9 Ekim 2017 Pazartesi

07.10.2017 / 10.Gün (gecikmeli tarife 1)

Eveeet, ço yoğun geçti hafta sonum.
Planladığım pek çok işimi bırakmak zorunda kaldığım gibi bloğa da yazamadım çünkü malûm mevsimin malûm alerjik reaksiyonlarıyla hemhâl olan kızlarımı toparlamam gerekti.
Olsun ben yine de, gecikmeli de olsa atlamayayım günlüğümü ;-)
Cuma akşamı "anne beni iyileştir, çok halsizim" diyerek geldi yurttan eve kızım. 2 saatlik yolculuk iyice yormuş cancağzımı. Yemekti, bitki çayıydı, meyveydi, ilaçtı, vitamindi derken ben de yorgun düştüm, sızmışım koltukta teee gecenin bir yarısı yatabildim yatağıma.
Cumartesi sabahı erkencikten (hafta sonu 10 benim için çok erken n'apim 5 mesai gününe nezemesin istiyorum hafta sonları da ;-)) kalktım, metabiotik ve bakteriyosin içeriği zengin bir krep yaptım, yanında da acı-biber reçeli, süzme peynir eşliğinde. Bu arada hemen söyleyeyim reçelin çok az acısı var, sanırım biberler sandığım kadar acı değildi yada eşlikçisi tatlı biber miktarı daha çoktu. Çocuklar yiyemez endişesiyle az acı olsun istemiştim ama sanki bi tık daha acı olsaydı adına daha çok yakışacaktı.


Film izledim çocuklar uyurken ara ara, "5 kat yukarı", "Oda hizmetçisinin günlüğü" ikisini de sevdim diyebilirim. Muhteşemdi diyemem ama eh kapatasım da gelmedi açmışken öyle yani.
Bir süredir arı popülasyonu artışından mütevellit hiç faydalanamadığımız bahçemizi ilaçladı babişkomuz zira kızlarım arıdan çok korkuyor. Meğer bizim çimlerimiz kurtçuk kaynıyormuş, arılar da beslenmeye geliyorlarmış iyi mi? Neyse bakacağız ilaçlamanın başarısına önümüzdeki günlerde.
Akşama fırın poşetinde patatesli tavuk budu ile sebzeli pilav yaptım, yoğurt, turşu vs eşliğinde.
Hiç kitap okumadım çünkü ben çocuklar hastayken odaklanamıyorum bir türlü, anlamıyorum okuduğumu. Bu yüzden birkaç motif daha işledim. Ha bu arada, ne olacağına niyetlenmediğim için midir nedir, şeytan kulağına kurşun hiç olmadığım kadar hızlıyım bu örgüde, olduğu kadar olsun, gittiği yerde dinlensin konulu başlamıştım biliyorsunuz ;-)) Kasmayınca bişeyler beni, rahatlığı daha da çok teşvik ediyor beni sanırım, evet öyle sanmıyorum...
Bu hafta sonu yürüyüşe çıkmak istiyordum aslında yine o da olmadı, zaten o kadar az oluyor ki bu, bir türlü motive olamıyorum, evde kalsam bir sürü iş yaparım gibi geliyor hep ve manâsızca bunu yapıyorum.
Haa bi de bu aralar ön komşularımız sürekli tartışıyor, birbirlerine bas bas bağırıyorlar, 5 dakika geçmeden bahçede görüyorum mesela birini sanki hiiiç bişey olmamış gibi öyle kibar, öyle sakin konuşuyor ki benimle sürekli kendimden şüpheleniyorum "gaiptan mi duydum ben o sesleri?" diye. Ya hu 5 dakika önce canhıraş kavga etmişsin hiç mi yansımaz yüzüne? Aman ne bileyim belki de öyle olmak gerekir ki ben asla olamam mesela.
Cumartesilik bu kadar...














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder