31 Ağustos 2018 Cuma

Şahane mutluluklar bunlar

Güzelin de ötesinde güzel haberlerim var blogcum...
Büyük kızımcığım, o çocukkenden beri hayalini kurduğu beyaz önlüğü giyecek, üstelik en sevdiği arkadaşı ile birlikte, en sevdiği şehirlerin birinde, en beğendiği fakültelerin birinde ;))
Denizli yolcusuyuz, tıp okuyacağız ;))
Dün gece sınavlar açıklandığında onun gözlerindeki ışıltıyı satın almaya kalksam dünyanın hiçbir servetini yetiremezdim, öylesine harika bir duyguydu hepimiz için.
Bizlere yaşattığı mutluluklar için tüm öğrenim hayatı boyunca hep takdir etmiştim zaten ama bu sefer yolun sonunda -hedefine ulaşmış olmanın ona verdiği muazzam sevinç dolayısıyla- taçlanmış oldu, bir daha bir daha takdir ettim.Çok duygulandım, birazda ağladım hatta mutluluktan, Allah bundan sonra da yolunu şaşırtmasın, tahtını da bahtını da (tüm çocuklarımızın) sağlık ve huzurla en güzelinden versin Yaradan.
İnsanlığa, vicdanına, aslına, asaletine yakışır ümitleri ve çabaları olsun inşallah. Darısı da küçük kızımcığıma olsun inşallah der kaçarım zira çoook işim var çookkk... ;))

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Tatil dönüşü kâbusu

Yaşarken güzel ama yazarken içimi sızlatan ;)) -bol yemeli, içmeli- güzel bir bayram geçirdik ailemle. Gezdik, tozduk, bol bol yedik içtik, sıra onları eritme vakti diye dün rejim yapmaya başladım. Henüz 24 saat oldu ama istikrarla devam etmeyi ne çok istiyorum bilemezsin...
Sınav sonuçları ayın 31'inde açıklanacak, günleri azalttık ama aklımıza geldikçe bir merak kemirip duruyor hepimizi de. Umarım kızımcığımı en en en mutlu edecek bir yer nasip olur dileklerimi yine tekrarlıyorum.
İki haftalık tatilden sonra bu sabah mesaiye başlamak çok koydu. Sanırım ruhum gerçekten emekliye ayrılmış durumda. Yani aslında emeklilikten kastım boş boş oturmayı tercih ediyor yada özlüyor olmak değil de, bu yaptığım iş artık bitsin ve ben hayatımda yine yeniden yeni bir sayfa açayım özlemi daha çok. Öööyle daldan dala atlayıp heyecan arayan bünyeme karşı gelemiyorum bu konuda. Heyecan duymadan, herhangi bir şeyi özlemle bekliyor olmadan, hayaller kurmadan mutlu olamıyorum, hep böyleydi. Neyse işte bugün mesaiye başlamak zor oldu diyordum ya, bu sıkıntı birkaç gündür vardı ama dün akşam baktım ki epeyce sıkmış beni, rahatla tonton dedim kendime, rahatla uleyn, hani tecavüz kaçınılmazsa....gibi...
12 günlük tatil sürecimizde Mualla ve Dimitri'yi evde bırakmak zorunda kalmıştık tabi ve evi nasıl bulacağımızı da acayip merak ediyorduk. Aslında onları dayımlara bırakmayaı düşünmüştük, bırakmıştık da ancak yengem sadece 2 saat dayanabildi ve tekrar alın bunu, dayanamıyorum diye aradı, teee Turgutreis'e almaya gittik bi de tekrar bunları. Tabi o saatten sonra da yeni bir yer arayıp bulmak mümkün olmadı, öylece evde bırakmak zorunda kaldık. Cumartesi akşam üstü döndük Bodrum'a, kapıyı açmamızla birlikte halâ da devam eden şokumu/zu yaşadım/k. Ev alt-üst olmuş. Muhtemelen geveze Dimitri elebaşıydı. Bulaşık süngerini bulmuş mesela ve mercimek büyüklüğünde parçalamışlar tüm eve dağıtabilmişler, ev öbek öbek kıl olmuş, 3 büyük kum havuzu tıka basa dolmuş çünkü 5 kilo mama yemişler inanılmaz şekilde. Leğen leğen değişik yerlere koyduğumuz suların bir kısmı dökülmüş, koltukları örttüğümüz battaniyeler tırmık tırmık edilmiş. Amaaa en berbatı da kokuydu... 4 lt kadar klorak tükettik şu ana kadar, evde dokundukları her şeyi dezenfekte etmeye uğraştık saatlerce, koltuklar, sandalyeler kılıfları değişmekle birlikte, kaç kez de silindiler lakin bu sabah halâ o pis kokudan kurtulabilmiş değildik. Bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor halen. Kendilerini de hava alsınlar diye balkona çıkardık, şimdilik gezinip duruyorlar bahçede. Eve sinmiş kokudan kurtuluncaya kadar eve almamaya karar verdim kendilerini. Hayvanseverler kızacak belki ama inanın öyle böyle alt-üst değildi ev. Yıllardır hayvan besliyoruz evde ama ben böyle şeyle hiç karşılaşmamıştım. Geçen yıl sadece Mualla kalmıştı yine aynı sürede evde ve ben "biz yaşasak daha çok kirletirdik, bravvo kızıma" demiştim mesela. Dimitri feci bir oğlan, saniye yerinde durmuyor, durmadan bir atlama zıplama peşinde zaten, Mualla'yı da yoldan çıkarınca iş çığırından çıkmış olmuş yani.
----
Öğle arası için eve gelmeden arandım, lavantalı oda spreyi, klorak ve bilumum kokulu yer temizleyicileri istedi büyük kızımcığım, aldım götürdüm geldim şimdi.
Ben o şokla resim çekmedim ama temsîli olarak ev şöyleydi ;



----
Bodrum'a annemciğimle döndük, kayıt işlemleri vs sırasında bize destek olacak sağ olsun... Dolayısıyla yemek yapma işi kısmen de olsa anneme devrilmiş durumda otomatikmen, ben de bu arada kolumu biraz dinlendirmeye çalışacağım.
Bodrum hâla feci dolu. Aslında özel okullar başladı eğitime ama daha giden yok buralardan ;)) Ah Ekim ah Ekim, bi gelsen de biz de kendimize gelsek. Bu arada küçük kızımcığım da uzun bir aradan sonra Bodrum'da bugün okuluna başladı, umarım bu da onu mutlu eder ve sonuçtan memnun kalır. Farklı bir yeni okul, farklı bir disiplin, doğrusu bu akşam duyacağım ilk izlenimlerini merak ediyorum.
Şimdilik bu kadar olsun, ben sayfalarınızda gezinmeye devam edeyim...



10 Ağustos 2018 Cuma

Durumlar

Aslında hiç vermek istemediğim kadar uzun bir ara vermişim. Epeydir yazmak istediğim halde, gecesi ayrı, gündüzü ayrı yoğun, bir o kadar da merak ve heyecanla geçirdiğimiz bir yaz oluyor. Misafir misafir üstüne kılı kılına gidip gelirken, mahvolduk karmaşadan. Bulaşık ve çamaşır makinecağzımızda kendilerine göre nasiplendiler bu karmaşadan aralıksız çalışarak, onlara da teşekkürlerimi iletmeliyim. Elini sıcaktan soğuğa değdirmeyen misafir kitlesine de zinhar gıcığım artık bunu da kesin belirtmeliyim. Yazacak çok şey var, gıybetlik dolu malzeme var ama hadi neyse diyeyim, anlayın siz gerisini...
Deriiiiin bir nefes alarak geçelim şimdi...
Tabi bi de bizim bu yılın en önemli olaylarımızdan biri de büyük kızımcığımın gireceği üniversite sınavı idi, yazmıştım bunu ve "...o bir daha deneyenlerden, gurur duyuyorum" diye bitirmiştim hatta.  Evet, sonuç henüz puan bazında, okul belli değil ancak bu haliyle de amacına ulaşmış olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla yılın en güzel haberi sanırım bu oldu. Umarım ki okul bazında da en en en istediği olur ve bundan sonraki meslek hayatını hep çok istediği gibi geçirir.



Tabi bu yıl böyle oldu diye bizim toplam heyecanlarımız bitmiş değil çünküm seneye de küçük kızımcığımla aynı heyecanı yaşayacağımız için yine o aynı bilindik tempo devam etmekte evde... Başka ne oldu bu arada, küçük kızımcığımı da 3 yıldır her hafta yolladığım fen lisesinden aldık, buradaki anadolu liselerinden birine kayıt yaptırdık. Amaç; son senesinde derslere boğulmaktan ziyade sınav hazırlığını daha konforlu yapsın ve orta öğretim başarı puanını da doğal olarak biraz yükseltsindi. Ablacık da bu cesareti gösterememiştik ancak onun da tavsiyeleri ve etkisiyle böyle bir kararı vermiş olduk. Daha da doğrusu bu kararı küçük kızımcığım verdi, biz de her zamanki gibi "tamam" dedik ;)) Umarım sınav annesi rolüm bu bir sene içinde mütemadiyen biter ve ben başka bir moda geçebilirim ;))
Gerçi; ne ucundan ne dibinden emin olamadığım, neredeyse hiç bir olandan hoşlanmadığım güzel ülkemde benim çocuklarım neler yaşayacak onu da bilemiyorum. Kuzguna yavrusu güzel görünür cinsinden de olsa çoğunlukla bu ülkenin bu halinin çocuklarımı hakkettiğini asla düşünmüyorum. Bu ne idüğü belirsizliğinin içinde çırpınmalarına zerrece gönlüm razı değil. Ama ne var ki bunların hepsini hissedip genede başka bir çaresizlikle boyun eğiyoruz şimdilik... Bunu sevmiyorum...Başkaca da ne yapmam gerekirdi, bilmiyorum...
Neyse işte...
Bayramda terkedeceğim Bodrum'u, ne üzgündür o şimdi ;)) Kaçacağım, kaçacağız...Şiddetli bir kalabalık var, hiç hoş değil... Bunca kalabalık sadece tatil için gelseydi eyvallah derdim de yok anacım ya bu seneki öyle değil yada benim tahammül sınırlarım çok geriledi. Trafik ayrı bir keşmekeş, hadi onu geçtim yaw bir Migros'a gitmek de bu kadar işkence olabilir mi, evet olabilir/miş. Bir an önce Ekim ayını çağırıyorum, keşke yatsam kalksam Ekim gelmiş olsa, o derece...
Ve başka bir kendime not daha, çok çekirdek ailem hariç, akrabadan bir daha misafir çağırmayacağım, yazdım buraya ki unutursam bakayım diye. İflah olurum belki ;))
Hadi buna da neyse...
İşte bayramdan önce mi sonra mı olur bilemediğimiz Yök'ün açıklama takvimi bize hangi şehri, hangi okulu, hangi ve nasıl bir yeni hayatı, hangi boyutu ile getirecek biz merakla bekliyor olacağız.
Mutlu haberlerle tekrar burada olmak istiyorum tabi ve paylaşmak...
O vakte kadar bye...