4 Ekim 2012 Perşembe

Hayvan Bakımevi ziyaretimiz

Bugün 4 Ekim.
Dünya Hayvan Hakları Koruma Günü.
Geçtiğimiz pazar yeni yasa teklifine hayır diyen tüm hayvanseverlerin etkinliği güne damgasını vurmuştu hatırlarsanız. Umarım en en en kısa zamanda en en en doğru yasa çıksın.
Bodrum Geçici Hayvan Bakımevinde yaklaşık 500 sahipsiz hayvana barınma-tedavi-kısırlaştırma ve sahiplendirme gibi hizmetler verilmekte.
Her yer pırıl pırıl, çünkü kendi düzeninden hariç hayvanseverlerin özellikle de Bodrum Hayvan Hakları Derneği'nin olağanüstü çabası var. Özellikle de benim can arkadaşım dernek başkanı Füsun'un. 7-24 sahipsiz sokak hayvanları için çalışıyor doğrusu bazen hızına zor yetişiyorum.



Genel olarak hayvancıklarımız mutlu. Ama her ziyaretin onları ne kadar daha mutlu ettiğini görmemek ve bundan etkilenmemek elde değil.







Bulunduğunuz yerlerdeki bakımevlerine uğramanızı, sevgi ve şefkat açlığı çeken can dostlarımızı okşamanızı ve eğer mümkün olabiliyorsa sahiplenmelerini sağlamanızı ne kadar çok isterdim. Çünkü resmi kurumlar bütçe ve personel imkânları çerçevesinde bu tür bakımevlerinde onların hayatî ihtiyaçlarını karşılıyorlar ama her şey bununla bitmiyor tabi. Onlar da her canlı gibi sevgiye muhtaçlar. Bunu hiiiç ama hiiiç unutmamak lazım. Öyle ya bu dünya sadece biz insanlar yaşayalım diye yaratılmadı, her canlının en az bizler kadar bu dünyadan faydalanma ihtiyacı var, hangimiz bir yere kapatılmak isteriz ki?
Diyeceksiniz ki belki, insan yeterince saygı ve sevgi gördü de hayvanlar mı kaldı eksik? (Ben benzer cümleyi işim dolayısıyla günde en az on kez duyuyorum ne acı ki!)
Hayvanlar ile ilgilenmenin insanlara haksızlık olduğunu hiç mi hiç düşünmüyorum. Tam aksine, hayvan sevemeyenin insan sevebileceğine de, insan olabileceğine de asla inanmıyorum.



Daha birkaç gün önce bir kutunun içine konarak yakılmaya uğraşılmış bir kedi kurtardık. Çığlığı -insanım- diyebilen herkesin yüreğine oturur cinstendi, o anda onun hayvan mı vs olduğunun önemi yoktu, yanıbaşında hapsedilmiş ve yanarak ölmesi istenmiş bir canlının haykırışıydı o.
Ne farkeder ki, yürekler kör olduysa ha terörist olup masum insanları öldürmüşsün ha bir canlıyı kutuya hapsedip yakmaya çalışmışsın! Halbuki tam tersi tüm dünyaya bir çırpıda barış getirebilecek bir davranış; her canlıya saygı.
Sözün özü, bizim dolu dolu bir günümüz geçti bir grup öğrenci ile. Darısı sizlere...




4 yorum:

annemahsustan dedi ki...

Ecehan ben çok korkuyorum, irkiliyorum biliyor musun hayvanlardan. Hiç dokunamam hiçbirine: ((
Çocuklarım benim gibi olmasınlar istiyorum...

orhankaradogan dedi ki...

Bu güzel etkinliği yürekten kutluyorum, hepinize sonsuz teşekkürler.

"İnsanları sevmeyen, hayvanları da sevmez" tersi de düzü de kesin olan bu söz bilincindeki ilginize ve sevginize hayranlığımı belirtir, kolayllıklar dilerim.

fiamma dedi ki...

Her şehre nasip etsin Allah böyle korunakları, pek iç açıcı değil bir çoğu...

tuğba arık dedi ki...

çok güzel bır davranış..hele çocuklarla yapılması dahada güzel...