Kütüphane görevlisi arkadaşın tavsiyesi ile okuduğum,
Her sayfayı büyük bir keyifle zihnime indirdiğim,
Kâh İstanbul, kâh hiç bilmediğim Diyarbakır'ı tüm lezzetiyle hayal edebildiğim, şahane kurgulanmış bir eser.
Hayatın stresinden kurtulmayı denediğiniz saatlerde, balkonu yıkayıp, ektiğiniz çiçeklerle aşk yaşarken yanında bir fincan kahveyle harika gidiyor, benden söylemesi...
yazarın kullandığı sade dil ve kurgu kitabın akıcı olmasını sağlamış.. paylaşıma teşekkürler..
YanıtlaSilBana Asmalı Konak'ı hatırlatmıştı...
YanıtlaSilCanan Tan bence Kerime Nadir , Muazzez tahsin Berkant gibi yazarların boşluğunu dolduruyor tarzı ile...
Çok öptüm Ecehancım.
İki gün oldu başlayalı,biraz da geç oldu herkes okumuştu merakla başladım 300.sayfadayım Piraye ve Haşimin aşkı sardı beni nette işimi halledip hemen PiRAYE'yi elime almayı planlıyorum.Okuduktan sonra blog da paylaşırım inşallah...Sevgilerle...
YanıtlaSilEmine Hanım,
YanıtlaSilFikrinizi paylaştığınız için de ben teşekkür ederim.Sevgiler
Lale Abla,
YanıtlaSilAslında okurken kesinlikle Kerime Nadir'i sıklıkla anmıştım.Tan'ın Pirayesi ile Nadir'in Sitaresi sanki aynı evden çıkmış gibiydiler pek çok yerde. Sen de böyle deyince aferin dedim kendime, ;-)
sevgiler
Eftelya,
YanıtlaSilBugün bitireceğinize eminim ;-) Paylaşımınızı bekliyor olacağım.Teşekkür ederim.
ben de okumak istiyordum bu kitabı sağolun paylaşımınıza...
YanıtlaSilMormenekşelerr, rica ederim, kitapla ilgili sizin yorumunuzu da bekliyor olacağım ;-)
YanıtlaSil