16 Ekim 2017 Pazartesi

16.10.2017 / 19. Gün / PROBIOTİK TURŞU TARİFİ

Baktım hafta sonu her yaptığımızı -geç yazabildiğim için, bugün- anlatmışım zaten, bu saate kadar da sadece iş mesai var ve daha anlatabilecek şeylerim oluşmadı; Derya kuzusu'm da tarif istemiş, "derhal efenim ;-) günümün konusu da faydalı bir içerik olabilir pekâla" deyiverdim. Bi de e tabi yaklaşık 1 aydır neredeyse her gün andım ya bu turşuları ;-) zevk almaya başladım kaçınılmaz son olarak ;-))
Ama önce hikâyesi ;-)
Yıllar önce (sanırım 22 yıl önce) Turgutreis'te Odak Tatil köyü kurucularından bir beyefendi (ismini unuttum, rahmetli dayımın bir arkadaşı idi) ile tanışmıştım ve yemekte -kendim yaptığım için böbürlenerek takdim ediyorum efenim- diyerek bize turşu ikram etmişti ve ben o yıldan bu yıla her yıl turşu yaparak asla o tadı yakalayamamıştım. Herkes, yaptığım turşulara -harika- dedi ama benim damağım tatmin olmamıştı hiç...

Bir gün onu hatırladım aniden çünkü sirke yada limon kesinlikle kullanmadığını, sadece tuz ile yaptığını söylemişti... İnanılır gibi gelmemişti çünkü biberler ve fasulyeler gayet ekşiydi hatta ben dünya kadar limon tuzu ve limon koyarak kesinlikle öyle bir ekşi yapamıyordum ... Dolayısıyla hakikaten de hiç mi hiç inandırıcı gelmemişti, denememiştim.

Sonra, 2.beynimizin bağırsaklarımız olduğu hakkında pek çok yazı okumaya başlar olmuştum yayınlarda ve bağırsaklarımızın da beynimize doğru komutlar iletmesinin orada yaşayan bakterilerle ilgili olduğunu öğrendim. Bağışıklık sistemimizin güçlülüğünden tutun da (ki pek çok hastalık bildiğiniz üzere bağışıklık sistemi zayıflığında kendini gösteriyor, örneğin kanser, örneğin grip, vs), ishal, kabız, cilt hastalıkları, depresyon, -evet evet doğru duydunuz depresyon- vesaire vesaire...

Sonra da, kızımdaki bir kas yırtılması için aylar önce doktora gittiğimiz bize probiotik şase de yazmıştı ilaç olarak. Aldık tabi. (Devlet karşılamıyor bunları, içinde 20 şase vardı, fiyatı da 50 TL'ye yakındı) Ondan sonra bende bir gaz sancısı başlamıştı, doktora gittim, o da başka bir marka probiotik şase yazdı, onu da aldık tabi. Abim doktordur benim, KBB uzmanı/baş ve boyun cerrahı, onunla da konuştum, çok güzel şeyler duydum probiotikler için ama o "doğal yolla alın bunları" demişti, kendisi bin şükür ki ilaç endüstrisine yenilmemiş nadir doktorlardan, Antalya'da yaşayanlar varsa tanışsın isterim valla ;-) (Reklam gibi oldu ama değil, özel muayenehanesi yok zati ;-)) Dolayısıyla artık ilaç olarak doktorların da yazdığı bu probiotiklere doğal olarak nasıl ulaşabilirim araştırması yapmaya başladım ciddi ciddi. Hem bilimsel hem de mantıksal olarak desteklenemeyen şeyleri sadece kulak dolgunluğuyla hayatımıza sokmuyorum mümkün mertebe. Ama bu konu hakikaten önemli, bence önümüzdeki yıllarda çok daha fazla duyacağız adını.

İşte bu yoğurtlarımın, turşularımın, tatlılarımın, ekşi ekmeklerimin, kreplerimin vs hayatımıza girişi ve çok sevilmesi, güvenilmesi böyle başladı.

Şimdi sadede geleyim artık di mi? ;-))

Probiotik turşunun tarifi;

Aslında "fermente olmuş gıdaların hepsi probiotiktir de diyebiliriz. Bunun kombiotiği var, prebiotiği var, onları da duymuşsunuzdur. Çeşit çeşit yararlı bakterileri çok basitçe mutfağımıza ve hayatımıza sokmuş olacağız bu ürünleri yaparak yani.

Temel tarif şu; 1 lt. iyi kalitede su (kesinlikle ve kesinlikle musluk suyu olmayacak, benim tercihim Erikli)

1 litre iyi suda, 2-2,5 yemek kaşığı kaya tuzunu eritiyorsun bu kadar; bu su, turşu kuracağımız su olmuş oluyor.

Her ne sebze olursa olsun çok iyi yıkamak da diğer bir püf noktası malûm kimyasal ilaç kullanılıp kullanılmadığından emin olamıyoruz çoğu zaman.

Damak tadımıza göre miktarını ayarlayacağımız kadar sarımsak diliyoruz. (Dilmeyip bütün de kullanabilirsiniz ama lezzeti ve içeriği iyice geçsin suya istediğim için ben diliyorum)

Bitti.

Cam kavanozlara sebzeleri, aralarına dilinmiş sarımsak ilave ederek yerleştiriyoruz (Sadece fasulye ve havuç için durum biraz değişiyor, kaynar suya atıp 3-4 dakika haşlayıp, buzlu suya alıyoruz onları) Boşluklara, hazırladığımız turşu suyunu ilave ediyoruz, üstten 3-4 parmak eksik bırakmanızı tavsiye ediyorum, en üste hem sebzeler zamanla suyun yüzeyine çıkmasınlar hem de içeriğindeki "tein" maddesi sebzelere kıtırlık versin diye dalından kopardığınız asma yapraklarını yıkayıp sıkıştırıyoruz. (Bulamam ben şimdi asma yaprağı filan diyorsanız endişelenmeyin, 2 sallama poşet yeşil çay da kullanabilirsiniz, onda da tein var)

Kapaklarını kapatıp, ilk bir iki gün taşma var mı diye kontrol edin, ters çevirin arar ara kavanozları, baktınız asayiş berkemal, sıkılaştırın elledikçe kapakları ve 3 hafta evin mümkün mertebe en serin ve karanlık yerinde bekletin. Kavanozlar bu aşamada kapaklardan hava almıyor olmalı aksi halde küflenir ve turşuları dökmek gerekir. Gözünüz üzerinde olsun yani, zevk de veriyor bu fasıl aslında ;-)

3 hafta sonra açtığımız kavanozları artık buzdolabında saklıyoruz. (Bu sebeple ben dolaba büyük kavanoz sığdıramadığımdan ve de havalar henüz sıcak olduğundan dışarıda bekletemediğim için, litrelik cam kavanozlar kullanmaya başladım, ilk yaptığımda büyük kavanoza yapmışım, olunca onu da litrelik kavanozlara tekrar yerleştirmek zorunda kaldım)

Aslında tamamen fermente olduğu için yeteri kadar probiotik içeriğe sahip oluyor ama "çok daha fazlasını almak isterim" derseniz, marketlerde satılan probiotik turşu yada yoğurt mayası da ilave edebilirsiniz turşu suyunuza. (Ben birkaç tane de öyle yaptım, grip vs olursak onları açacağım, kullanmayı tercih ettiğim probiotik/ kombiotik maya ise "bizim" marka) Hemen bir not: probiotik bakteri fazlası dışkı ile vücuttan kolayca atılıyor dolayısıyla çok mu fazla bakteri oldu, çok mu fazla miktarda tükettim diye pek de endişe etmenize gerek yok.

Ekşiliği mu az zam, tadı harika oluyor gerçekten ama bunu denemeden anlamak mümkün olmuyor maalesef.

Bu arada hemen belirtmem lazım, çoğunuz biliyorsunuzdur gerçi ama şöyle de bir iç ses duymuyor değilim; "sirkeli, limon tuzlu, limonlu turşularımızın suyu mu çıktı da, şimdi de bu moda oldu?" Hayır tabi ki, onlar da tercih edilenlerden olabilir ancak o zaman o turşu da probiotik olmaz, antimikrobiyal olur. Çünkü sirke asetik asit ile farklı bir fermentasyon geliştirir, asetik asit bakterileri artar; bu sefer de turşunun antimikrobiyal etkinliği artmış olur, probiotik bakteriler oluşmaz.

Son zamanlarda yaptığım turşulardan topluda bi resim ekleyeyim zevkle şuraya; (ki bu arada ağzım sulanıyor çok fena ;-))








Denerseniz haber verin olur mu? Sevineyim ;-))
Bende bundan sonra sırada kvas var kırmızı pancarlı ve de sirke...





8 yorum:

MAVİANNE dedi ki...

Turşuya bayılırım
harika görünüyor
ellerine sağlık

Ecehan dedi ki...

@MAVİANNE; KALP KALP, KALP... ;)

parıldayan çiçek dedi ki...

Elinize sağlık çarşamba günü denemek istiyorum. Sevgiler.

Derya dedi ki...

Süpersin teşekkür ederim, bak birsürü şey öğrendim, bu arada hepsi iştah açıcı ve nefis görünüyor, ellerine , anlatımına sağlık..

Arzu sarıyer dedi ki...

Ece'm ellerine sağlık harika olmuştur eminim.Üç beş yazdır sadece salatalıktan yapıyordum çok ayrıntılı tariflerle bu yıl her ikisinden de yaptım.Ne güzel tesadüf cumartesi ben de senin tarfe benzer tarifle turşularımı kurdum.Suya ileve ev yapımı yoğurt suyu ilavesi ile.
Afiyet olsun ,selam ve sevgiler💜.

Ecehan dedi ki...

@Arzu Öğretmenimmmm; ne güzel sizi burada görmek, sizin de ellerinize sağlık, afiyetler olsun inşallah...Sevgilerle öpüyorum öğretmenim..

Ecehan dedi ki...

@Deryacım, kocaman öpüyorum, sen de sağol, öptüm kocaman...

Ecehan dedi ki...

@parıldayan çiçek; size kolay gelsin ve şimdiden afiyet olsun, bizimle de paylaşırsınız diye umut ediyorum, selamlar...