27 Mart 2017 Pazartesi

Bağdır, bahçedir, bir umut, bir mutluluktur vs



Bol çapa yapmacalı, çiçek ekmeceli, bahçe bakımcılı bir pazar yaşadım ve sabah yataktan kalkamadım, her yerlerim dayak yemiş gibi ağrımacalı...

Papatyacığımı saksıya diktim çünkü her daim gözümün üstünde ve sofranın ortasında olmasını tercih edeceğim günler gelecek sanki...




Aslanağzılar geçen sene fellik fellik gezerek arayıp bulduğum, içi kendiliğinden boşalmış kütüklerden elde ettiğim kütük saksıların birine yerleştiler...




Çingene düğünü yada kedi tırnağı da denilen yine çok sevdiğim rengârenk çiçeklerimin geçen yıldan topladığım mini minnacık tohumları da 2.kütüğe ekildiler, günde 3-5 kere bakıp bi gelişme var mı diye heyecanlandığım günler gelsin bakalım, umarım kısa zamanda çimlenir ve başarılı bir saksı olur...




Başarabilirsek yine, böyle olacaklar yani;


Geçen yıl dağdan bir parça koparmak isterken köküyle elime gelen minik bir paraça Karabaş Otu'nı da ekivermiştim, şimdilerde pek coştular, onun artık şifalı otlar bölümünde önemli bir yeri var...Pekçok faydaları var ama özellikle balgam sökücü olarak çok fayda gördüğümü belirtmeliyim...


Sonra.... Aylardır heveslendiğim, yıllardır çiçeklendiğinde bakmalara doyamadığım harbi güzel bir can eriği fidesine ulaşmaya çalışmışlığım vardı, cumartesi Turgutreis pazarında rastlaştık, umarım doğru düzgün ekebilmişizdir ve umarım artık bizimle olur...


1 ay kadar önce budadığım güllerim en en en taze yaprak ve dallarla umutlandırıyor beni her baktığımda... Her gülü ailemdeki sevdiğim kadınlara hürmeten diktim, hepsinin yeri de, rengi de, kokusu da başka başka, tomurcuklanmayı beklemekteyiz...






Minik limon ağacım da yeni minik yapraklarıyla huzur veriyor, miss kokulu bir ağaç bu, yediveren...




Erguvanım da göz kırptı ;-)


Biraz büyükçe olsun da yıllarca beklemeyeyim diye Bodrum mandalinası ağaç kökü dikmiştim, kurudu gibi oldu, bütün gövde çatladı ancak hem üstten hem de en alttan birer umut verdi, bilemiyorum bu bozuk gövdeyle yaşayacak mı, yoksa üzülecek miyiz?


Şu altta gördüğünüz o 3 minik sayılabilen asma ile kışlık yaprağımı bile tamamlıyorum desem inanır mısınız? ;-)) Özellikle geniş ve güzel yaprak veren ve diğerlerine göre daha ekşi olan kara üzüm cinsinin 3 değişik çeşidi bu asmalar, üzmüyorlar beni ve güneşe aşıklar ;-))



Arka bahçeciğimiz ise yeni sebze fidelerimiz için hazırlanıyor. Havalandırma, toprağı beslemek için doğal gübreleme ve doğal kompostlar kullanıyoruz, Fidelenmesi için geçen yılın en beğendiğim sebzelerinden çekirdekler almıştım, onları ektim minik kaplara ve fidelenince bahçeye geçireceğim inş. Domates, biber, kabak, bamya, salatalık ekiyorum bu sene. Zaten maydanoz ve yeşil soğan hep var, bu sene onlara kuzu kulağı da ekleyeceğim.



Amma da uzun oldu di mi? ;-))

23 Mart 2017 Perşembe

ooo papatyaaaaa

Bu bahar ne güzel bişey akideşim valla sürekli bir telaş ve renkler içinde hep hayallerim...
Ekinoks hayallerimden bir önceki gönderide paylaştığım kolyeleri denemeye başladım, bakalım n'olcek? ;-))


Öğle mesai arasında Bitez pazarına gittim bi koşu, bahçedeki bildiğin kütük saksılarıma ekmek için kızlarımın çok sevdiği aslanağzı ve kendim içinde her daim bayıldığım papatya aldım, iş çıkışı inş. toprakla buluşup her gün göz kırpacaklar bize ;-))



20 Mart 2017 Pazartesi

Ekinoks hayalleri

Bahar ekinoksu şerefine mi desem ne desem bilemiyorum içim yine rengârenk, cıvıl cıvıl...
Bu yaz hayatımda ilk defa rengârenk giysiler ve bandanalar olsun istiyorum hayatımda...
Siyahtan, griden, kahverengiden belli ölçülerde vazgeçmeyi diliyorum, hem kendime hem de benimle olanlara her daim bahar bahar görünmek niyetindeyim, istiyorum, evrene bu mesajları yolluyorum, beni duyacağına inanıyorum...
Becerebilirsem bunu, elişlerimi de tamamen renklerle yapmayı diliyorum bir de...
Bahar ekinoksu hepinize hoş gelsin, mutluluk versin inşaallah...
Maymun iştahım nasıl yol verir bilmiyorum amaaa...bunlardan da yapasım var ;-)













17 Şubat 2017 Cuma

Delimen işler merakı

Niye bilmiyorum, epeyce bir zamandır ama özellikle son 1 yıla yakındır, deli deli diyebileceğim kadar renkli renkli her şeye takıntım olmuş durumda...
Ben ki, iş kıyafetlerim özellikle bilinen resmi renklerin dışına nadiren çıkan biriydim. Daha gençken yapmadığım her şeye şimdilerde (44) özenmeye başladım... Muhtemelen "tren kaçıyor Ecehannn" serzenişlerimdir ;-))
Bakalım nereye, nasıl varacak bu merak? Evdeki portmanto gibi kullandığımız dolabı tamamen boşaltıp rengârenk iplerim, boncuklarım, keçelerim,boyalarım vs vs hobi malzemelerimle doldurdum ancak yine de kifayetsiz gelmekte ;-)
Şimdilerde kızlarım dream catcher istedi benden, bu hafta sonu eğer başka bir cazibeye kapılmaz isem yapabilirim gibime geliyor, alttaki modelleri denemeyi düşünüyorum, taaabbii kii yine kendime göre değiştirerek....

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

gibi...
Bu arada binbir özenle birkaç aydır hakikaten epeyce zaman ayırarak, ilerde de bana kılavuz olsun diye bir face sayfam var, pek herkese çaktırmasam da;-))
Hobbyhome adını verdim benim için bu kıymetli sayfaya ;-) uğramak isterseniz beklerim efenim...

Oldum olası cuma günlerini severim, akşamını da iple değil halatla çekerim, bugün yine öyle bir mutluyum, hem akşama küçük kızım da teşrif edecekler ;-) Çoook özlüyorum ikisini de...

Hepinize mutlu hafta sonları diliyorum...

14 Şubat 2017 Salı

13 Şubat 2017 Pazartesi

Keçe Meçe

Bu hafta sonu epeyce bir zamanı keçe süsler yaparak geçirdim. Ruhuma iyi geliyor...









Taş minik boncuklar aldım, çok beğenerek... Müthiş bir eğlence, kafama göre takılıyorum, kesiyorum, biçiyorum, dikiyorum, yapıştırıyorum, boyuyorum vesaire...
Öyle çok yaptım ve hediye ettim ki anlatamam ama bundan sonrasını hayırlı ( ;-) işlerde kullanmak istiyorum, var aklımda birkaç bişey, bakalım hayırlısı...

7 Şubat 2017 Salı

Takılara taktım ;-)

Hep derim ben sadece tek şey yaparak tatmin olamayanlardanım, belki de maymun iştahlıyım...
Kafamda sürekli olarak bir şeyler yapmak dürtüsü var ama bilinenlerin dışında bambaşka şeyler, onu bunu birbiriyle karıştırmak falan...
Geçen haftalarda elime geçen yuvarlak delikli pullar gözüme batıp duruyordu, hani şu bildiğimiz hırdavatçılarda bulunan ve tesisat malzemesi olarak kullanılan delikli pullar ;-)
Seviyorum uydurmayı n'apim, otantizmi, sıradışı üretimi, kupon tabir edilen bir dahası pekte mümkün olmayan el işlerini, o an'ın eseriymiş ve hiç bir an zaten birbirinin aynı olmamalı dürtüsü gibi geliyor bana ve bu hissi seviyorum galiba.
Kimi yerlerini yarı değerli taşlarla, kimi yerlerini benim özel olarak aldığım (asla plastik vs olmayan) boncuklar ile süsledim. Kışlık versiyonu boynuma takınca kaşındırmayan ama sıcak tutan iplerle ördüm, yazlık versiyonlarını yapmak üzere de pamuklu ipler aldım, kısmetse deneyeceğim önümüzdeki günlerde...
Sık iğneli minik toplar ve çanaklar ile boncuk çiçekler de canım sıkıldıkça yaptıklarımdan...



Birbirini tekrarlamayan ve her gün yeni bir şeyleri sevebileceğimiz şeylerle karşılaşalım hep birlikte diye dua ediyorum...
Öyle bıktı ki bünye kötülük ve uğursuzluktan, TV seyretmek zûl, kitap okumalarım bile seyrekleşti, sayfalarca okuyorum ama bir an bi dönüp bakıyorum hiç bir şey anlamamışım... Biraz dış dünyadan kopmam gerekiyor olabilir, duyarsızlaş diyorlar ama ben o nasıl yapılır bilmiyorum ki...
Neyse, yine de -dozunda- sevgi pıtırcığı olmaya çabalamak ferahlatıyor...

6 Şubat 2017 Pazartesi

Kısa kısa

Kısa bir İzmir turu, biten sömestri, biraz örgü vesaire ile yıllık izin bitti...
Uykusuzluk sorunumda bir gelişme yok ve yıpratmaya devam ediyor...
Ama yine de ümitlenmek güzel şey, umuyorum ki sabaha dinç uyanacağım günler yaklaşmıştır. Hani bahar gelse, bahçemle uğraşsam, fiziken de yorulsam belki uyuyabilirim yeniden, bekliyorum.
İzmir'de ziyaret ettiğimiz Uşşakizade Konağı'nda (Göztepe) konağın odasında gördüğüm şu zarif işlemeye bayıldım... Dikkatim niye hep bu tür şeylerde bu aralar bilemiyorum, sanki ben ben değilim ;-))

Kayınvalidemin çeyizinden bardak altlığı,


İncecik iplikle işlenmişler, sanırım eskiden 70 numara derlerdi şimdi de öyle mi bilmiyorum, öyle güzellerdi ki, iğneyle kuyu kazmışlar gibi sanki, ellerine sağlık yıllar öncesi kimlerin elinden çıktı ise, rahmetler olsun...

Benim bembeyaz, kar gibi etol şalım da ilerledi neredeyse sona geldim blogcum. Dün gece kenarlarını öylece bırakmak gelmedi içimden bakalım neler çıkacak spontane bir model uyduruyorum yine ;-))


Hep aynı kitabı okuyamadığım gibi hep aynı işe de devam edemiyorum, mutlaka 2-3-4 şey birarada
olmalı zorunluluğum varmış gibi, bu arada bir arkadaşımın "bana yapar mısın?" diye gönderdiği modelden ördüm birkaç renk, kitap ayracı yada toka, çanta vs süsü olarak kullanacağını tahmin ediyorum, Zeynep ve Elif de çok beğenince birkaç tane daha ördüm ;-))







Sevgiyle kal blogcum...

25 Ocak 2017 Çarşamba

Uykusuz her gecce ;-))

Biyo ayarlarım değişti epeydir.
Günlük mesaiden sonra eve gidip yemek, derle topla vs'den sonra 20:00-21:00 gibi müthiş bir uyku bastırıyor, uyursam 23:00 gibi uyanıyorum ve ondan sonra en az 05:00'e kadar cin cücüğü gibiyim. Uyumayayım da gece uyuyayım diyorum bu sefer tam yatmam gereken saatlerde ben yine cin cücüğü gibi oluyorum.
Hal böyle olunca saat 05:00'ten sonra basan o derin uykuya 07:30'da veda etmek o kadar mı zor olur Ya Huuu! Kazıyorum kendimi yataktan resmen ve böylece iyi başlamıyor gün zaten ;-(
Ve günler böyle bağlanınca birbirine hergün biraz daha yorgun hissediyorum kendimi...
Akşamları boş durursam uyuyakalırım da gece uyuyamam endişesiyle bi dünya hobiye boğdum kendimi nafile oldu...
Yarasa mıyım neyim diye düşünüyorum, gece yatmak bilmez, sabah kalkmak bilmez misali yani, umarım düzelir bu işler...
Bir arkadaşım "sürekli kolların yorulsa da fiziken yorulmadığın için uyku düzenin bozuldu" dedi, 4 gündür yürüyüş yapıyorum, hava yağmurluysa bile evde sürekli adım atıyorum, yatağa yattığımda dizlerimin ve bacaklarımın ağrısını duyuyorum ve yine uyuyamıyorum, falan filan...
Yıllardır uykucuğuma nazar değdirdiler, yastığı gördüğüm anda uyuma becerime, ahh ahhh...
Bu uykusuz gecemde biraz bunları süsledim sinir katsayımın tavanında ;-)



Günlük işlerimi tamamladım, iletileri cevapladım, birkaç rapor inceledim, ofiste bir de çay aldım kendime ve eve gidip yatsam mı hemen yatmasam mı diye düşünmelerdeyim...

24 Ocak 2017 Salı

CAAANIM BLOĞUM ;-))

Bu tekrar dönüş heyecan yarattı bende ;-)
Uzun zamandır içimi dökememişim bir yerlere gibi sanki; sanki, burası özel başka bir köşe gibi...
İstikrarla devam etmek istiyorum bu sefer...
Bu kadar uzun aradan sonra hayatımda belirgin değişiklikleri not edeyim barim diyorum ;-)
Son 5 yılım olağanüstü yoğun geçti, 3 ay kadar önce bölüm değiştirdim, şimdi çok daha huzurlu ve mutluyum, çok şükür...
Yavruların ikisi de Muğla'da yatılı okuyorlar, Elif 12.sınıfta bu sene, sınava hazırlanıyor bir gayret, Zeynep 10.sınıfta. Yurt hayatı yavrularımı daha bi olgunlaştırdı, büyüttü sanki ama bu iyi bişey mi pek de bilemiyorum bazen... Benim gözümde daha minnacıkken kendi kendilerine yaşamayı ve birçok ihtiyaçlarını kendileri karşılamak zorunda kaldılar, yoruluyorlar, kıyamıyorum... Haklarında hayırlısı olsun inşaallah...
Ben işsel anlamda biraz rahatladım ama halâ kendime gelebildim mi, cıkk ;-( Bi garip hallerim var, evden dışarı pek çıkasım gelmiyor artık, hep bir ev kuşuydum ama şimdi daha da fazla sanki...
Evde oturunca da hiç ev işi felan yapasım gelmiyor mümkünse, ev temizlemek, ütü, mütü hiç bana göre olmadıydı zati ;-)) Sadece koltuğumda oturayım bi kitap okuyayım, örgü yapayım ohhh misss...
Çocuklar genellikle cuma akşamı gelip pazar öğlen dönüyorlar, yemek, pasta, vs koşuşturuyorum o 3 gün o kadar, geri kalan günlerin 1-2 günü o yemeklerin kalanlarını tüketiyoruz, diğer 2-3 gün de çorba vs işte...
Ben çok ona buna atlayan zıplayan bir kişilikte olmamama rağmen şu hobi konusunda bu kadar maymun iştahlı oluşuma şaşırıyorum. Herşeyi aynı anda yapasım var, arkamda atlı gelir gibi, güya hobi diye başladığım şeyler sıkıntı verebiliyor bile bazen ;-) Bir büyükçe dolabı kendime hobi dolabı yaptım, sığmıyorum da sığmıyorum halâ, annem çok üzülüyor sürekli çalışıyor, dinlenmiyor oluşuma ;-)) Oysa ben de kızlarımın bu gibi şeylere hiç ilgi duymamalarını anlayamıyorum şimdilik, evet öğrenciler, evet zor bir okulda okuyorlar ama ne bileyim insanın accık da canı istemez mi, ayole? Oysa 8-10 yaşlarına kadar beni bezdirdilerdi, elime ne alsam onlar da yapmak isterdi, Elifim domates değil illa da soğan doğramak isterdi o yıllarda...
Falan falan..
İlk defa yazınca uzattım, durucam ;-)
Amaaaa son yaptığım cicilerimi paylaşıcam yine, facebook'ta olmayan arkadaşlarım için mesela ;-)
Bir battaniye yapamayacak olsam da (yemiyo o kadarı), ne bileyim belki bi şal vs olabilitesi olabilir, bu popcornlu modele epeydir aşıktım ;-) Yapmasam olur mu, Allah muhafaza ;-))