15 Nisan 2010 Perşembe

Tıpkı sen, tıpkı ben gibi…

On yedisindeydim.
Yeni bir kitabın ilk sayfalarıydı okumaya başladığım.
Sonra sen geldin.
Okumaya birlikte devam etmeye karar verdik.
Aslında sen okuyalım dedin, ben tamam dedim.
Yaş on yediydi ama hayaller kocamandı.
Varsın, olsun dedik birlikte.
Sonra, önemli yerlerin altını birlikte başladık çizmeye.
Aslında sen çizdin, ben tamam dedim.
Beğenmedik satırları, yeniden yazdık kimi zaman.
Derken,
O ilk kitabı rafa kaldırdık.
Aslında sen kaldırdın, ben tamam dedim.
Benim ilk kitabımdı o, hiç unutmadım.
Sonra,
Dolabın kapıları da kapandı.
Bazen birkaç damla tuzlu suyla,
Bazen minicik bir tebessümle,
Temizledim, tozlanmasın diye kapıları.
Çok az zaman dilimlerinde araladık bazen kapıyı.
Birlikte yazdığımız kitabımızdan birkaç satır okuduk.
Bazen özet çıkardık okuduklarımızdan, bazen ders.
Aslında sen çıkardın, ben tamam dedim.
Hiçbir zaman son cümleyi yazamadığımız,
Sonu yok dediğimiz kitabımızı,
Ne sattık, ne kiraladık ne de karaladık.
Sadece sakladık.
“Bırak tek suçumuz bu olsun yar” dedim.
Sırf yalan diller okumasın diye,
Okusalar da zaten anlamayacaklar anlayamayacaklar diye,
Hâlâ dolapta saklamaktayım.
Aslında sen sakladın, ben tamam dedim.
Bilirim;
Ne eski,
Ne yeni,
Ne ilk,
Ne son,
Bir buruk aşk masalı benimkisi.
Bazen sesiz bir ırmak,
Bazen yanardağ misali.
Tıpkı ben gibi,
Tıpkı sen gibi,
Aslında sen, yani tam ben gibi.
Ama bir türlü “biz” olamayan.

5 yorum:

üryan dedi ki...

"Aslında sen..... , ben tamam dedim"

tıpkı ben gibi..
ve bu şiir; tıpkı sen gibi ;samimice , ecece..

Newbahar dedi ki...

Yazmışsın...
Aklımın 17 lerde olduğu zamana gidiyorum şimdi.
Yaş 17 ydi, ömrün en deli mevsimiydi...

Şimdilerde ki gibi olgun değildik. Bense bu olgunluğumu hiç sevmedim. Yine kitaplar açsak, sayfalar karalasak, hep ''tamam'' desek!..
Varsın yine biz olamayalım, ne çıkar..

aysema dedi ki...

Ama, ama her zaman da tamam denmez ki...

Henüz on yedi ha! Ah ne güzeldi o zamanki duygular! Sevgilerimle...

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

17 yaç hayatın en deli kör çağı.
Aslında mesele körlükse 47yaşındada kör oluyor insan..ve bir aşk yaşanamadığı sürece bitmiyor akılda kalıyor sanırım.

O yılların titreten, gördüğünde elini ayağını birbirne karıştıran aşkları olmuyor yaş büyüdükçe yürekde kırıklar çoğaldıkça...

Ecehan dedi ki...

Sağolunuz sevgili missafirlerimmm