Dün iş çıkışı eve gittim. Mercimek bitmiş çorba için, bakkalımızı aradım, hemencecik gönderdi sağ olsun. Sağ olsun da o ne mercimekti öyle be kardeşim! Sanki böyle şeffaf gibi küçük toplar. Epeyce sıcak suyla yıkadım muslukta, yıkadıkça biraz yumuşasın da çabuk pişsin diye, genelde mercimeği ocağa koymadan çok çok yıkamanın pişirme süresini ciddi ölçüde kısalttığını daha yeni şarj-etmiş biri olarak. Öyle böyle değil, bilmedi bir türlü pişmeyi, 1 saat 45 dakikada ancak ancak helimelenmeye başlamıştı, kızım açlıktan bitap düştü yeminlen. Hem sevmiyorum ben market alışverişini hem de mahallemizin bakkalını kalkındırmak istiyorum dolayısıyla o ne getirirse ona razı oluyorum çoğu zaman. Bazen de fikrimi söylüyorum, değiştiriyor markayı sağ olsun, e bu da beni biraz daha bağlıyor bakkalımıza. Eve servis acayip hızlı, evden kime söylesem kesinlikle o hızla alınmıyor ;-)
Neyse; yaptık, içtik çorbayı. Mercimeğin pişme süresi uzayınca o arada bir de domatesli, biberli, soğanlı bulgur pilavı yaptım, birazı da bugüne kaldı iyi oldu.
...
Yine bu inatçı mercimeğin pişmesini beklediğim esnada, son zamanlarda oldukça popüler olan, içeriği ve faydaları sebebiyle "mide ve bağırsakların süpürgesi" tabiriyle sık sık anılan Sauerkraut yapmaya niyetlenip, pazar günü başlamıştım, dün onu da tamamladım. Fermente gıdaların bağırsaklara mucize etkisini, bağırsak florası ve fonksiyonlarının da tüm sağlımıza hiç tahmin edemeyeceğim kadar etki ettiğini uzunca bir süredir araştırıyor, deniyor, yaşıyorum. Dolayısıyla ve de kızlarım çok sevdiği için denedim, umarım sonuç da güzel olur. Bizim bildiğimiz lahana turşusundan farkı ilave su konmaması aslında, kendi suyu ile kuruluyor bu turşu. Tarifi hakkında internette bir sürü bir sürü çeşit bilgi olmakla beraber ben Almanya'da uzun yıllar lokanta işleten bir yakınımın verdiği tarif ve öneriyle yaptım. Merak eden olursa tarif şöyle;
* Bir orta boy lahanayı dörde bölüp, ortasındaki sert kısmı çıkarıyoruz.
** Lahanaları ince ince kıyıyoruz.
*** 1,5 yk öğütülmüş kaya tuzu ile vıccırığı çıkana kadar ovuyoruz ;-)
**** Lahanalar sularını salınca üzerine ağırca bir taş koyup, 24 saat bekletiyoruz ama bu bekleme süresinde gidip geldikçe taşı daha da bastırıyoruz, tüm suyunun çıkmasına katkıda bulunuyoruz yeniden. (Not: Lahana kokulu bir sebze olduğundan ve o koku bizim evde sevilmediğinden, ben bu aşamada kabı poşete koyarak buzdolabına kaldırdım, oradan çıkarıp çıkarıp bastırdım taşı)
***** 24 saat bekleyen lahanaları cam kavanozlara alıyoruz, dibe, aralara damak tadınıza göre azlığını çokluğunu ayarlayabileceğiniz kadar dilinmiş sarımsak ilavesiyle. Lahanaları sıkıştırarak koyuyoruz bu arada ve kalan boşluklara da kendi bıraktığı suyunu. Üstüne az biraz kimyon tohumu serpeliyoruz şöyle;
Bunun da üstüne asma yaprağı koyuyoruz ki hem lahanalar üste çıkıp olası barlanmalarla karşılaşmayalım hem de tein içeriği sayesinde turşumuzda kıtırlık olsun diye. Dikkat edeceğimiz şey; turşu suyunun asma yaprakları üzerine kadar çıkması. Eğer ovalama ve bir gün boyunca yeteri kadar taşla sıkıştırma yapmışsanız kendi çıkardığı su, turşu için fazla bile geliyor, ilave su kullanmıyorsunuz. (Bana bir küçük kavanoz kadar su fazla bile geldi yani) Bu aşama da şöyle;
Veeee 21 gün beklemeleri için kapaklanıp, evin en serin ve karanlık yerine (üzerine havlu da örtebilirsiniz) yolculanıyorlar.
Ben turşu yada ne yaparsam yapayım, kapaklara tarih atıyorum ;-)) Böylece bekleme sürelerini takibi kolaylaştırıyorum.
...
Yemekten sonra bir ağırlık çöktü, birer battaniye alıp kıvrıldık kızımla kanepeye. Ahmet Altan'la İlker Başbuğ konuşuyordu ara ara onu dinledim ben, neler düşündüm neler... Yine çok gerdi memleket halleri, yine bildik kuruntular, yine bildik bahaneler, yine bildik oyunlar... Takdir ediyorum Başbuğ paşayı. Keşke Cumhurbaşkanı olsa dedim hatta, bakarsın olur ;-)
23 gibi geçti miskinliğim bu arada ve gece 3'ü geçmişti ki o kadar saat dolanıp durdum evde, bir daha akşam şekerlemesi yapmayacağıma kesin kesin söz vererek kendime.
Sabah mı? Kazıdım kendimi bildiğin kazıdım.
Öğleden sonra diş hekimime gidicem, düşen dişimi yapıştırtmaya.
Hadi bay bay görüşene kadar...
Neyse; yaptık, içtik çorbayı. Mercimeğin pişme süresi uzayınca o arada bir de domatesli, biberli, soğanlı bulgur pilavı yaptım, birazı da bugüne kaldı iyi oldu.
...
Yine bu inatçı mercimeğin pişmesini beklediğim esnada, son zamanlarda oldukça popüler olan, içeriği ve faydaları sebebiyle "mide ve bağırsakların süpürgesi" tabiriyle sık sık anılan Sauerkraut yapmaya niyetlenip, pazar günü başlamıştım, dün onu da tamamladım. Fermente gıdaların bağırsaklara mucize etkisini, bağırsak florası ve fonksiyonlarının da tüm sağlımıza hiç tahmin edemeyeceğim kadar etki ettiğini uzunca bir süredir araştırıyor, deniyor, yaşıyorum. Dolayısıyla ve de kızlarım çok sevdiği için denedim, umarım sonuç da güzel olur. Bizim bildiğimiz lahana turşusundan farkı ilave su konmaması aslında, kendi suyu ile kuruluyor bu turşu. Tarifi hakkında internette bir sürü bir sürü çeşit bilgi olmakla beraber ben Almanya'da uzun yıllar lokanta işleten bir yakınımın verdiği tarif ve öneriyle yaptım. Merak eden olursa tarif şöyle;
* Bir orta boy lahanayı dörde bölüp, ortasındaki sert kısmı çıkarıyoruz.
** Lahanaları ince ince kıyıyoruz.
*** 1,5 yk öğütülmüş kaya tuzu ile vıccırığı çıkana kadar ovuyoruz ;-)
**** Lahanalar sularını salınca üzerine ağırca bir taş koyup, 24 saat bekletiyoruz ama bu bekleme süresinde gidip geldikçe taşı daha da bastırıyoruz, tüm suyunun çıkmasına katkıda bulunuyoruz yeniden. (Not: Lahana kokulu bir sebze olduğundan ve o koku bizim evde sevilmediğinden, ben bu aşamada kabı poşete koyarak buzdolabına kaldırdım, oradan çıkarıp çıkarıp bastırdım taşı)
***** 24 saat bekleyen lahanaları cam kavanozlara alıyoruz, dibe, aralara damak tadınıza göre azlığını çokluğunu ayarlayabileceğiniz kadar dilinmiş sarımsak ilavesiyle. Lahanaları sıkıştırarak koyuyoruz bu arada ve kalan boşluklara da kendi bıraktığı suyunu. Üstüne az biraz kimyon tohumu serpeliyoruz şöyle;
Bunun da üstüne asma yaprağı koyuyoruz ki hem lahanalar üste çıkıp olası barlanmalarla karşılaşmayalım hem de tein içeriği sayesinde turşumuzda kıtırlık olsun diye. Dikkat edeceğimiz şey; turşu suyunun asma yaprakları üzerine kadar çıkması. Eğer ovalama ve bir gün boyunca yeteri kadar taşla sıkıştırma yapmışsanız kendi çıkardığı su, turşu için fazla bile geliyor, ilave su kullanmıyorsunuz. (Bana bir küçük kavanoz kadar su fazla bile geldi yani) Bu aşama da şöyle;
Veeee 21 gün beklemeleri için kapaklanıp, evin en serin ve karanlık yerine (üzerine havlu da örtebilirsiniz) yolculanıyorlar.
Ben turşu yada ne yaparsam yapayım, kapaklara tarih atıyorum ;-)) Böylece bekleme sürelerini takibi kolaylaştırıyorum.
...
Yemekten sonra bir ağırlık çöktü, birer battaniye alıp kıvrıldık kızımla kanepeye. Ahmet Altan'la İlker Başbuğ konuşuyordu ara ara onu dinledim ben, neler düşündüm neler... Yine çok gerdi memleket halleri, yine bildik kuruntular, yine bildik bahaneler, yine bildik oyunlar... Takdir ediyorum Başbuğ paşayı. Keşke Cumhurbaşkanı olsa dedim hatta, bakarsın olur ;-)
23 gibi geçti miskinliğim bu arada ve gece 3'ü geçmişti ki o kadar saat dolanıp durdum evde, bir daha akşam şekerlemesi yapmayacağıma kesin kesin söz vererek kendime.
Sabah mı? Kazıdım kendimi bildiğin kazıdım.
Öğleden sonra diş hekimime gidicem, düşen dişimi yapıştırtmaya.
Hadi bay bay görüşene kadar...
Tarifi yazdım bir kenara bu aralar fermente gıdalar benim de ilgimi çekiyor. Lahana bulmak lazım lakin hiç görmedim sanki manavda, markette:)) Ben de erken saatte uyuklarsam, sabaha kadar dolanıp, balon gibi bir suratla dolaşıyorum:))
YanıtlaSil@bilge ve annesi; turşular, yoğurtlar vs hep bu yöntemle yapıyorum artık; sirke yok, limon tuzu yok hatta limon bile yok ama buna rağmen şahane bir ekşimsi tat meydana gelmiş oluyor, öneririm.
YanıtlaSilUyumuyacağım valla da uyumayacağım bi daha ;-) Halen aptal gibiyim...;-))
Sevgiler...
Bizde de şöyle bir tarif var: lahanayı doğrayıp tuzla ovuyoruz, içine havuç rendeliyoruz, kırmızı etli biber doğrayıp harmanlayıp kavanozluyoruz. 1-2 gün içinde hazır. Ovma turşu diyorlar burada.
YanıtlaSilSevgiler,
@Yüreğimin iklimi: Bak aslında aynı şeymiş sadece havuç ve biber ilavesi yok, bu tarif Almanlar'a mâlolmuş hatta antik Roma kaynaklarında bile rastlanmış. Sizin de elinize sağlık, afiyet şifa olsun.
YanıtlaSilIlk defa duydum bunu.
YanıtlaSilAyrica yorum linkine tuklayinca ayri bir sayfa acildi ve "whatsapp hesabiniz ele gecirildi. Lutfen numarayi dogrulayin" diye bir yazi cikti.
@Jardzy; neyi, turşuyu mu? Eğer öyleyse ben de yeni duydum da o sebeple denedim zaten ;-)
YanıtlaSilBen açınca olmadı ama bilemiyorum, zırt pırt çıkan gerekli gereksiz uyarılardan mı acaba?