12 Nisan 2010 Pazartesi

Ölüler Uygarlığı

Yaşayan her şeye ilgisini kaybetti insanoğlu.

Memleket meseleleri, aile meseleleri, geçim derdi, borçlar, bataklar, intiharlar, aldatmacalar, ikiyüzlüler, adalet, eğitim ve daha sayamadığım elvani çeşit durumlar neticesinde, güven “dağ’a” kaçtı.
Uzaya gitsek n’olur?
Kimse yanındakine güvenmiyor.
Kimse yanındakini sevmiyor.
Kimse yanına kimseyi istemiyor.
Yükselmenin ana şartı, en yakınındakinin dibini oymaktan geçiyor.
Ve hal böyle olunca insanoğlu pek tabi ki;
Kayıp Mu’ya,
Kayıp Atlantis’e ilgisini artıyor.
Kendinden umudunu kesti insanoğlu.
"Güven, dağ’a kaçtı; sinemalarda...Hadi birki, birki, birki..."

6 yorum:

üryan dedi ki...

Dağ nerde? yandı bitti kül oldu (mu)...

herşeye rağmen kesmedim umudumu insandan..

Ecehan dedi ki...

Sevgili Üryan,
Umut harika birşey bence de...

tufan dedi ki...

Güzel dualar vardı dilimde,çok güzel dualar,şimdi beddualarıma yetişmeye çalışıyorlar...

Hayırlı yolculuklar bilinmeze...

Aklımdasın,selamlar.

haykırış dedi ki...

Sayın Ecehan,
Her zaman kucak açtığımız, düştüğünde elimizle tutup kaldırdığımız, yokluğunda üzüntümüzü hissettirdiğimiz insanoğlu maalesef aynada ki yüzüyle görünmüyor ve bu yüzden ilişki mevsimleri hep kış oluyor.
Oysa mevsimlerden Bahar ve Yaz vardı nasılda unutur olduk.
Sevgi ve saygılar

Kaptan Zor'un Seyir Defteri dedi ki...

Çok şeyler yaşadığımı iddia edecek kadar genç değilim. Lakin dünyayı bizim paradigmalarımızla şekillendirdiğimizi bilecek kadar da yaşlıyım. Esen kalınız.

orhankaradogan dedi ki...

Aynen öyle lâkin çözüme yönelik yöntemlerle beynim zoklar durur hep, herkesinki gibi.

Derim ki bu hal ve ahval deprem gibi sarsmakta her yeri, taşlar gediğinden oynar kısa süreli de olsa, çatlaklar oluşur her yerde, çatırdama sesleri ile feryat figan ağıtları karışır birbirine.
Binanın temeli oynamıştır bir kere, güçlendirme, onarma önlem alma bilinçlenme süreci gelişir ardı sıra.

Veya "domuz gribi" gibi gelip geçiçi balon olur, aşılarda elde kalır, oh be der rahatlarız inşallah.

Öte yandan bu hale gelişimizin durduk yere olmadığını, birilerinin de çok hoşuna gitmekte olduğunu göz ardı etmeden izlemek gerek filmi demek isterim "deniz dalgalanmadan durulmaz"ı da ekleyerek...