8 Nisan 2010 Perşembe

Sevgi emek ister

Gönle ha lodostan esmiş, ha fırtına; yüreğime geldiği gibi yazar durur biriyim ben.
Lakin;
"Eleştirenler, takdir edenlerden daha çok yer ediyor bloğunuzda gibi geliyor yine bana, cam da kırılmış, keskinleşme de başlamış. Oysa "seni öldürmeye gelen, sende dirilmeli" birikimine de sahipken.
Son söz Yunus Misali olsun "Cümleler doğrudur, sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz sen eğri isen"...
demiş; benim uzun aylardan beri önünde saygıyla eğileceğim, düşüncelerini keyifle okuduğum, anam babam gibi örnek diyeceğim Türk Öğretmen Orhan Karadoğan.
(http://orhankaradogan.blogspot.com/)
Haklı mı?
Evet... Hem de sonuna kadar.
Ortaya çıkan bu duruma benim "eksikliğim" diyebilirim belki rahatlıkla.
Çünkü ben, -bazı dostlar için öyle anlama gelmeyeceğini bilsem bile- başardığım şeyleri sözkonusu etmeyi hiç sevemedim.
Bu yüzden çok şey kaybetmedim mi?
:-) lakırdısını bile edemem çünkü benim dünyamda trilyonlar bazen nokta kadar bile değerli değiller. Lakırdısını etsem incitirim kendimi o da bana yazık olur.(Yalnız bakın halâ, ajitasyon gibi oluyor yazdıklarım. )
Mutluluklarım olmadı mı bu arada?
Tabiki oldu kişisel olarak.
Ancak kendimi sadece kişisel mutluluklarla mutlu etmeyi başarabilenlerden olamadım belki de.
Hergün şehit, hergün bin türlü muzurluk, hergün on bin türlü hıyanetlik olunca evlat yetiştirdiğim vatanda,
Hele de sözkonusu evlatlarımızın geleceğiyse;
Kusura bakmayın ama -genellikle- iç açıcı görmeyi başaramadım durumları.
Sanırım bu sebeplerden, genellikle hüzün ve kızgınlık aktardım sayfalarımdan.
Oysa ki;
Dostlarım beni en kötü zamanlarında özellikle ararlar, çünkü ben onlara mutlaka mutlu sebep bulurum facia dediklerinden.
Ne bileyim; hani atalar derler ya (teşbihte hata olmaz) kendi başını düzemeyen gelin başı düzermiş diye,
Misal o misal...
Oysa ki;
Asla umutsuz değilim gelecekten.
Bugün için tırmalamam ve yanlışları gözönüne serme gayretim de aslında bundan.
Lay lay lom değil benim yaşadığım hayat -maalesef-
Ama teşhisi doğru koyar ve ucundan ellerimizden geldiği kadar tutar isek, elbette dünya sandığımızdan da güzel.
Orhan Öğretmenim hep dediği gibi;
Sevgi emek ister. (Annemin bana ilk öğrettiği şeydir bu aynı zamanda)
SEVGİ EMEK İSTER...
Ve fakat sevgi; en çok kaybedildiği yerde değerlidir her nedense!
Hüzünlerim ve kızgınlıklarım için af dilemeyeceğim.
Ben buyum ve bu sayfadaki her satır da -herşeye rağmen- yüreğimden geçenler.
Keşke en kötüsü bile olsa herkes ama herkes kendini en az benim kadar ifade etse...
O zaman sorun kalır mıydı dünde, bugünde, yarında?

6 yorum:

Newbahar dedi ki...

Seni sevmek kolay olmadı sevgili Ecehan. Çoğu blogcuyu kolay sevmediğim gibi, seni de zor sevdim ama sıkı sevdim.
Ondandır seni fazlaca anladığımı düşünerekten bazen olur ya senin bir kaç satırına sessizce bakar giderim.

Laylay lom değil hayatımız. Laylay lomların listemizde adı yok sende bilirsin.
Dile gelmeyen bazı şeyler var gönülde gizli.
Gizlemediklerimizi yazarız biz. Okuyan okur, okumayana eyvallah.
Kimsenin kimseye yol borcu mu var burda.

Gönülden gönüle yol buluyor, ister alenice yazılmış olsun, iter sessizce içimizde taşıyalım sevinçleri.
Bense ve gördüğüm kadarıyla sen sessizce taşımaktan yanasın. Bize göre değil sanırım bişeylerin sevincini, öve öve yaygara edip, uzun uzadıya methiyeler yazmak.

Amaaaannn saat 24 çalarken, karadeniz değil mi bura Newbaharın aklıda yavaşlıyor işte:)

Bilmem ki anladın mı yazdıklarımı?
Seviyorum seni, sıkı sıkıya.

orhankaradogan dedi ki...

"Buyur burdan yak" derler ya, ne kadar zor, insanın kendisi ile ilgili değerlendirmeyi cevaplaması.

En başta en "samimice" maksadım asla siz can dostu eleştirmek, veya haddim olmayarak akıl vermek değildir, yine öyle biline.

Çok saygı duyduğum ve değer verdiğim dostları zevkle okumak ve görüş bildirmek, fikir paylaşımında bulunmaktır asıl maksadım.

"Kusursuz dost" aramak gibi düşüncem de hiç olmadı, herkesi olduğu gibi kabul ve görmek, en başta gelen şiârımdır.

Sizi hep mutlu sevinçli ve biz mavinlere de her zaman pozitif enerji veren kaptan şoför olarak görmek isteğimizi sözün özü olarak yüksek bilgilerinize sunuyorum.("Her zaman papaz pilav yemez ki" deseniz bile.)

Bu, benim için çok anlamlı olan ama layık olmadığım övgülerinizle mahçup olduğum, nâzik ve zarif değerlendirmenize "Benim için ne düşündüysen 10 katı" dileğimi, Yuvanız, yavrularınız, aile fertleriniz siz ve sevdikleriniz iki cihanda hep mutlu, huzurlu, sağlıklı ve başarılı olun dualarımı, kaleminiz, yüreğiniz, bileğiniz ve bloğunuz sonsuza dek varolsun isteğimi selam sevgi ve saygılarımla bildiriyorum...

tufan dedi ki...

Anlatmak istediklerin değil de anlaşılmayan yanların konuşulur bazen,hayatı tersden okuyanlarımız da vardır,olsun varsın.

Sen eteğinde güneş renkli bir yığın yaprakla hayatın merdivenlerini ağır ağır çık,yukarıdan baktığında toprağa saçılmış bir sürü kuru yaprak göreceksin,hayatı hafife almanın bir bedeli olacaktır elbet de.

Biz gibilerin kalemi inandığı doğruyu çizer,tutamayız bazen içimizdeki fırtınayı kırdığımız da olur,üzdüğümüz de,ama yüreğimizdeki sevgiye kimse laf edemez.

Evet, Sevgi emek ister,bunu her dile getiren yüreğe saygıyla...

Selamlar.

cilekperisi dedi ki...

bazı insanlar hüzünlerini tüm kalplerinde taşırlar ve nereye giderlerse gitsinler, hüzünleri de gelir onlarla. hayatın her anında vardır bence hüzün. güldüğümüz şeyler de hüzünden doğmuştur bence. bunu anlamak önemli.. hüzün, derinliktir çünkü.

Ecehan dedi ki...

Sevgili Newbahar;
Beni zor sevdiğini çok iyi biliyorum çünkü sen bana fazlaca yakınsın kilometrelere rağmen.
Tüm desteklerin için, sağol...
&&&
Size asla alınmadım ki...Sadece neyin neden öyle olduğunu dilimin döndüğünce izahıydı yazdıklarım. Övgü dediklerinize gelince; en az o kadar hissettiklerim.
Varolun, sağolun.
&&&
Sevgili Tufan;
Her kelimeni çok iyi anlıyorum. En güzel tarafı kelimelerinle çok anlamlı cümleler kurabiliyorum kendimce.
Her zaman sağol...
&&&
Sevgili Çilekperisi;
Gönül dünyama hoşgeldiniz. İyi anlaşacağız gibi görünüyor:-)
Sevgiler...
&&&
Hepinizi çok seviyorum; iyi ki varsınız...

LODOSCU dedi ki...

Hassas ve kırılgan yüreğin haliyle sevmeyi biliyor. Dürüst ve doğrudan oluşunu da seviyorum. Yazdığın, söylediğin..söylemediğin ve dahi söyleyemediğin hepsini sevdim ben.
İyisin sen, çok iyisin.

Sevgiler arkadaşım.