15 Şubat 2012 Çarşamba

Neslişah/Murat Bardakçı

Hafta sonu okumak için almıştım, dün akşam şöyle bir bakmaya, kokusunu duymaya ucundan bi başlayayım dedim.


Neslişah Sultan'ın anlattığı tarihî belge niteliğinde kabul edilebilme ihtimali olan bilgileri roman tadında derlemiş Bardakçı.
Bu tür kitapların her zaman başına geldiği gibi, prensesin yakınları kitabı topa tutunca "mutlaka okumalıyım" diye düşünmüştüm.
İtirazlar, hanedana ve hanedana katılan ailelere, bazı sayfalarda hakaret edildiği ve bazı tarihlerin 3-5 yıl farkla yanlış yazıldığı yolunda idi.
Doğrusu, böye bir romanda tarihleri ezberlemediğim için, bana bahsi geçen olayın genel olarak ne zaman gerçekleştiği bilgisini vermesi yeterli. 1 Aralık olmaz da, 13 Aralık olur beni bozmaz, bana göre tarihi de yanıltmaz.
Ve da hi, hakaret konusunda ise, ben hakaret gibi algılamadım o sözü edilen satırları.

Üstelikte kitaptaki bilgiler Neslişah Sultan'ın ağzından çıkma. Bu konuda Bardakçı'yı niçin suçlamışlar onu da anlamadım. Adam yalan yazmamış ki! Neslişah Sultan da yalanlamamış ki yazılanları.

Ayrıca bu tür kitaplar zaten bir tarih kitabı değil; niteliğini taşıyabilir ama tarih kitabı değil ve bu ayrımı yapmak okuyucu açısından çok önemli olmalı diye düşünüyorum.

Tıpkı Muhteşem Yüzyıl dizisi gibi. Adı üstünde dizi bu, belgesel değil. Kısmen gerçek kısmen kurgu içerecek ki, aklı fikri dizi, film olan bizlerin dikkatini çekecek. Yalan mı?

Öylesine elime aldığım kitapta 106 sayfa okumuşum, farkında bile olmadan.
Yani ben çok hoşlaştım, bilmediğim, unuttuğum tarih bilgileri yine, yeniden çok ilgimi çekti.
O yılları, bizzat yaşamış bir insanın bir kadının anılarından yola çıkarak düşünmek de pek hoşuma gitti. Böylece, sıkıcı ve anlaşılmaz cümlelerden uzaklaşıp, bilmediğimiz, öğrenmediğimiz, öğretilmeyen, anlatılmayan yada bir şekilde yanlış öğrendiğimiz, üzerinde hiç durmadığımız ama adına "geçmişimiz" dediğimiz yakınlığı duymaya başladık.
Geçmişimizi hiç bilmediğimiz için mi geleceğimizi kurgulayamadık'ı düşünmeye başladık.
Bunun neresi kötü?
Yanisi;
Okumayan varsa benim gibi hâlâ; şiddetle tavsiye ediyorum, etkileneceksiniz, kimi yerlerde "haaaadi canım", kimi yerlerde "vay be!" diyeceksiniz, eminim.



13 yorum:

aylintoygun dedi ki...

eh birgün buluşursak tekrar getirde bende okuyayım derim:))anlamadım birşey görüşmeden zaten:D

laleninbahcesi dedi ki...

Ecehancım, Tarihin Arka Odası izlerdim sabahlara kadar , Murat Bardakçı'yı da çok beğenirdim. Ama megolamanlığı bazen sinir katsayımı artırıyor ...Pelin Batu olayından sonra daha da uzaklaştım. Şimdi okusa bunu kaza rıza hemen programında çok da umrumda falan der. Bazen programı bırakıp kendisine laf atanlarla lüzümsuz polekmiklere girip, kendine cevap veremeyecek durumda olan iznsanlara tv ekranlarından verip veriştiriyor.
Neslişah Sultan'ı bir çok programına konuk etti.Çok yakın dost olduklarını sanıyorum.
Son Osmanlı kitabını okuyup çok beğenmiştim zaten.

Neslişah Sultan'ı madem sen tavsiye ettin ben de okurum.

Çook öptüm

Ecehan dedi ki...

Lale Ablam,
Kesinlikle haklısın, megalomanlık hat safhaya ulaşınca ben de sinir oluyordum. İlk yıllarda onun yüzünden perişan giderdim işe güce neyse ki bu davranışlarından sonra gıcığıma gittiğinden bırakmıştım.
Neslişah'ı almayı aylardır istememe rağmen belki de bu yüzden uzatmıştım.
Kitabını okumak daha iyiymiş dinlemekten, onu anladım. Çemkiremiyor ikide bir hiç değilse;-)
Ama oku evet, ben çok hoşlaştım.

Ecehan dedi ki...

Bitirince veririm Aylincim. Ayrıca; aman ne şeref sizi burada görmek. tembelllll tembellll tembelllll...;-)

Kısaca Fd dedi ki...

okumam gerektiğine karar verdim.

annemahsustan dedi ki...

Ecehancım, ben nedense özellikle tarih içeren kitapları böyle romanlastırılmış şeklinde olanlarından okuyamıyorum, çok önyargılı davranıyorum bu konuda.
Sanki tarih, tarih kitaplarından, -iyi bir tarihçi tarafından yazılmış-okunmalı gibi bir iddiam var. Neden sorma, inan ben de bilmiyorum???

biricitconsungunlugu dedi ki...

bende tam dıyordum aynı Muhtesem Yuzyıl gıbı dıye,okunması gereklı bence guzel bı kıtap sanırım..
Bu arada mimledim seni sayfama beklerim :)

Ecehan dedi ki...

&Fd
oku...

Ecehan dedi ki...

&annemahsustan,
Yorumuna sonsuz hürmetler. Diyeceğimi dedim, sen de. Üstüne laf etmem.

Ecehan dedi ki...

& biricitconsungunlugu,
Hah işte, tam o gibi...

Elifinelizi dedi ki...

Gerçekten merak ettim
listeme ekliyorum :)

Nedret dedi ki...

Dün gece yine vıcığını çıkarttı programın. İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses için nasıl ''sırf şarkı söylesinler,konuşmasınlar'' diye düşüyorsam, Bardakçı için de ayni şeyi düşünüyorum.Sadece tarih anlatsa yeter. Pskiyatrik vak'a kendisi. ''Bak bende ne var?'' faslı da hasta ediyor. Ne kadar kaba bir adam. Hiç saygım kalmadı.

Ecehan dedi ki...

Nedret Hanımcım,
Bence de. Kendisinin en büyük sorunu sanırım "kendine güven" abartıyor, küçümsüyor, canı sıkıyor. Keşke, bu kadar birikime sahip olup bir de daha insancıl kalabilseydi. Ama aslında hangi konuda olursa olsun, "işin uzmanı" kabul edilmeye başladıysa bir insan, sonuç mutlak benzeri oluyor.
Ben de sussa ve sadece yazsa diyorum çoğu zaman.
sevgilerimle