Karışıklık üzerine...
Çoğu zaman yanlış yada sevimsiz olarak adlandırılan...
Mesela örgü örüyorsun. İpleri karman corman, gelişigüzel kullanıyorsun.
Hangisi denk gelirse...
Plansız...
Sonuç genellikle sıra dışı çok güzel oluyor.
İlmeği hatalı alıyorsun. Sıra dönümünde aynı yerde aynı hatayı yapıyorsun, tekrarlıyorsun hep, bitene kadar, model oluyor.
Tasarım...
Plansız...
Sonuç genellikle sıra dışı güzel oluyor.
Hep aynı şeyi yapmaktan, yaşamaktan, görmekten sıkıldığın zamanlar hele kurtarıcıdır karıştırmak.
Aslında anlamaya/anlatmaya çalıştığım karışıklık kelimesi yerine, ritim kelimesinin daha cuk oturduğunu düşünmeye başladım... Ona bu ismi veriyorum artık...
Bunu deneyimledim.
Hoşlandım da.
Bir de şu var aklımda. Matematiksel düzlemde doğruya daha yaklaşabilerek içime daha çok sindirebilmek için... Şu; bugünün hisleri, tecrübeleri, yaşanmışlıkları varken elimde, yarını nasıl planlayabilirim ki? Ne yapsam eksik kalır bence zaten. Yarına, illa ki bambaşka hisler, tecrübeler ve yaşanmışlıklar eklenecektir zaten... Böyle düşünmek daha da rahatlattı beni. Şöyle bir sağlaması da var zaten bu fikrin; bugünüm de geçmişimde planladığımdan neredeyse 170 derece farklı, e o halde hakikaten yarını planlamaya kalkışmak zaman kaybı... Sonra üzülüyorsun çünkü planladıkların olmuyor pek tabi ki. Kendi elinle kendi mutsuzluğunu yaratmak bir nev-i...
Yok yok, gerçekten vazgeçiyorum artık desem, bu bile bir plan mı, yine mi özgürleşmek adına kısıtlamak döngüsünde boğulacağım diye endişeleniyorum bu sefer...
Sfumato var bi de. Nil Karaibrahimgil'in Nil'in Kelebekleri kitabında okumuştum ilk bu kelimeyi. Bilinmeyene açık olmak. Şüphe içinde olmaya dayanıklılık. Cevabını bulamadığın şeylerin serinliğini kabul etme. Oradan gitmeme. Sırtına bir şey alıp o ortamda durma.
Basitleştirmek üzerine...
Bulamaç gibi olmuş beyinlerimiz, çoğu zaman en basiti yakalayamıyor.
Bunu en iyi bebekler ve çocuklar yapabiliyor... Tertemizler çünkü... Ritimleri bozulmamış...Gıpta ediyorum...
Falan filan...
Çoğu zaman yanlış yada sevimsiz olarak adlandırılan...
Mesela örgü örüyorsun. İpleri karman corman, gelişigüzel kullanıyorsun.
Hangisi denk gelirse...
Plansız...
Sonuç genellikle sıra dışı çok güzel oluyor.
İlmeği hatalı alıyorsun. Sıra dönümünde aynı yerde aynı hatayı yapıyorsun, tekrarlıyorsun hep, bitene kadar, model oluyor.
Tasarım...
Plansız...
Sonuç genellikle sıra dışı güzel oluyor.
Hep aynı şeyi yapmaktan, yaşamaktan, görmekten sıkıldığın zamanlar hele kurtarıcıdır karıştırmak.
Aslında anlamaya/anlatmaya çalıştığım karışıklık kelimesi yerine, ritim kelimesinin daha cuk oturduğunu düşünmeye başladım... Ona bu ismi veriyorum artık...
Bunu deneyimledim.
Hoşlandım da.
Bir de şu var aklımda. Matematiksel düzlemde doğruya daha yaklaşabilerek içime daha çok sindirebilmek için... Şu; bugünün hisleri, tecrübeleri, yaşanmışlıkları varken elimde, yarını nasıl planlayabilirim ki? Ne yapsam eksik kalır bence zaten. Yarına, illa ki bambaşka hisler, tecrübeler ve yaşanmışlıklar eklenecektir zaten... Böyle düşünmek daha da rahatlattı beni. Şöyle bir sağlaması da var zaten bu fikrin; bugünüm de geçmişimde planladığımdan neredeyse 170 derece farklı, e o halde hakikaten yarını planlamaya kalkışmak zaman kaybı... Sonra üzülüyorsun çünkü planladıkların olmuyor pek tabi ki. Kendi elinle kendi mutsuzluğunu yaratmak bir nev-i...
Yok yok, gerçekten vazgeçiyorum artık desem, bu bile bir plan mı, yine mi özgürleşmek adına kısıtlamak döngüsünde boğulacağım diye endişeleniyorum bu sefer...
Sfumato var bi de. Nil Karaibrahimgil'in Nil'in Kelebekleri kitabında okumuştum ilk bu kelimeyi. Bilinmeyene açık olmak. Şüphe içinde olmaya dayanıklılık. Cevabını bulamadığın şeylerin serinliğini kabul etme. Oradan gitmeme. Sırtına bir şey alıp o ortamda durma.
Basitleştirmek üzerine...
Bulamaç gibi olmuş beyinlerimiz, çoğu zaman en basiti yakalayamıyor.
Bunu en iyi bebekler ve çocuklar yapabiliyor... Tertemizler çünkü... Ritimleri bozulmamış...Gıpta ediyorum...
Falan filan...
| Fotoğraf:Mehmet Deniz/Bodrum |








