelerime, kitap okumalarıma filan da.
Ben çok dağınık ve tembelim ev işi konularında. Evde istisnasız 5 sepet katlanmayı, mümkünse yerleştirilmeyi, hani bir miktarda "ütülesen ne güsel olurdu yaaa" diye barım barım bağıran çamaşır var.
Her akşam için niyet edip gündüzden ama asla o niyetin gerçekleşmediği durumlar var.
Dünya kadar evi süsleyecek objem var ama bir türlü yerleşmeleri mümkün olmuyor.
Hele bir de kızımcığımların şifonyerini kendi odamıza aldım da onlara masamı verdimdi talepleri üzere, Alllaaahhh o gün yanmaya başlamış benim çırada haberim yokmuş. Sen bunun üstü siyah gerisi beyaz bir şifonyer, bir toz oluyor bir toz oluyor anlatsam duyar mısın mısralarımda?...
Üstüne örtü örtesim var, var da o örtüyü bulup çıkarıp, ütülemesi de var...
Sonra bizim evimiz küçük, her bahar yazlık-kışlık çıkarma işi de var, kıyafetten tut, ayakkabılara kadar bu böyle...
Yaklaşık 1 aydır nasılsa kaldıracağım ben bunları diye dolaplara yerleştirmeyeyim gibi muhteşem bir fikirle aydınlandığımı düşünmüştüm. Her hafta küçük kızımcığımın getirdiği ve geri götürdüğü valiz sayesinde birazda, daha bir dağıldı her gün, her hafta.
Yazarken bile darlandım yeminnen.
Çok gereksiz bir zaman kaybı gibi geliyor bu işler bana hep, pöfff...
Ne zaman yapacağımı bilmiyorum, bir misafir gelecek diye ödüm patlıyor yine de bu panikle yaşıyorum ve hiç istemezkene.
Ya bu çok düzenli insanlar var ya bayılıyorum onlara. Vazoda her gün çiçek, her şey yerli yerinde, objeler, süsler, şeyler miss gibi resimler filan da koyuyorlar, hastayım onlara hastayım. Ne yapsam o enerjiyi bulabilirim valla bilen varsa söylesin, kulu kölesi olurum. Supradyn bile işe yaramadı ki onu sırf bu amaçla almıştım ;-(
Ve en komiği de ben dağınıklıktan gerçekten nefret ederim. Ofis masalarım, dolaplarım cillop gibidir mesela. Ama evde ııı ıııh... Olmadı da olmadı.
Bir ara yardımcı bir abla bulduk minnet rica, bu durumumuza ilaç olur ümidiyle, onunla da olmadı çünkü her birimizin her bir şeyini karıştırdı doğal olarak, o yerleştirince hiç bir şeyimizi bulamaz olduk.
İş bölümü yaptım, kimse uymadı ben de dahil.
Iyyyygkk yazarken nefret ettim valla kendimden.
Bir yolu olmalı ama ne? Bulamıyorum ama vardır mutlaka.
Neyse işte ohh be içim rahatladı bu itirafla...
Dün akşam eve gittim yemek yaptım yedik, sonra acayip bir uyku bastırdı, azcık uyumadan uzanayım dedim, ohohoooo geçmiş olsun oldu.
Yani dünden anlatacağım hiç bir aktivitem yok.
Bu sabaha karşı accayip bir yağmur başladı, evin kapısından otoparka gidene kadar pantolonum tamamen ıslandı, parkettim inerken de foşş diye bastığım yer öğleye kadar ayağımı dondurdu, maalesef yapacak bir şey yoktu ;-( Hiç anlamadım ben, dün yazlık beyaz ayakkabı giymiştim, sabahın körü partutuş bot çıkardık kendimize, "e kardeşim hani bunun baharı filan olacaktı" dedim de, bir an da "Ekim'in 24'ü olmuş, belanı mı arıyodun, çıkaraydın kışlıkları işte böyle dımdızlak kalmazdın, pis tembel şey" diye höykürmeden de geçmedim kendime tabi.
Her şeye benim el atmam gerekliliğinden hoşlanmıyorum. Herkesin her şeyin yerini bana sormalarından da... Ofiste bile her şeyi bana sorduklarında da daha bir gıcık oluyorummmm ;(
ufff...
Başka da ne yazayım bilemedim, bugün kendime barut fıçısı gibiyim, dua ediyorum bugün bana kimsecikler bulaşmasın diye. Öyle yani...
Durumum aynen şu;


Okurken gülümsettin hep Ece :)ben suçu hep çok fazla eşyada bulmuşumdur bu aydınlanmadan beri de evimi de dolabımıda mutfağımıda hatta kafamı da tenha tutmaya çalışırım hep, kalabalıktan uzak, belki girgün kullanılır diye ileride kullanılması mümkün görünmeyen herşey evden uzaklaştırılır. Birşeyden bir tane varsa yeterlidir ikinciyi sallarım gider, heryer sadedir ve karışması zor ama toplaması kolaydır :)
YanıtlaSilbizim buralarda da hava güneşli gibi olsada pek bir rüzgarlı bugün ağaçlar yakında çıplak kalacaklar, havada uçuşan yaprakları yakalayamadım foto olarak ona yanarım, dışarısı böyle evlerse buzz.
@Deryacım eve 2,5 kamyonla taşındık, 1 kamyonunu geri dağıttık güya 3 yıl önce, valla bak su bardağı bile almıyoruz, dolapta koyacak yer yok diye ama bu kıyafet işi hele hele de bunaltıyor beni ;-) Kızlar yurtçu olduğundan yıllardır belki de, birer evlik de onların malzemesi oluyor, atsan atılmaz satsan satılmaz, dağıt dağıt öldüm valla ;-)) Sonrada kızıyorlar o lazımdı bu lazımdı diye dön dolaş başa sar, tekrar al oluyoruz ;-))Tez zamanda bi daha bakayım bari, biraz daha hafiflemek için.
YanıtlaSilŞimdi de güneş açtı, iki kez de deprem oldu yine bugün, temelli oynattı sinirlerimi zaten ;-))
Kullandığımız her eşyanın bir enerjisi mevcutmuş. Evimizde tuttuğumuz kullanılmayan eşyalar ve kırık, bozuk eşyalar eve ve yaşayanlara negatif etki edermiş. Bir kitapta okumuştum ve inanıyorum. umarım fazlalıklardan kurtulursunuz. Hatta 100 madde eşya kullanımına bile geçebilirsiniz.
YanıtlaSilSevgiler,
Çamamşılarla ilgili kısım bizde de var. Bir sevemedim ütüyü :/ Evde küçük, sürekli çamaşır yıkanıyor, ütü birikiyor tam çıldırmalık yani :)
YanıtlaSil@Yüreğimin İklimi; evet hiç tutmam negatif enerji yayanları da ben de pozitif yayanlarda fazla, onu n'apcem diye düşünüyorum ;-))
YanıtlaSil@ezgi; offff offf hiç deme, sevmedim, sevmiyorum, sevmeyeceğim ;-)) Bugüne kadar bir tek kızımcığımlarım bebekken her eşyalarını ütülemeyi sevdim, daha da sevmedim hiç ;-))
YanıtlaSil