16 Ekim 2017 Pazartesi

14.10.2017 / 17.Gün

Cuma akşamları kavuşma günümüz malûm, yine güzel ve telâşesi bol bir gündü.
Anacım ben bu bizim Mualla için cuma günü tüm mesai saatinde ölüp ölüp dirilirken meğer neler olmuş da haberim yokmuş a. Babişko benden önce ayrılıyor evden, sabah giderken Mualla kapının önünde bekliyormuş, kapıyı açınca da öööle hiçbişeycikler olmamış gibi kuyruğunu sallaya sallaya içeri girmiş. Babişko da biz endişelenmeyelim görmezsek diye kapının arkasına not yazmış, patilerini, tüylerini silmiş gitmiş. Ben hiç görmedim valla ne not mot ne de kendisini. Cuma akşamı kapıyı bi açtım her zamanki karşılama yerinde "muaaa, muaaa, muaaa" diyor, ŞOK OLDUM. Bi ara hatta ben hayâl mi gördüm filan diye düşündüm. Şaşkın şaşkın kapıyı kapatırken de sabahki notu gördüm; "heyooo, Mualla döndü, telaş etmeyi bırakın ;-) " yazan. Poposuna iki üç dört pışpış yaptım tabi, biraz da söylendim kendisine. Kafayı boynuma gömdü ben hemen cacık tabi;-) Neyse işte, gün boyu yazdığım onlarca kötü senaryonun ardından sonuç mutlu etti, sevdik birbirimiz... Sabaha kadar n'aptıysa artık bütün akşamı ve cumartesi gününü miskinlikle geçirdi kendileri...



Mantımızı pişirdik, afiyetle yedik.

Acil sohbetlerimizi yaptık, valizden kirlileri ayırdık, renklileri yıkadık, astık.
Küçük kızımcığım alış-veriş listesi hazırlamış yurt için, üzerine biz de eklemeler yaptık.
Büyük kızımcığım ders programına bol mola ekledi akşam, çok özlemişler bu hafta birbirlerini, bıdır bıdır bıdır hiç bitmedi konuşmaları, ben de çok mutlu oldum tabi. Onların birbirleriyle sürekli paylaşımda bulunmaları benim için çok önemli ve saygıdeğer. Bilenler biliyor, aralarında 21 ay var sadece ve az yaş farkını çok pozitif yaşayanlardan olduk çok şükür. Bazen az yaş farkının çok negatife döndüğü durumlara da tanık oluyorum çünkü.
Hafif bir boğaz ağrısı hissettim tüm akşam ve gece, hemen Cold Away aldım, şifa umarak.
Lipton büyülü bohça çay paketleri buldum dolapta, eskiden çok içerdim ve aniden unutmuşum sanki onları. Eski bir dosta rastlamış muamelesi yaptım kendisine, o da hoşlandı bence.
Neyse işte yattık uyuduk.
Cumartesi sabah erkencikten 09:30'da kalktım. 4 peynirli yufka böreği böreği yaptım. Yufka böreği yapmak benim kâbuslarımdan biri son 1,5 yıldır, çünkü Bosch marka (hususi yazıyorum marka adını, almayın sakın sakın) lanet yeni fırınım, tepsiyı tabanına yapıştırsam bile bir türlü altını pişirmiyor. Poğaçayı pişiriyor, kurabiye, kek vs tamam ama asla yufkayı pişiremiyor. (Leylak Dalı Nurşen Öğretmenim ile aynı hazün durumu yaşadım yani ben de ;-) Bizim eve girmeyen servis kişisi kalmadı, bu kişilerle beraber pişirimler yaptık, olmadı ne videolar çektim çektim gönderdim teee genel merkezlerine kadan, sonuç: "fırınınız gayet normal" Normal olmadığını görüyorlar ama o biçim testlerine göre hep normal çıkıyor, neyse uzatyalım, el mahkûm duruma razı olduksa da tanıdığım tanımadığım herkese söylüyorum "almayın sakın" diye. Bu yönden vurucam onları ;-) bakarsın satış yapamazda "aaaa ayıp ettik biz bu kadınceğize, vah tüh filan derler, belli mi olur? ) Neyse işte üstü pişen börek dilimleri yenecek miktarda tavaya alındı, altları kızartıldı, bu arada seksen milyon küfür ettim yine boş boş ürün üreten Bosch'a, kurucusu rahmetliye de şikayet ettim, her fasılda olduğu üzere. Kızlar gülüştü durdu, büyük kızımcığım "anneeee, hani bu eve yufka sokmayacaktık, ne gereği vardı da aldın, bak durduk yere sinirlerini bozuyorsun, pöfff!" filan diye söylendiyse de ben "yok yavruşkolarım, topraklanmış gibi oluyor vücudum, tüm sinirimi atıyorum tam tersi, rahat olun siz!" diyerek karşı atağa geçtim.  O değil de, emaye mi pişirmiyor diye, borcamdan tut, her türlü malzemeden tepsi aldım ayol, belki pişer diye, ııı ııııh nafile ;-( ev tepsiden geçilmiyor, dolap tepeme devrilecek kadar yüklü bu aptal şey yüzünden.


(Bakmayın siz onun kibar kibar göründüğüne, altını da çekmiştim ama resmi silmişim ya)
Kahvaltı sonrası küçük kızımcığım bana yardım etti, minnak elleriyle turşu kavanozlarını doldurdu sağolsun, o da aradan çıkmış oldu, rahatladım.



Film izledim netten, biraz da belgesel. Disleksi'ye merak saldım bu aralar ama konusu bu olan pek az film var.
Ben film izlerken motif ördüm, babişko uyukladı, kızlar ders çalıştı. Sonra onlar alış-verişe, kuaföre gittiler, ben evde kalıp -her zamanki gibi ;-)- akşam yemeği hazırlığına giriştim, hazırladım Allah ne verdiyse, yedik o iş de bitti.
Ben yine birkaç motif ördüm, lipton kayısılı form plus çayı içtim, pek güzel kokuyor, rastlarsanız alın, tavsiye ederim.
Gün böylece bitti genel olarak.



2 yorum:

  1. Mualla'nın sağsalim dönmesine çok sevindim aman yalnız ne olur bir daha tek başına sokağa gitmesine izin vermeyin. Çekirge bir sıçrarsın malum...sokaklar tehlike dolu, ev kedisi olduğu için biri kandırır, kucağına alır seviyor beni sanır mazallah kötü birine denk gelir alır kaçırır bir daha bulamazsınız:((((

    Benim ilk kedim Prenses'le düz giriş evde oturuyorduk her gün bahçeye çıkardı (kendi bahçemiz değil tabii apt. bahçesi) her gün çocuk gezdirir gibi onun peşinden ben de çıkardım sürekli kıçını kollardım yani:))))birlikte yine içeri girerdik tam 5 yıl böyle uyguladım o sayede yoksa kaybolurdu. Kediler meraklıdır mesela boş bir dairenin kırık camından içeri girmişti iyi ki ben de yanındaydım gördüm, gittik eve girdik aldık bunu pislik içindeydi bir de girdiği ev...:((((yıkamıştım o yüzden bit, pire getirir korkusuyla..:)))


    Gözün aydın:) Mantı, turşu, börek harika eline sağlık:)
    Sevgiler:)

    YanıtlaSil
  2. @bücürükveben; Mualla bütün gün cam güzeli gibi pencere önünde oturur, uyumuyorsa. Saliseler içinde de kaçabilme yetisine sahip. Zaten yazları biz bahçedeysek onu da çıkarıyoruz biraz koşsun oynasın, ev hapsinde de olmasın diye ama bazen de bizim seçimiz harici kaçıveriyor. Zaten daha 3,5 aylıkken kaçmıştı ve veterinerimiz de biz bunu kısırlaştıralım madem demişti, bi açmış ki 3 tane ceviz ;-( (Bilseydik gebe olduğunu kısırlaştırmazdım ama bilemedim daha çok küçük diye o zaman) Mimli yani bu konuda. Ben de suçlanıyorum içten içten, istemeden gebeliğine son verdirmiş oldum diye, bu sebeple de biraz nazlı bir kız.
    Teşekkür ederim güzel sözlerin için... Kocaman öpüyorum seni ;-))

    YanıtlaSil