Aylarca en çok satanlar listesindeydi ama ben kocasına gıcık olduğumdan almamıştım kitabı. (Ne alaka bir mazaret diyebilirsiniz ama öyle işte)
Sonra arkadaşım Filiz kitabı getirip "bunu mutlaka oku!" dedi.
Yazın da Çağlayan "mutlaka okumamı" tembihlemişti.
Okudum.
Aylarca listelerin en tepesinde kalmasının bir sebebinin, okuyucu olarak dramaların bizleri ne kadar bağladığı ile ilintili geldi bana, seviyoruz işte ezilmiş, yıkılmış, dövülmüş, sömürülmüş hikayeler okumayı, inkâra gerek yok.
Ancak, gerçekten bazı cümleler harikulade güzellikteydi, öyle ki üzerinde bütün bir hayatı düşündürecek kadar ustaca. Sanırım bu da Hande Altaylı'nın aldığı şanslı ve güzel eğitimle alakalı, boş değil belli. Bu yüzden olsa gerek konuya değil de doğru ve güçlü cümleler bana kitabı soluksuz okuttu.
Herşeyi sayıp dökmek okumak isteyene haksızlık olacağından, aklımdan çıkaramadığım bir kaç cümleyi paylaşmak istedim;
"...Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı..."
"...Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu..."
Sonra arkadaşım Filiz kitabı getirip "bunu mutlaka oku!" dedi.
Yazın da Çağlayan "mutlaka okumamı" tembihlemişti.
Okudum.
Aylarca listelerin en tepesinde kalmasının bir sebebinin, okuyucu olarak dramaların bizleri ne kadar bağladığı ile ilintili geldi bana, seviyoruz işte ezilmiş, yıkılmış, dövülmüş, sömürülmüş hikayeler okumayı, inkâra gerek yok.
Ancak, gerçekten bazı cümleler harikulade güzellikteydi, öyle ki üzerinde bütün bir hayatı düşündürecek kadar ustaca. Sanırım bu da Hande Altaylı'nın aldığı şanslı ve güzel eğitimle alakalı, boş değil belli. Bu yüzden olsa gerek konuya değil de doğru ve güçlü cümleler bana kitabı soluksuz okuttu.
Herşeyi sayıp dökmek okumak isteyene haksızlık olacağından, aklımdan çıkaramadığım bir kaç cümleyi paylaşmak istedim;
"...Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı..."
"...Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu..."
Yakın zamanda TV dizisi olabilme ihtimali çok yüksek, bayağı reyting alacağına da hiç kuşkum yok.
Aşk'ın kendisi bizatihi drama iken ben yine de biraz katmerlisini severim diyenler okursa çok hoşlanırlar.
Bana gelince, ben aşkın yalın halini seviyorum, bu kitapla daha çok inandım.
Son günlerin blog modasına uyarak dün gece "Lizbon'a gece treni" ne başladım. Kısa zamanda biteceğine emin oldum ;-)

hayırlı yolculuklar Ecem: )
YanıtlaSilaz bucuk tahmin edebildiğim bir ktiap. ilgi çekici bir ismi var ve anlatımı da rahat okunur olmasından dolayı bu kadar tuttugunu düşünüyorum biri bana verip oku dese ben de okurum ama almak istemiyorum :)
YanıtlaSilyazını şöyle bitirdim neee blog modası mı lizbon'a gece treni mi???
kendi kitaplarıma öyle dalmışım ki modaları kaçırıyorum demekki
okuyamadıgım kitaplar arasında boğulacağım bir gün:)
bu lafı sevdim bir ara twitter da paylaşayımm :))
amma yazdım ha! :)
Oy Ecem valla okursun kısa zamanda:)) Zor bir kitap ama tam bir edebi şölen...
YanıtlaSilKahperengini okumadım vallah...Dizisini izlerim artık.
Seni ve kızlrı çook öptüm, kucakladım bi de...
Ayşegülcüğüm,
YanıtlaSilTeşekkür ederim istersen vekaleten de giderim ;-)
Syhn,
YanıtlaSilModayı kaçırmana şaşırdım valla ;-)Lale Abla ve Leylak Dalı öncüydüler pek tabi ki. 83 sayfa okuyabildim dün gece eğer mesai olmasaydı sabaha kadar sürdürebilirdim.
Bu arada sana söz verdiğim hediyeyi unutmadım, boya moya siparişlerim gelir gelmez ilk sana yazacağım ;-)
sevgiler
Lale Ablammmm,
YanıtlaSilSen boş yere beğenmezsin zaten. Tavsiyeyi senden aldıysam daha bir fıkır fıkır okuyorum kitaplarımı, sağol ve hep var ol.
Kızları akşam senin adına kucaklayacağım, öptüm seni.