1 Şubat 2012 Çarşamba

Etli yemeğe soğan olma çabası

Siz karla marla kartopu oynarkene, bizim çocuklar gözlerini televizyonlardan ayıramazkene, orda burda kar niyetine sulu sulu köpük sıkıp çocukları gaza getirip yalandan yalandan karda yürütürüp de beni iki de bir "kızım çok girmeyin oraya dizinize kadar ıslandınız hastalaneceksiniz" diye bağırtırkene iyi miydi?
Alın size;
Burası da Bodrum işte.
Tomurcuklanmıştır da bu yazıyı yazan gazeteci görmemiştir herhalde. Tomurcaklanmadan meyve verir mi anacım erik? Neyse konunun zırt dediği yerde bu değil zaten.
Bizim bahçedeki badem ağacının alt yeşil yaprakları geçen seneden hala durmakta buna rağmen üst dallarda çiçekler açmış. Normal şartlarda pek normal sayılmaz aslında ;-) Gazeteci haklı olabilir mi ne?

Bu da benim minnoşlarımın kar(!) keyfi.


Kar suniydi muniydi amma velakin, yüzlerindeki mutluluk çok sahiciydi. Bakmayın çemkirdiğime gerisi de boştu zaten.


Çok güzel bir coğrafyada yaşıyoruz.
İstanbul'u ayrı güzel, Ankara'sı ayrı güzel, Bodrum'u, Antalya'sı, Denizli'si kısacası heryeri başka bir güzellik sunuyor gören gözlere, anlayan dimağlara.
Bizim resimlerde, "etli yemeğe soğan olma çabası" bir nevi.
Huzurla ve afiyetle kalın.

11 yorum:

Noblesse dedi ki...

ne güzel yazmışsın gerçekten ülkemiz bir cennet.

Ecehan dedi ki...

Sevgili Noblesse,
Sence de öyle olmasına sevindim arkadaşım.

Mine Özgür dedi ki...

Ecehan Hnm.cığım,
Şu bebek beresi yaptığınız sökülen örgü var ya ben hala onu anlamaya çalışıyorum ama anlayamadım desem?
Nooolur?

ZEYNOGRAF dedi ki...

O karlar köpük olmasaydı daha bir sevinirdim:)Ama yinede çok mutluyduk.O soğukta da gittik ya aferin bize.

orhankaradogan dedi ki...

Bir hafta bu güzellikleri yaşama fırsatım oldu.
Takdirle izlediğim çok güzel etkinliklerinizde "Allah" kolaylıklar versin.

Zeynep ve Elif kardeşlerin yayıncılıkta epey ilerlediklerini de memnuniyetle görüyorum, buradan tebrik ediyorum.

Hepinize ve herkese sağlıklı, mutlu, huzurlu günler dilerim...

Ecehan dedi ki...

Mine Ablam,
Telefon numaranı bana d.guralp@hotmail.com adresine gönder ben sana ancak o zaman tastamam anlatırım.

Ecehan dedi ki...

Zeynografcım,
Ben de ben de;-)) N'apim çocuğum kimyasaldı onlar ondan sebep sizi kırkladım ;-)

Ecehan dedi ki...

Orhan Öğretmenim,
Bana adresinizi gönderirseniz, Zeynep sizi de mutlu etmek ister.
Selamlarımızla,

annemahsustan dedi ki...

Ecehan; etli yemek soğansız olur mu: )

Ecehan dedi ki...

Mine Ablam,
Baktım telefon numaran gelmemiş ben bi anlatmayı deneyeyim dedim.
Alize Puffy Season ip, 4 numara şişle 35 ilmek başladım.
Haraşo örgü yaparak yaklaşık 20 cm.kadar olunca (hatırlatmak isterim ki, ördüğünüz haroşanın boyu, berenin baş çevresi olacak yani)baştan 8 ilmeği örgü bitirir gibi kestim, sağ elimde kesmeden sonra tek ilmek kaldı ya hah şimdi o zaten şişteyken diğer şişteki sıradaki ilmeği şişten çıkardım kaçsın diye.
Sonraki ilmeği aldım, diğerini gene şişten çıkardım, şeklinde ilmekler bitene kadar devam ettim.
Örgü mutlaka tek sayı başlanmalı (35, 33, 25 vs)ki, ilk 8 ilmeği kestikten sonra bir kaçırdığım bir aldığım ilmekler sonucu, en son ilmeği tekrar şişe alabilmeliyiz.
Şimdi, tek şiş üzerinde birer atlayarak aldığımız ilmekler bi dursun.
Kaçsın diye şişten bıraktığımız ilmekleri baştan aşağı sökün. Bu şekilde en son başladığınız yere döndünüz sökerek.
Şişte kalan ilmekleri de alarak birer birer, karşı tarafına iğne yardımı ile dikin. İlk kestiğimiz 8 ilmeğkli yeri de karşılaştırın dikin. Bu kısım alnımıza gelen kısmı. Karşı tarafı da iğne yardımıyla büzerek dikip kapatın.
Kapadığınız yere ponpon yapabilirsiniz yada nasıl isterseniz süsleyebilirsiniz.
Sorunuz olursa lütfen tekrar sorun.
selamlarımla.

Ecehan dedi ki...

Mine Abla,
Detaylı resimler için tıklayın, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
http://turkkadinlari.blogspot.com/2012/01/berelerimiz.html