18 Ekim 2022 Salı

@edgfashionhandmade tanıtımı filan

İşim bitti bugün ofiste, baktım aylak aylak dolanıyorum, yazayım bari dedim, nedense epeydir uzak kalmışlığın verdiği boşluğu doldurmak istermişcesine.😅😅😅😅😅👻

Aslında renkli bi moher kazak örmeme rağmen -ki bu kazağa yeşil kaşmirden önce başlamıştım o yarımken Zeynepciğimin battaniyesine dönmüştüm, battaniye bitince kaşmire devam etmiştim sıra buna tekrar geldi artık derkeeen- kadife ip mi bağışıklık yaptı nedir, dün duramadım bir tane de eve öreyim diyerek, tatatataaam oldu.

 
 
Sen bu durumda az daha bekliycen gibi be güzelim ;
 

İnstagramda bi hobi sayfam vardı, epey olmuştu açalı aslında ama çok üzerinde de duramamıştım zira çok parlak değilim sosyal medya konularında. Her şeyi yapamıyorum, hikaye eklemeyi bile yeni yeni öğreniyorum. 😁 @edgfashionhandmade. Şimdilerde bu sayfayı daha aktif kullanmak istiyorum becerebilirsem. Hızımı alamayıp ürettiğim ve dolaplardan taşan kimi ürettiklerimi değerlendirmek ve eğer bunu gerçekleştirebilirsem elde edeceğim geliri; başarılı ancak maddi durumu elverişli olmayan üniversite öğrencilerine ve/veya sokak hayvanlarına adayacağım. Üniversiteli gençler dünyasına kızlarım sebebiyle çok yakın olduğum için biliyorum, çok zor durumda olan pırrrlanta gibi gençler var. Ziyan olmalarına katlanamıyorum. Hayat pahalılığını anlatmaya lüzum yok, herkes farkında zaten. Bi ucundan tutabilirsem en azından diye düşünüyorum. Zira karşılıksız kimse bir şey de yapmıyor (yapabilecek durumda olup da yapmayanlardan bahsediyorum, yanlış anlaşılmasın) Neyse işte oh be anlattım.

Şimdilik kaçtım. Bol üretmeli günler olsun.

17 Ekim 2022 Pazartesi

Battaniye, örgü, fırında erik reçeli filan

 Zeynepciğimin battaniyesi şöyle oldu;👀

8 adet Himalaya Velvet, 7 no şiş, 125 ilmek (Kendime not) ;) Haftaya kendim götüreceğim yavruma, fotoğrafı görünce çok sevdiğini söyledi, umarım sağlıcakla eskitir. Yalnız gerçekten bir tane de eve öreyim diye düşünüyorum artık, çok bi yumoş oluyorlar 😜 Bugün tekrar yüncüye gidesim var iş çıkışı, hoşlandığım bir kombin olursa, alırım.

12 kat ipek kaşmirden ördüğüm Selanik model kazağı da bitirdim, katlar ayrılmasın diye muazzam dikkat gerektirdi yalnız, bir sürü rengi daha var ve sonuçtan memnunum ama bir daha da dener miyim, meçhul. Sadece dikmem bile yarım günümü aldı desem yalan olmaz zira dikiş ve yaka detayı benim için çok önemlidir hep.

Hazır dikmeye oturmuşken kızkardeşime sene başında örüp de dikilmeyi bekleyen yeleği de aradan çıkardım. Böylece tüm bir pazar öğleden sonramı bunlara ayırmış oldum. Aslında birkaç fotoğraf daha ekleyecektim ama niye bilmiyorum sayfa izin vermiyor o fotolara. Neyse kalsın bari.

Bahçedeki anjeliklerden bu yıl fırında reçel yaptım. 1,5 kg. kadar eriğin kabuklarını soyup, yarım çay bardağı toz şeker, 3 yk limon ve 3 yk ayçiçek yağıyla karıştırıp tepsiye aldım, 175 derecede yaklaşık 1 saat sonra aldım, sıcakken kavanozladım. (Kendime not)😇 Tadından çok memnun kaldım bundan sonra hep böyle yaparım gibi. Soyduğum kabukları da sirke olmak üzere kavanozladım. Sıfır atık çok hoşlandığım bir kavram. 👌


 

Haftaya nasip olursa yolculuk var, onu da sonra yazarım.

Öptümmm.💋

 

7 Ekim 2022 Cuma

Battaniye serüveni

 Çarşamba günü iş çıkışı Covid aşının 4. hatırlatma dozunu yaptırdım. Sen misin yaptıran? Daha önce hiç etmediği kadar rahatsız etti bu sefer. Dün işe gelemedim, izin aldım, bugünse sürüne sürüne. Babamız da sinüzit oldu, revir gibiyiz 2 gündür. Buna da şükür.

Her ne kadar iyi değilsem de geceleri sürekli ne örsem, hangi ipi ne yapsam diye düşünüyorum, evde yeminnen abartmıyorum, sürekli örsem 2 yılda bitiremeyeceğim kadar ip dolu. Dolaplar almıyor, evde sürekli benim dağınıklıklarım var, iyi ki kızımcığımlar kendi evlerindeler, dayanamazlardı, hoş ben de bu kadar yayılamazdım.

Kaşmir kazak gözüm sebebiyle beklerken, kadife iplerle patcwork battaniye yada şal denemeleri yaparken, Zeynepciğim ablasına gittiğinde foto atmıştı, bundan istiyorum diye. Bu Şubat'da Elifciğim, 'kocaman bir şal istiyorum, battaniye kadar olsun' diyerek, buraya sömestr tatili için geldiğinde de renk kombini seçip, beğenip aldığı kadife iplerle ördüğüm battaniyeden çoook memnun kalındığı için, bir an olsun yanından ayırmadığı için, küçüğüm de istemiş. Kardeşine asla kıyamayan,  ne istese anında yaratan Elifciğim ilk kez 'kusura bakma, bunu veremem işte' demiş ;))) Elif'inki şuydu;


Evdeki bi dünya kadife ip rafya kesimli olduğu için, yuvarlak kesim kadifeyele aynı görüntüyü vermeyeceği için içime sinmedi. Evdeki yarım bir sürü işe yine aldırmadan ve yine ip aldım. ;)))

 Mümkün olacak en kısa zamanda örüp yavrucuğumu yumuşacık sarmalasın istiyorum. 

Bu arada daha bu Şubat'ta örmeme rağmen kaç yumak almıştım, kaç no şiş ile örmüştüm, kaç ilmekti unuttum gittiydi. O zaman aklıma geldi, keşke bloğa bu gibi detayları yazsam da sonra fırıl fırıl aramasam diye, bugün o yüzden burada ;)) Olur da hatırlamam gerekirse bulayım bari burdan. Bundan sonra kendime not yazacağım inşallah. Elifciğimin iplerinin bu fotosunu sonradan buldum ama 3'er yumak mı almıştım diye aklıma takıldı, riske atmamak için 3'er yumak aldım ben de, artarsa (ki artar sanırım, onu da başka bi şey yaparız zahir inşallah ;))) Elif'in ipleri Etrofil kadife idi. Zeynep'e Himalaya aldım zira sevdiği kombin zaten ötekinde yoktu. 125 ilmek başlayıp, 7 no şiş ile örmeye karar verdim. Her iki marka da 100 gr'ı 120 metre. Sanırım 8 yumak yetecek aslında onu da bitince yazacağım. Kadife ipte bi dünya marka var ve çok değişik fiyatlardalar. Etrofil ve Himalaya içlerinde en kaliteli olanları, kesinlikle dökülme yaşanmıyor ve uzun sürece güzel formunu yitirmiyor. Diğerleriyle de denemelerim olmuştu zaman zaman küçük işlerde ve memnun kalmadığımdan mesafeliydim aslında. Bu bilgi de burada dursun. Şubat ayında 17,5 Tl'ye wawww çoook pahalanmış diye aldığım iplerin 30-45 arası fiyatlarda olduğunu öğrenmek şok etkisi yaratsa da.... ;)))

Birazdan eve gidip, tavuk suyuna bi çorba yapayım şifa niyetine ve güzel bir hafta sonu niyetiyle.

Kaçtım ben...



4 Ekim 2022 Salı

04.10.2022

 Bu sene hakikaten tuhaf geçti, çoğu şeylerde dönüm noktalarım oldu. İyi yada kötü diye ayrımlamıyorum artık çoğu şeyi, öyle işte.

Kaşmir kazak 12 kat ipek olduğu için çok zor ilerlese de aslında epeyce gayretlenmiştim ama bu arada gözümde çıkan iç arpacık tedavisi süresince mecburen bizi uzaklaştırdı. Her bir göz hareketi batma ve kaşınmalı olunca, ipleri düzgün ilerletmem mümkün olmadığından bir süreliğine bıraktım.

Bir kısmı görünen evdeki kadife ip stoğunu gözüme kestirdim. İnceli kalınlılar ama birleştirerek kalınlık ayarlaması yapmaya çalışıyorum. Gözüm iyileşene kadar, çok gerilmeden, patcwork tarzı bi battaniye yada genişçe bir şal örerim diye başladım, artık yol nereye giderse bilimiyorum.

Evde çeşitli düzenleme işleri yapsamda bi değişiklik yaratsam diye içimden geçse de henüz o potansiyeli hayata geçiremedim. Hep bahanem var hep. Bahçede bir sürü iş var yapılacak ama hava ya çok sıcak ya çok rüzgarlı. Biri tansiyonumu biri vertigomu oynatıyor mesela ;)) Azcık serinleyince de amannn şimdi iş mi yapılır diye öööyle saatlerce oturasım, örgü öresim var. Bu yıl evimizde kızımcığımlarım sebebiyle her türlü kahve makinesi mevcut, türlü türlü kahveler denedik, bu da acayip bi merak haline geliyormuş meğer. Çok tatliş bardaklar filan düşünüyorum, zamanla alıcam inşallah.

Niye kitap okumuyorum sorunsalım devam ediyor. Aslında bir sürü kitap alıyorum, ipler gibi. Bakalım bakalım...

Şimdi iş zamanı.

26 Eylül 2022 Pazartesi

Falan filanlardan

 Geçen hafta Zeynep kızımcığımı yerleştirmek üzere Uşak'a gittik. Ev tadilattan geçti, dolayısıyla temizlikti, yerleştirmeydi derken tepeden tırnağa elden geçti, inşallah huzur bulur kızım. Elif kızım zaten 1 aydır Denizli'de, erkencikten açılmıştı okulu, gidiş dönüşte minicik zamanlarda ona uğradık, öptüm, kokladım, iyi geldi. Bodrum'dan kısacık şortla gidip, Uşak'ta battaniyeye dolanmak garip oldu, sanırsın dünyanın ters tarafına gitmişik, aman anammm o ne soğuktu öyle yaw... Ki döndük ki, eh Bodrum bi miktar iyi ama burası bile ciddi soğumuş...

Yaz boyu sürekli çanta ördümdü. Çook güzel ipler buldum, kaşmirler, İtalyan pullular, vesaire, örmelere doyamamışım belli ki. Belki alan olur, satarsam öğrencilere yardımcı olmayı çok isterim hatta. Kahverengiler gitti, diğerleri bekliyor, bakalım. Yalnız fotolar çok kötü çekilmiş, yeni farkettim ama tekrar da çekeyim desem biliyorum ki fırsat bulamayabilirim, o yüzden böylece alıyorum buraya. Aralarda minicik İtalyan pullar var, akşamları yada güneşte minicik minicik parlıyorlar ;)) Ama ya fotolar neden bu kadar kötü oldu kiii ;(((

 









 Bu arada 4 kazak ördüm ancak yine fotoğraflayamadım, inşallah ilk fırsatta ;) Ha bir de 12 kat ipek kaşmirle bir kazak başladım, öyle zor ki katlar ayrılmasın diye pür dikkat örmeye çalışmak, su gibi akıyor oluşuna bayılıyorum bu ipin. Haki. Çağla yeşili, ne denirse artk. Yıllardır da örmediğim, çok da ağır ilerleyen Selanik modeli. İki sırası bir sıra ediyor ancak, uzun sürmese bitmesi bari. ;)

İşe gidip gelmek dışında neredeyse tek yaptığım örgü örmek. Hatta 4-5 haftadır sepette ütü bekleyen tişört ve gömleklerin neredeyse mevsimi geçecek ve halen beklemedeler. Bu gidişle, seneye nasip olursa diye kaldırabilirim de. Hiç sevmiyorum hiç bir ev işini. Hoş mesaiyi de sevmiyorum. Bi kitap, bi örgü olsa karın doyurmak -kızımcığımlarım yokken- hiç dert değil, domates, biber, bi lokma peynir her şartta yeter bana ;) Niye böyle oluyor bilmiyorum ama eğer bi yere gidilecekse, birileri gelecekse öööyle mıhlanıp kalıyorum, elim hiç bi işe gitmiyor, kilit pozisyonu. Epeydir de öyleyim zaten, giden, gelen, vs. Belki artık düzene biner n'blim. ;))

Hadi görüşürüz, öptüm...

25 Ağustos 2022 Perşembe

Selamlarrrr

 Amma çok olmuş yazmayalı ya huu ;)

Nasıl geldiğini gittiğini anlamadığım ama çokca da çok yorulduğum garip bir yıl geçiriyorum hissiyatındayım hep. Bir çok şey yapıyorum ama bir çok şeye yetişememiş durumundayım genellikle. Eskiden beni yormayan şeyler bile özellikle bu yıl çok fazla yorar oldu ve daha kötüsü sürekli baskılandığımı hissediyorum. Belki, belki de değil de galiba 50 yaş böyle bir şeydir, bilmiyorum. Hunharca ip alıyorum, piyasada pek bulunmayan yada çok pahalı olan iplerden daha hesaplı bulduğum şahane bir yer keşfettiğimden beri (ki 2 yıla yaklaştı) bir yandan azalsınlar diye uğraşırken her hafta kendime mağlup olup yeniden yeniden alıyorum hatta. Sonum hayra çıksın inşallah. Henüz hiç denemedim ve becerip beceremeyeceğimden de kuşkuluyum ama eğer bir gün satış da yapabilirsem eğitime destek adına harcamak, maddi olarak zorlanan başarılı üniversite öğrencilerine yardım etmek istiyorum. Kızımcığımlarımın ikisinin de üniversitede okuyor olmalarından dolayı bu kesim ile oldukça içli dışlıyım ve maalesef ki ekonominin hepimizi çok zorladığı şu günlerde onların nasıl zor durumda olduklarını hemen her an deneyimliyor olmaktan fazla duygusallaşıyorum. Umarım elimden geldiği şimdiki kadarından daha fazlasını ilave bir kazançla yapabilirim, hem üretip hem de yarının üretecek gençlerine karınca kararınca yardım edebilirim. Son aylarda gözlemlediğim konu da şu oldu ki; durumu gerçekten çok çok çok iyi olan, sosyal aktiviteleri vs sebebiyle çokca kuruluşun içinde yer alan tanıdıklarıma da bu çocukların bilgilerini verdim ve onları burslandırmak için çaba harcadım ama sadece tek kişi hemen kabul dedi. Üzüldüm doğrusu. Zira herkes tabiki kendisi üstlenmeyebilir, buna lafım olmayabilir ancak üye oldukları, hemen her gün sosyal medyada boy gösteren ve neredeyse bu amaçla kurulmuş olanlar da dahil olmak üzere olumlu dönüş alamamak gerçekten de şaşkınlığa uğrattı beni. Neyse işte baktım kimseden fayda yok yine de yenilmeyeceğim diyerek devam edeceğim kendi adıma ne yapabilirsem.

Çok az kitap okudum bu yıl. Çok fazla yemek yaptım, çok fazla ve çok uzun süre misafir ağırladım. Çok fazla gelen şeylerin biri de her gün işe gelmek artık ne yalan söyleyeyim, o da bıkkınlık vermeye başladı. Mesai denen şeyin 8 saat olmasını çok ama çok saçma buluyorum. 8 saat boyunca hiç bir kişinin sürekli çalıştığını görmedim hiç. Her bakımdan pestilini çıkarıyor insanların, yazık. Oysa pandemideki zorunlu kapanışlarda da test ettik ki inanın hiç bir iş aksamıyor aslında ofislerde. Her ne kadar EYT'li de olsam, kızımcığımlarımın tahsilleri bitene kadar da çalışmak zorunda olduğum için, tansiyona/şekere/eklemlere vs. rağmen yine de sağlıklı ve huzurlu olmak istediğim için, emekli olarak kaç sene yaşarım bilemediğim için, ülkenin bu boktan hale getirilen durumundan hiç mi hiç hoşlanmadığım için... Ne kadar iyi olunabilirse o kadar iyiyim.

Ve garip bir şekilde foto göndermiyor şu an telefonceğzim, bu da böyle olsun gari.

Öptüm.

3 Ocak 2022 Pazartesi

03.01.2022

 Neyse işte arada yine bir sürü şey oldu yine yazamadım, içimden gelmedi falan.

Yıllardır ilk kez yılbaşı ağacı kurmadım. Kızımcığımlarımın da burda olmaması sebebiyle belki hiç istek duymadığım şurda kalsın, daha kurmadan 'amaaan bi de toplaması var, boş verrr' dedim kendime. Zaten aman aman bi ağaç da değil zira evde büyük bir ağaç için yer yok. Kızlar her sene gülerdi 80 cm.lik ağaçceğizime ;))

Retrosu batsın, hiç iflah olmayan bir 2021'den öyle gıcık kaptım ki, yeni bir yıla dair hiç bir dilekte de bulunmadım. Rutin dileklerim de zaten evlatlarımla ilgilidir, onun dışında hiç bi talebim yok, hoş, olsa ne değişiyor ki zaten.

Yılbaşından bir hafta önce küçük kızımcığımın yanına gittik, zorlu bir sınav haftasında bi miktar destek oluruz niyetine, çoook özlemiştim, çok iyi oldu. Büyük kızımcığım da hafta sonları geldi gitti. Nihayetinde dün gece eve döndük, bugün de mesai...

Son zamanlarda oldukça fazla örgü ördüm. Kırmızı kaşmir bir ipten kazak, bi süveter, bi yelek, kızımın bi arkadaşı için atkı-bere, vs vs... Uşak'ta bir yüncüye daldım ve kızımcığımlarım için hafif birer şal isteklerine uygun ipler aldım yine paket paket. Dolaplarda yer kalmadı ip koyacak ve halen tatmin olamıyorum. Fiyatlar önceki 6 aya göre 2 katı, inanılmaz pahalılar... 

Ülkenin durumu beni hasta etmeye devam ediyor. Bu kadar iğrenç bir sistemsizlikle yönetilmek, çocuklarımızın maruz bırakıldıkları anlamsız zorluklar feci canımı sıkıyor. Elimden bir şey gelmiyor. Sonumuzun hayır olacağına dair de en ufak umudum kalmadı. Çocuklar dolayısıyla sık sık üniversiteli gençlerin sorunlarıyla hem halim, çok çok çok can sıkıcı. Umutsuzlar, inançsızlar, motivasyonları öyle düşük ki, inanamıyorum bu gencecik insanların bu feci hallerine. Sebep olanlara kahrediyorum (içimden içimden ve bazen de dışımdan küfrediyorum)

Sağlık sorunları yaşamayacağımız bir yıl olursa fena olmaz. Gerisi Allah'a kalmış, ne isterse o.

Öptüm.