1 Ekim 2010 Cuma

Bodrum'un diğer yüzü

Program: Karşıt Görüş (Balçiçek Pamir)
Katılanlar: İlber Ortaylı ve Alev Alatlı
Konu: Farklı yaşam tarzlarına sahip kişilerin birbirine saygı duyması gerektiği konuşuluyor.
Gelen bir izleyici maili ilginç bir tartışmaya neden oluyor.

İzleyici Bodrum'da türbanla dolaşamadığını, dolaştığı zaman rahatsız edici bakışlara
muhatap olduğunu söylüyor.
Alev Alatlı ve İlber Ortaylı izleyiciye sözüm ona cevap veriyor.
Sonuç: Türbanla Bodrum'a gitmeyin!...


Üzülüyorum bunları duyunca.
Geçen gün bir arkadaşımla bir süpermarkete gittik, iş çıkışı.
Beyaz peynir gibi bir Türk hatun.
Üstünde miniminnacık bir bikini, alt tanga.
Onun üstüne sözde örtsün maksatlı tüllü dantelli bir pareo.
Müthiş bir seksapalite.
Öyle bir de dik yürüyor ki, itiraf ediyorum kadın halimizle epeyce baktık kendisine.
Allah için "bu kadınsa ben neyim acep?" diye düşünmüşlüğüm bile oldu.
Şimdi...
O baktığımız kadın da "rahatsız edici bakışlara maruz kaldım" dese haklı mı?
Ona da "o zaman bi daha Bodrum'a gelme!" mi demeliyiz?

Benzer şekilde Bodrum'a öyle türbanlılar da geliyor ki!
Türban takıyor, bunu ihmal etmek istemiyor tabi.
Ne var ki bi taraftan da Bodrum'a gelmiş olmak var, üstüne manto falan giyesi de yok haliyle 50 derece sıcakta, üstelik tatile gelmiş ve hazır gözlerden de çevresinden de uzakken.
Kişisel kararlarına saygı duymakla birlikte kafadan geri kalan kısım bazen öyle absürt oluyor ki, tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi bakıyoruz kardeşim.
Baktığımız şey türbanı değil.
Komple oluşan ve insan gözünü rahatsız eden aykırılık, kışkırtıcılık,tezatlık.

Üstelik bu bakışmalar herhalde sadece Bodrum'da olmuyor.
Aynı manzaraya sen İstanbul'da, Ankara'da, Aydın'da, Denizli'de, Mersin'de bakmıyor musun?
Haaa ama neden Bodrum örneği veriyor izleyici?
Kurnazca.
Ne sanıyorsunuz Bodrum'u ben de bunu merak ediyorum.
Biz burada yaşayanlar, koca bir yaz denize 3-5 kez girmeyenimiz, fırsat bulamayanımız bile ne çoktur bilir misiniz?
Tıpkı sizler gibi bizlerin de aslan gibi yetiştirmeye çalıştığı evlatlarımız vardır.
Bizlerin de tıpkı sizler gibi ahlâklı tavırlara, aşırılıklardan uzak mazbut ve huzurlu yaşamlara ihtiyacımız var.
Bizler, -siz geldiğinizde öyle yapıyorsunuz ya da yapmak istiyorsunuz diye- tüm günü lak lak, şak şak ile, gezip tozarak geçirmeyiz bu yerde.
Sizler gibi hayatı var bizlerin de.
Ekmek paramız, değerlerimiz en önemlisi de saygımız.
Bodrum'u "gece hayatının sınırsız yaşandığı" tanıma siz soktunuz halbuki biz değil.
Bodrum'da gece hayatını sınırsızca yaşayan yaşayabilen sizlersiniz, biz değil, bunu ayırt edin artık.
Ve öyle kabullendiniz ki bu tanımı, öyle uygunsuz şeyler yaptınız ki Bodrum'da, öyle vazgeçemediniz ki burdan...
Kurnazca birileri, türbanıyla "Bodrum'da" rahatsız olduğunu söylediğinde daha farklı algılamayı seçtiniz.
Adını çıkarttınız dokuza mümkün değil indiremeyiz sekize.
Sınıflamayın artık bizi olmaz mı?
Zor değil istediğim.
Biraz saygı.

3 yorum:

birdamlacıkyağmur dedi ki...

Bir zamanlar Bodrum'da yaşayan -ailem hala orada yaşıyor- biri olarak ne de iyi anlıyorum yazdıklarını bir bilsen.
Eline sağlık...

nehirineylemleri dedi ki...

Ecehan, postunu Nehir'in babasına okuyordum, ne alaka deme de 'bu kadınsa ben neyim acep' çok güldürdü bizi bu saatte:))

oyumben dedi ki...

Beyinleri bodruma kapatırsak olacak budur. Höykürmek istiyorum.