Dün eve gidince hiiiç kıvırttırmadan kendime söz verdiğim "yarım saat derleme-toplama-katlama" işine giriştim.
Önce 3 yıldır yastık dolabı filan diye kullanmaya başladığımız (sonra elimize her geçeni de attığımız) kapalı balkondaki gardırobun ilgili bölümünü boşalttım. Yazlık-kışlık ayrımındaki giysileri baza altlarına koymak yerine, her an gözümün önünde olabilecek bu dolapla mümkün mertebe yer değiştireceğim.
Sildim, temizledim ve ana dolaptaki yazlıklarımı katlayıp kaldırdım dün. Kendimi tebrik ettim çünkü 31.dakikada çoktan odadan yok olmuştum bile, "e bu da bir nev'i istikrar sayılır" diye.
Bugünkü seansta boşalan raflara bazayı kaldırıp kışlık olanları yerleştirecektim.
Ki...
Ceren'in gönderisi takıldı gözüme.
Var ya, tastamam aradığım şey bu!...
Kapsül gardırop...
Amaç; öncelikle eldeki malzemeyi kullanarak, önümüzdeki 3 ay boyunca ayakkabı, çanta ve paltolar dahil toplam 33 parça kıyafetten oluşan bir gardırop hazırlamak.
"Hazırladığınız 33 parçanın dışında kalan tüm kıyafetlerinizi ortadan kaldırmanız gerekiyor. Bir hurça koyabilir ve gözden uzak bir yere kaldırabilirsiniz. Gardırobunuzdaki o güzel ferahlığı görmek ve ne kadar fazla eşya ile yaşadığınızı fark etmeniz için bu çok önemli!" demiş ki; benim için tastamam doğrudur.
Önerdiği siteye de üye oldum, zaman zaman tüyolar almak ve gaza gelmek üzere.
Yani bugünkü planım bunu yapmaya başlamak...
Kendisine de mesaj yazdım, "seni karşıma Allah çıkardı, adını Hızır koydum" diye :) Yazının başlığı tam da buradan gelmekte...
Bi bira açtım kendime, yanında da çerez, oh gerginlik filan geçmekte baktım da :) "Kıyamet kopsa bi parçacık da bezim var demeyeceğim" kıvamı yani...
Akşama şinitzel, tereyağlı makarna, (taptazecik marul (pazardan), taze soğan (bahçeden), taze nane (bahçeden), domatesle(pazardan)) salata yaptım, kızımcığım bayılır bu menüye zaten diye de daha bi keyifle yaptım. Valla üşenmeden daha taptaze, yenice çıkan soğanın,maydanoz-nane öbeğinin resmini bile çekmişim :)
O arada ekmek makinesine yarı tahıl- yarı tam buğday unuyla, zeyinli ve çörek otlu ekmek malzemelerini sallayıverdim, zira kızımcığım bu akşam "akşam kahvaltısı" yapmak istediğini beyan etmişti ve pazar sabahı yaptığım ekmek bizi 4 gün mutlu ve tatmin etmek suretiyle görevini tamamlamıştı.
Yemek yedikten sonra kızımcığım biraz kestireyim dedi, ben yanıma örgümü aldım ve fekat bundan sonra da bir de tekrar kaldırırken elim değdi kendisine, çünkü Sevgili Jojo'dan utanarak yaklaşık 1 aydır 24 saat yanımda olan "Yasak Meyve"ye gözüm takıldı, devam ettim okumaya, ilk 70-80 sayfa accayip sıktığı için ilerleyemiyormuşum demek, su gibi aktı gitti sonraki yüz küsur sayfa. Şimdi 189.sayfada II.bölüm başladı, yepisyeni başka bir hikâyeye döndü gibi oldu, ben yine sıkılıyorum gibi ama mutlaka bağlantı kuracak elbet Guy ve Lottie'yle diye okumaya devam edicem tabi. Öğle arasında biraz okudum, sonra bu yazı için bıraktım.
Öğle arasında ofis arkadaşımız Mesut, Bitez pazarına gitti, sağ olsun bana da alış-veriş yaptı. Körpecik ıspanak, kereviz (taze yeşil yaprakları salata da olacak, tarif; Mutfağın Hatıra Defteri / sayfa 69) pırasa, brokoli ve yufka almış. Bugünden başlayarak tüketilecekler inşallah...
Ofisteki başka bir arkadaşım Mehmet de köyden (Mumcular-Kemer) süt getirdi sabah, şimdi dolapta bekliyor, akşama yoğurt ve lor yapılacak, lor hafta sonu yapılacak ıspanaklı börek için kullanılacak.
Hani diyorum ya, bazen üstüme yapışan şeyler oluyor, uzun süre sadakatle bağlı kalıyorum diye, hıh işte bu da onlardan biri. Tek ne yazık ki tarafı her markette bulunamayışı, gerisi şahane...
Kendimle bağdaştırabildiğim yepyeni fikirler müthiş bir mutluluk ve heyecan yaratıyor bende.
Belki de adına zaman zaman "maymun iştahlılık" dediğim türlü çeşit arayışlarımın kökeni bu... Mutluluk ve heyecan arayışı... Kim bilir... 333 Project günün muhteşem hediyesi oldu diye mutluyum mesela şimdi... Darısı gelişmesine, istikrarına olsun inşallah der, kaçarım...
Önce 3 yıldır yastık dolabı filan diye kullanmaya başladığımız (sonra elimize her geçeni de attığımız) kapalı balkondaki gardırobun ilgili bölümünü boşalttım. Yazlık-kışlık ayrımındaki giysileri baza altlarına koymak yerine, her an gözümün önünde olabilecek bu dolapla mümkün mertebe yer değiştireceğim.
Sildim, temizledim ve ana dolaptaki yazlıklarımı katlayıp kaldırdım dün. Kendimi tebrik ettim çünkü 31.dakikada çoktan odadan yok olmuştum bile, "e bu da bir nev'i istikrar sayılır" diye.
Bugünkü seansta boşalan raflara bazayı kaldırıp kışlık olanları yerleştirecektim.
Ki...
Ceren'in gönderisi takıldı gözüme.
Var ya, tastamam aradığım şey bu!...
Kapsül gardırop...
Amaç; öncelikle eldeki malzemeyi kullanarak, önümüzdeki 3 ay boyunca ayakkabı, çanta ve paltolar dahil toplam 33 parça kıyafetten oluşan bir gardırop hazırlamak.
"Hazırladığınız 33 parçanın dışında kalan tüm kıyafetlerinizi ortadan kaldırmanız gerekiyor. Bir hurça koyabilir ve gözden uzak bir yere kaldırabilirsiniz. Gardırobunuzdaki o güzel ferahlığı görmek ve ne kadar fazla eşya ile yaşadığınızı fark etmeniz için bu çok önemli!" demiş ki; benim için tastamam doğrudur.
Önerdiği siteye de üye oldum, zaman zaman tüyolar almak ve gaza gelmek üzere.
Yani bugünkü planım bunu yapmaya başlamak...
Kendisine de mesaj yazdım, "seni karşıma Allah çıkardı, adını Hızır koydum" diye :) Yazının başlığı tam da buradan gelmekte...
Bi bira açtım kendime, yanında da çerez, oh gerginlik filan geçmekte baktım da :) "Kıyamet kopsa bi parçacık da bezim var demeyeceğim" kıvamı yani...
Akşama şinitzel, tereyağlı makarna, (taptazecik marul (pazardan), taze soğan (bahçeden), taze nane (bahçeden), domatesle(pazardan)) salata yaptım, kızımcığım bayılır bu menüye zaten diye de daha bi keyifle yaptım. Valla üşenmeden daha taptaze, yenice çıkan soğanın,maydanoz-nane öbeğinin resmini bile çekmişim :)
O arada ekmek makinesine yarı tahıl- yarı tam buğday unuyla, zeyinli ve çörek otlu ekmek malzemelerini sallayıverdim, zira kızımcığım bu akşam "akşam kahvaltısı" yapmak istediğini beyan etmişti ve pazar sabahı yaptığım ekmek bizi 4 gün mutlu ve tatmin etmek suretiyle görevini tamamlamıştı.
Yemek yedikten sonra kızımcığım biraz kestireyim dedi, ben yanıma örgümü aldım ve fekat bundan sonra da bir de tekrar kaldırırken elim değdi kendisine, çünkü Sevgili Jojo'dan utanarak yaklaşık 1 aydır 24 saat yanımda olan "Yasak Meyve"ye gözüm takıldı, devam ettim okumaya, ilk 70-80 sayfa accayip sıktığı için ilerleyemiyormuşum demek, su gibi aktı gitti sonraki yüz küsur sayfa. Şimdi 189.sayfada II.bölüm başladı, yepisyeni başka bir hikâyeye döndü gibi oldu, ben yine sıkılıyorum gibi ama mutlaka bağlantı kuracak elbet Guy ve Lottie'yle diye okumaya devam edicem tabi. Öğle arasında biraz okudum, sonra bu yazı için bıraktım.
Öğle arasında ofis arkadaşımız Mesut, Bitez pazarına gitti, sağ olsun bana da alış-veriş yaptı. Körpecik ıspanak, kereviz (taze yeşil yaprakları salata da olacak, tarif; Mutfağın Hatıra Defteri / sayfa 69) pırasa, brokoli ve yufka almış. Bugünden başlayarak tüketilecekler inşallah...
Ofisteki başka bir arkadaşım Mehmet de köyden (Mumcular-Kemer) süt getirdi sabah, şimdi dolapta bekliyor, akşama yoğurt ve lor yapılacak, lor hafta sonu yapılacak ıspanaklı börek için kullanılacak.
Hani diyorum ya, bazen üstüme yapışan şeyler oluyor, uzun süre sadakatle bağlı kalıyorum diye, hıh işte bu da onlardan biri. Tek ne yazık ki tarafı her markette bulunamayışı, gerisi şahane...
Kendimle bağdaştırabildiğim yepyeni fikirler müthiş bir mutluluk ve heyecan yaratıyor bende.
Belki de adına zaman zaman "maymun iştahlılık" dediğim türlü çeşit arayışlarımın kökeni bu... Mutluluk ve heyecan arayışı... Kim bilir... 333 Project günün muhteşem hediyesi oldu diye mutluyum mesela şimdi... Darısı gelişmesine, istikrarına olsun inşallah der, kaçarım...
miss gibi ekmek kokusunun tüm evi sarması
YanıtlaSilne kadar muhteşemdir
epeydir yapmıyorum ben
çok yememek için
mutluluk ve heyecan olsun hep hayatında ne güzel
Çok iddialı bir proje değil mi bu 33 parça. Bir an gözüm korktu. Sonra düşündüm, takılınca çevirip çevirip aynı şeyi giyebiliyorum :) Çok korkunç değil o sebeple. Sen bir dene bakalım, belki sonra ben de cesaret ederim :)
YanıtlaSilO menü ne güzelmiş öyle, hele bir de taze taze toplanan sebzelerle salata miss misss
Büyülü bahçeyi hiç denememiştim... Deneyeyim ben de... Ofiste böyle değişik çaylar içmek hoşuma gidiyor..
Artık çalışmadığım için az giysi ile yazı geçirdim. Kış içinde aynısını düşünüyorum. Bu projeyi bilmiyordum senden öğrendim. Yasak meyve 2. kısım çabuk ilerliyor. Büyülü boğça eğer doğadan satılmadı ise Anadolu grubuna ait ve en kolay bulunan yer migrostur. Ben de bu grupta çalıştım ve çay saatlerinde severek içtim. Şu an yağ yakma amaçlı kayısılı ve biberiyeli kullanıyorum.
YanıtlaSilSevgiler,
@MAVİANNE'ciğim; evde yapılan ekmek gibisi yok desem haksız çıkmam sanırım, ben de tam tersine evde ekmek yapınca kendimi bir dilimle sınırlayabiliyorum, dokusundan herhalde ekşi mayalı ekmeğin...
YanıtlaSilMutluluk ve heyecanı hepimiz için diliyorum...
Kocaman öptüm...
@Oytunun anneciğisim; valla aslında ben çeşit çeşit filan giyinmiyormuşum zaten, mesela aynı siyah tişörtten 3 tane olabiliyor dolabımda, dolayısıyla zorsa da kolaysa da kendimi alıştırmak istiyorum bu kapsül dolap işine ;-) Gelişmeleri yazarım, sevgilerle öptüm...
YanıtlaSil@Yüreğimin İklimi; Migroslar satıldı o yüzden olabilir her zaman bulunmuyor artık, genellikle Kipa yada Metro gibi daha büyük marketleri talan etmek gerekiyor. O kayısılıdan ben de içiyorum bak o da şahane kokuyor mesela, öptüm seni kocaman...
YanıtlaSil