Dün Bodrum ilk sonbahar yağmurunu gördü.
Her yer toprak kokusu doldu, kendini bayram misafirlerine hazırlıyor olsa gerek.
Her ilk yağmur akşamı olduğu gibi eve dönünce elceğizlerimle yaptığım un tarhanası çorbası pişirdim.
Dibine tarhananın kendisinden bir yemek kaşığı alır, iki diş doğranmış sarmısakla, zeytinyağında şöyle kokusu çıkana kadar kavurup suyunu öyle ilave ederim ben. Kavrulmuş un kokusunun neredeyse her çorbaya acayip yakıştığını düşünürüm. Pişmeye yakın bir bardak süt de mutlaka katarım. Üzerine de karabiberle, kırmızıbiber de oldu mu ohhhh, afiyetle yensin işte daha n'olsun dimi yani ;-) Hele de yanında ev yapımı tavuk döner ve pilav da varsa akşam yemeği işi tamamdır bitmiştir.
Güzel bir "yer gök aşk" akşamı için gerekli hazırlıklar bittikten sonra, şahane sanatçı Işıl Yücesoy'un hiç hoşlaşmadığım Hamiyet rolünün ekrandaki şu görüntüsü, dışarıdaki yağmura eşlikte ettirdi ya beni, pes.
O anda Ali Ömer'e "n'olur git ve Havva'dan özür dilediğimi, kıymetini bilemediğimi, beni affetmesini istediğimi söyle yavrum" diyordu.
Hayat işte. Sen onca kötülüğü yapıp, bir de kesene kalır mı sandıydın Hamiyetim canavarım...
Ay sonra bir de şu görüntü vardı; Sultan Hanımınan Reşit Bey'in. Reşit evlenme teklifi edince yağniii Sultan Hanımın süzüm süzüm süzüldüğü görüntü.
Hayatın içinde kaybettikleri zamanları arayanların o naif telaşıydı gördüğüm.
Gülyüzlüm kitabını bitirmeme az kaldı. Büyükler için yazılmış Kemalettin Tuğcu tadındaydı diyebilirim. Valla her sayfada çocukluk günlerime dönüp, "salya sümük okuduğum o içli kitaplar mı bizim neslin bazılarını bu kadar duygusal yapan sebep" diye düşünmeden de edemedim.
Şimdiii...
Bundan sonra mandalinalarımız olmaya başlar. En kokulusundan, dalından koparıp yemecesine. Kilin deriz burada o cinse ve hiç bir yerde olmaz buradan başka ve buradan gitmedikçe.
Bu sene mandalina da kurutacağım fırında. Geçen seneki portakal kurularımı ben ve arkadaşlarım çok sevmişti. Nasıl dı için tık.tık
Yarın tatil ilan edildi edilmesine de bu ne demek? Ecehan evde bayram temizliği yapacak. Sanki çok gelenim gidenim varmış da ben burada yalnız değilmişim gibi. Arkadaşlarım desen ya kalabalık aileler birbirlerini zor görüyorlar ya da burada değiller. Olsun ama ben annemden gördüğüm tüm alışkanlıkları seve seve devam ettirmekten yanayım. Kimse gelmese de evim de bayrama hazırlanmalı.
Punch işi masa örtümün köşelerini bitirdim. Ortası boş kalması diye şimdi de orta motiflere başladım. Bayramda bitiririm.
Cath Kidston işi için hazırlıklarım bitti ama şu punch'ın bitmesini bekliyorum belki onu da bayrama bitiririm.
Dün gazetede gördüğüm kitap ilgimi çekti ondan edinmeliyim ve okumalıyım belki bayramda bitiririm.
İyi yada kötü olmak kendi tercihimiz midir? diyor. Etkilendim ben şimdiden.
Şimdilik ben kaçar.
Her yer toprak kokusu doldu, kendini bayram misafirlerine hazırlıyor olsa gerek.
Her ilk yağmur akşamı olduğu gibi eve dönünce elceğizlerimle yaptığım un tarhanası çorbası pişirdim.
Dibine tarhananın kendisinden bir yemek kaşığı alır, iki diş doğranmış sarmısakla, zeytinyağında şöyle kokusu çıkana kadar kavurup suyunu öyle ilave ederim ben. Kavrulmuş un kokusunun neredeyse her çorbaya acayip yakıştığını düşünürüm. Pişmeye yakın bir bardak süt de mutlaka katarım. Üzerine de karabiberle, kırmızıbiber de oldu mu ohhhh, afiyetle yensin işte daha n'olsun dimi yani ;-) Hele de yanında ev yapımı tavuk döner ve pilav da varsa akşam yemeği işi tamamdır bitmiştir.
Güzel bir "yer gök aşk" akşamı için gerekli hazırlıklar bittikten sonra, şahane sanatçı Işıl Yücesoy'un hiç hoşlaşmadığım Hamiyet rolünün ekrandaki şu görüntüsü, dışarıdaki yağmura eşlikte ettirdi ya beni, pes.
O anda Ali Ömer'e "n'olur git ve Havva'dan özür dilediğimi, kıymetini bilemediğimi, beni affetmesini istediğimi söyle yavrum" diyordu.
Hayat işte. Sen onca kötülüğü yapıp, bir de kesene kalır mı sandıydın Hamiyetim canavarım...
Ay sonra bir de şu görüntü vardı; Sultan Hanımınan Reşit Bey'in. Reşit evlenme teklifi edince yağniii Sultan Hanımın süzüm süzüm süzüldüğü görüntü.
Hayatın içinde kaybettikleri zamanları arayanların o naif telaşıydı gördüğüm.
Gülyüzlüm kitabını bitirmeme az kaldı. Büyükler için yazılmış Kemalettin Tuğcu tadındaydı diyebilirim. Valla her sayfada çocukluk günlerime dönüp, "salya sümük okuduğum o içli kitaplar mı bizim neslin bazılarını bu kadar duygusal yapan sebep" diye düşünmeden de edemedim.
Şimdiii...
Bundan sonra mandalinalarımız olmaya başlar. En kokulusundan, dalından koparıp yemecesine. Kilin deriz burada o cinse ve hiç bir yerde olmaz buradan başka ve buradan gitmedikçe.
Bu sene mandalina da kurutacağım fırında. Geçen seneki portakal kurularımı ben ve arkadaşlarım çok sevmişti. Nasıl dı için tık.tık
Yarın tatil ilan edildi edilmesine de bu ne demek? Ecehan evde bayram temizliği yapacak. Sanki çok gelenim gidenim varmış da ben burada yalnız değilmişim gibi. Arkadaşlarım desen ya kalabalık aileler birbirlerini zor görüyorlar ya da burada değiller. Olsun ama ben annemden gördüğüm tüm alışkanlıkları seve seve devam ettirmekten yanayım. Kimse gelmese de evim de bayrama hazırlanmalı.
Punch işi masa örtümün köşelerini bitirdim. Ortası boş kalması diye şimdi de orta motiflere başladım. Bayramda bitiririm.
Cath Kidston işi için hazırlıklarım bitti ama şu punch'ın bitmesini bekliyorum belki onu da bayrama bitiririm.
Dün gazetede gördüğüm kitap ilgimi çekti ondan edinmeliyim ve okumalıyım belki bayramda bitiririm.
İyi yada kötü olmak kendi tercihimiz midir? diyor. Etkilendim ben şimdiden.
Şimdilik ben kaçar.



İyi bayramlar olsun canım... Nice sağlıklı sıhhatli bayramlara:)
YanıtlaSilAyşegülcüm, sağol tatlım sana da iyi bayramlar. Semih ve Defne2yi de öp benim için.
YanıtlaSilEcehan'ım bayram güzelim, o nasıl bi tarhana tarifiydi öyle, tamam bundan sonraki aynen öyle pişecek...
YanıtlaSilBurası da yağışlı ama bayramda güzel olacakmış...İlk gün evde oluruz ve iyaretçilerimiz çok olur, malum dayı evi ve buradaki tayfanın en büyüğü, işin enteresan tarafı kendi akranı yeğenleri... Kayınvalidem kızlarının çocuklarına arkadaş olsun diye doğurmuş son kertede:))
Öptüm çok seni
Lale Ablammm.
YanıtlaSilBeni en çok duygulandıran sözlerin niye bunlar bilemedim.
Belki bayram yalnızlığımın etkisidir.
Çook teşekkür ederim. Sana ellerimle pişirmek isterdim bu çorbayı.
Bayramınız çoooook ama çoooooooook misafirli geçsin, seni yormayacak kadar tabi ;-)
öptüm.
bazen haftada bir kaç defa açıp bakıyorum heyecanla bakalım neler yazmış diye.. bazen de bir kaç hafta hiç açmıyorum birden fazla yazı biriksin hepsini bir görüp coşayım diye.. bugün coşma günüm oldu. tam 4 yazı birikmiş şeker torbamda :) seni seviyorum. yazılarını seviyorum. dostlarına yaptığın çiğ börekleri seviyorum, deniz yıldızlarını kıskanıyorum. sen ne özel , ne güzel insansın kanım, canım Diloşum.
YanıtlaSilHer iki bayramınızı birden kutluyor, yeni arka planınızın hoş olduğunu söylüyor, yazı ve etkinliklerinizi takip etmekten mutluluk duyduğumu belirtiyor, sevinç ve hüzünlerinizi paylaştığımı bilmenizi istiyor, selam sevgi ve saygılarımı sunuyorum...
YanıtlaSilvalla aynı durumdayız arkadaşım.ben sana sen bana gelsen.eşimin tarafı burda ama en küçük gez babam gez çocukla zor oluyor ama adetlerimiz...tatlımda var sarmamda.bizde işler biraz ters olur.anneme de yaptım.ikinci günü cee dicez onlarada.böyle işte analamdan geçecek bayram yine.sağlık olsun,huzur olsun ve sen böyle yaz güzel güzelde yüzümüzde gülümseme olsun:))
YanıtlaSilokuyacak bir kitap arıyordum. İyi oldu bayram bayram sana uğradığım.
YanıtlaSilBayram yalnız, yapayalnız geçti, bayram temizliği yaparak...
Şimdi gecenin geçmesini bekliyor Newbahar, sonra bayramın!
Öpüyorum seni ve kızları
Demoşum,
YanıtlaSilBeni hem gülümsettin hem de...
ss.
Orhan Hocam,
YanıtlaSilGüzel cümleleriniz beni bahtiyar etti. Selam ve saygılarımla,
Sibel,
YanıtlaSilSen her zaman gel ben hep buradayım, yalnız, garip, bi başıma...sevgiler cancağzım.
Newbahar,
YanıtlaSilAşağı yukarı aynı durumdayız. Sevmiyorum yalnızlığı, hele de bayramlarda. Ama n'apalım? Kader deyip geçeriz biz de.selam ve sevgilerimle,