8 Ekim 2010 Cuma

Dürüstlük üzerine

"Dürüstlük" isteyip dururum/durursun/dururlar ya.
Her fırsatta "dürüst ol, canımı ye" lafı -ki ben bu benim çok kullandığım bir cümledir hâlâ bile, o ayrı- baştacıdır ya.
Sanarız ya hani, gerçekten bize dürüstçe davransalar; biz de onlara dürüstçe davransak; aklımızdan geçeni kıvırtmadan olduğu gibi söylesek eğer; üzülecek, dert edecek hiçbişeyimiz kalmaz aslında.
Yalancıyız işte.
Bak bi düşün bakalım; emin misin, karşındakinin % 100 dürüst olmasına gerçekten tahammül edebileceğine gerçekte?
Gerçekte, tahammül edebileceğimiz ve zihin çapımız kadar müsaitiz dürüstlüğe; fazlası çileden çıkarıyor hepimizi.
Adamın biri bir kadınla tanışıyor iş toplantısında, hal ve hareketleri, bakışları, beden dili "aslında var ya bu geceyi senle geçirmek için neler vermezdim" bunu alenen görüyorsun. Ama duyduğun (vallaha kulaklarımla duydum bunu) dialog şu;
-Çok zarifsiniz, eteğiniz de size çok yakışmış, hele o gömlekteki düğmeler. Bu arada bu muhteşem koku sizden mi geliyor? (Derin derin nefes alıp veriyor mahrem mesafede üstelik, sonra da işi şirinliğe boğdurmak için herkese şirin şirin(!) gülümsemeler filan)
-.....ayyyyyy nass morel verdiniz anlatamicem, çok teşekkür ederimmmmmmm, vıykkkkk...
Ben mi salağım ya da kötü niyetliyim diye düşünürken, aynı anda orda bulunan 4 kişinin de fikri şu idi ki;
-Ufff var ya ben seni var ya nasıl da.......var ya!
Şimdi, adam gayet dürüst davransa, kıvırtmasa, açık sözlü olsa ve bir üst cümleyi kursa n'olurdu bi düşünsene?
Sana ne lan kadının gömleğinin düğmesinden, öküz o ayrıntı mı kaldı lan söylenecek, ne mesajı veriyon sen bakim?
Ya da bizim manyamış dürüst davransa, kıvırtmasa, açık sözlü olsa bla bla bla. N'olurdu var ya! Ufff...
Geçelim.
Bazen şu bizim blog aleminin birbirlerine yazdıklarına da takılıyorum mesela.
Blog sahibini tanıyor olabilirsin, yazdıklarının pek çoğu sana bi şekliyle hitap ediyor olabilir ve kardeşim her yazı mı allemiy-i cihan? Yani hiçbirinde "bunu sena yakıştıramadım, yazdıklarından bişey anlamadım okudum okudum mel mel bakınıyorum aslında, saçmalamışsın yine" vs vs yazmaz?
Her seferinde alkış tutma zorunluluğu yok ki birbirimize.
Size b_ok attığımı sanmayın kendim de dahil, ben de "b_ok gibi yazmışsın bugün" demeyi ayıp mı sayıyorumdur nedir, yapmıyorum işte bunu.
Geçelim.
Çocuğunuzdan mesela.
Bana dürüst davran deyip durduğumuz/durduğunuz/durduğu halde, o -dürüstçe- erkek arkadaşıyla akşama kadar dershaneyi kırıp gezmek istediğini söylese n'aparsınız?
-Tamam bebeğim, madem canın istiyor o halde öyle yap, mı?
Güldürmeyin. Parçalar çoğunuz.
Çocukta doğal olarak bundan sonra Ayşe'lere ders çalışmaya ya da okulda etüde kalacağını söyler bal gibi, bal gibi de yapar. Kendimden biliyorum, öyle ya da böyle bal gibi yaptım istediğimi.
Hani nerde dürüstlük istiyordum/istiyordun/istiyor peki?
Biliyorum ki, daha doğrusu insanı en çok rahatlatan şey asıl kendine düzdüğü yalanlar.
Ve tekrar diyorum ki,
Her kişi tamamen değil tahammül edebileceği kadar istiyor dürüstlüğü.
Bitti.

3 yorum:

cemo dedi ki...

Her kişi tamamen değil tahammül edebileceği kadar istiyor dürüstlüğü.

Olay budur :)

İsteyen deneyebilir bir arkadaşına 3 gün ama sadece 3 gün dürüst davranmayı denesin emin olun 3 saat bile dolmadan garanti kavga çıkar.

Modafobik dedi ki...

Dürüstlük yalanının ardına gizlenen yalancılar.. Haklısın sanırım baya güzel bi yazı olmuş ellerine sağlık. Hatta lafı bileeem var, doğru söyleyeni dokuz körden atarlar. *bkz, abiye kuzu* hehe ((:

Newbahar dedi ki...

...bitti.

Bitti ya! aman bana ne elalemin dürüst olmayışından. Şimdi artık herkes dürüst bana.
Dürüst olmayanlar, kendini bi b.k sananlar uzakta kaldı.

Amaaaannn mümkünse kimsenin bana karşı dürüst olmadığını çakmayayım.

Moralim yerindeyken:)