25 Ağustos 2022 Perşembe

Selamlarrrr

 Amma çok olmuş yazmayalı ya huu ;)

Nasıl geldiğini gittiğini anlamadığım ama çokca da çok yorulduğum garip bir yıl geçiriyorum hissiyatındayım hep. Bir çok şey yapıyorum ama bir çok şeye yetişememiş durumundayım genellikle. Eskiden beni yormayan şeyler bile özellikle bu yıl çok fazla yorar oldu ve daha kötüsü sürekli baskılandığımı hissediyorum. Belki, belki de değil de galiba 50 yaş böyle bir şeydir, bilmiyorum. Hunharca ip alıyorum, piyasada pek bulunmayan yada çok pahalı olan iplerden daha hesaplı bulduğum şahane bir yer keşfettiğimden beri (ki 2 yıla yaklaştı) bir yandan azalsınlar diye uğraşırken her hafta kendime mağlup olup yeniden yeniden alıyorum hatta. Sonum hayra çıksın inşallah. Henüz hiç denemedim ve becerip beceremeyeceğimden de kuşkuluyum ama eğer bir gün satış da yapabilirsem eğitime destek adına harcamak, maddi olarak zorlanan başarılı üniversite öğrencilerine yardım etmek istiyorum. Kızımcığımlarımın ikisinin de üniversitede okuyor olmalarından dolayı bu kesim ile oldukça içli dışlıyım ve maalesef ki ekonominin hepimizi çok zorladığı şu günlerde onların nasıl zor durumda olduklarını hemen her an deneyimliyor olmaktan fazla duygusallaşıyorum. Umarım elimden geldiği şimdiki kadarından daha fazlasını ilave bir kazançla yapabilirim, hem üretip hem de yarının üretecek gençlerine karınca kararınca yardım edebilirim. Son aylarda gözlemlediğim konu da şu oldu ki; durumu gerçekten çok çok çok iyi olan, sosyal aktiviteleri vs sebebiyle çokca kuruluşun içinde yer alan tanıdıklarıma da bu çocukların bilgilerini verdim ve onları burslandırmak için çaba harcadım ama sadece tek kişi hemen kabul dedi. Üzüldüm doğrusu. Zira herkes tabiki kendisi üstlenmeyebilir, buna lafım olmayabilir ancak üye oldukları, hemen her gün sosyal medyada boy gösteren ve neredeyse bu amaçla kurulmuş olanlar da dahil olmak üzere olumlu dönüş alamamak gerçekten de şaşkınlığa uğrattı beni. Neyse işte baktım kimseden fayda yok yine de yenilmeyeceğim diyerek devam edeceğim kendi adıma ne yapabilirsem.

Çok az kitap okudum bu yıl. Çok fazla yemek yaptım, çok fazla ve çok uzun süre misafir ağırladım. Çok fazla gelen şeylerin biri de her gün işe gelmek artık ne yalan söyleyeyim, o da bıkkınlık vermeye başladı. Mesai denen şeyin 8 saat olmasını çok ama çok saçma buluyorum. 8 saat boyunca hiç bir kişinin sürekli çalıştığını görmedim hiç. Her bakımdan pestilini çıkarıyor insanların, yazık. Oysa pandemideki zorunlu kapanışlarda da test ettik ki inanın hiç bir iş aksamıyor aslında ofislerde. Her ne kadar EYT'li de olsam, kızımcığımlarımın tahsilleri bitene kadar da çalışmak zorunda olduğum için, tansiyona/şekere/eklemlere vs. rağmen yine de sağlıklı ve huzurlu olmak istediğim için, emekli olarak kaç sene yaşarım bilemediğim için, ülkenin bu boktan hale getirilen durumundan hiç mi hiç hoşlanmadığım için... Ne kadar iyi olunabilirse o kadar iyiyim.

Ve garip bir şekilde foto göndermiyor şu an telefonceğzim, bu da böyle olsun gari.

Öptüm.