9 Ekim 2017 Pazartesi

09.10.2017 / 12.Gün

Telaşlı bir hafta sonundan sonra, pazar günü güzelllce bol bol sendromunu da yaşayarak girdim bugüne ;-))
Bugün arkadaşımın kitabındaki düzeltmelerimi bitirdim, teslim ettim. Kasım ayındaki kitap fuarına yetiştirmeye çalışıyor bir telaş; öyle heyecanlı ki...
Zormuş ama ya bu edit işi. Yani 40 yıldır bildiğim bir kelime için bile, hatta "," bir virgül için saatlerce örnek araştırdım filan. Yetmediyse Türkçe öğretmenlerine sordum, sürekli kızlarımı taciz ettim ;-) Bu ilk düzenlemeden sonra tekrar verecek bu sefer de paragraftı, anlam bütünlüğüydü vs denetleyeceğim gözden kaçan varsa diye. Ödev gibi oldu benim için ama zorunluluktan değil isteğe bağlı yaptığım için de keyif verdi... Evet evet ben "kasılmayı"  sevmiyorum, işi değil...
İki doğurduğum kızım var biliyorsunuz artık ama 3.evlat edindiğim kızımı herkes biliyor mu endişe ettim eksik bilgiden. Hem bir de artık alınmaya başladı Mualla, hiç benden bahsetmiyorsun diye, "halt ettim, derhal gidereceğim bu eksikliği" diye dün gece söz verdim kendisine.


30 Ekim'de 2 yaşını dolduracak, benim canım oldu o da 2 yıldır. Sokağa atılmış halde bulmuş bir abladan alıp evlat edinmiştik. Çok coool'dur kendileri. Öyle her mamayı yemez, gelip rahatsız etmez, çok az yer, sevilmek istediğinden yukarı çıkan merdivenin alttan 8.basamağının korkuluk tarafına gelir ve miyavlamaya başlar, kalkar gidersin yanına, biraz gıdısını okşatır, sen ayrıldığında yanından eğer bakmaya devam ediyorsan oturduğun yere gelir, gel dersen gelir ve başlar guruldamaya. Yıllar önce ilk kedimiz olan Prenses'i bu yüzden veterinere götürmüştüm, karnından garip sesler çıkarıyor, hasta galiba diye, çoook gülmüştü adamceğiz. Hoşlanma sesi olduğuna bi şaşırmıştık ki sormayın gitsin. ;-)) Çok ilgili kendisi benimle. Hastalanırsam da gelir hiç kalkmaz karnımın üstünden, sanki elinden geleni yapmaya çalışıyor gibi. Öyle işte çok sevişiyoruz, iyi ki bizim kızımız...
Akşam oldu, hemen eve gitmem lazım, kızım mercimek çorbası istedi, "başka birşey yapmasan da olur" dedi, bi bakayım ne yaparım...
Birkaç motif işlemeyi ve bir miktar kitap okumayı diliyorum akşamdan. Yarın da tekrar yazmayı...
Bugünlük de bu kadar...
















4 yorum:

  1. Kedinizin maşallahı var Allah ayırmasın. Ben de bahçede besliyorum 4 tane.
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  2. Selam üçüncü kızınız çok tatlı. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Kedilerden korkarım, yıllardır. Pek yanaşmam :(
    Fakat son altı aydır bahçe kapısının önüne gelip beni sınayan bir kedi var. Mevzu gözlerinde. Gözlerini dikip gözlerime sıcak sıcak bakıyor.
    "Allahım!" diyorum, "Bunca yıldan sonra bu da nerden çıktı?"
    Geçen de Kuzey'le koşarken minik bir kedi dolandı bacaklarımıza.
    Evrenden bana bir mesaj var sanırım :)

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkürler, Yüreğimin iklimi, parıldayan çiçek ve Özlemciğim...

    YanıtlaSil