10 Ekim 2012 Çarşamba

Bodrum Belediyesi-Cemil İpekçi Tasarım Merkezi



Dün öğle arasında Bodrum Belediyesi-Cemil İpekçi Tasarım Merkezi'ne gittim.
Akşamları mucize gibi gidiveren ama tüm gün benimle olan o müthiş el işi yapma hevesi kıvamındaki günlerimden biriydi herhalde.
Geçen yıl açılmasına, Cemil İpekçi tarzını giysi de değil ama aksesuar olarak epeyce hoş bulmama rağmen bir türlü gidememezliğimin tek sebebi vakitsizlik falan da değildi, kurslara katılma isteği duyup ta vakit bulamamak korkusu desem daha doğru idi.


Eski bir Bodrum evi burası, haliyle daracık bir sokak içerisinde.
Tüm kapı, pencere küpeşteleri deniz mavisi boyalı ve kenarlarında iç açıcı çiçek resimleri var.





İçeride türlü türlü boncuklar, ipler, kumaşlar, yemeniler mevcut. Hafta içi kursiyerlere ister dikiş, ister kreatif tasarım, ister brezilya nakışı, ister aplike, isterse de boncuk işleme dersleri veriliyor.
Ürünlerin resimlerini çekmeye utandım ama bir tanesi için izin aldım. Hani şu oturduğum yerde bir motif yapayım hiç değilse diyenlerdenseniz, birleştirmek için size fikir olsun diye;



Hatta bu çiçekler, yapraklar rengarenk olsa da çok güzel olur bence;


Duvarlarda bildiğiniz Cemil İpekçi tarzını yansıtan bana oldukça hoş görünen tablolar vardı. Eski gazete sayfalarına desen çizilip boyanmış, paspartu olarak çeşitli kumaşlar (sanırım eskiden divitin dediğimiz türler) kullanılarak hazırlanmış, kimisi hat yazılı tablolar;






Burası da genellikle baskı boyama işleri yaptıkları minik avlusu;


Neler mi yapmışlar? Bana değişik gelenler şunlardı;
Yemenilerden desenler kesip elbise, bluz, pantolon, manto vs gibi giysilere aplikeler yapmışlar,
Panç iğnesinin değişik bir versiyonuyla gergefe kumaş gerip boncuklar işliyorlar pıt pıt kolayca,
İpek, naylon, floş ipliklerden çiçekler yapraklar örüp ince ince aksesuar haline getiriyorlar; saç bantları, çaprazdan yarım kesilmiş yemenilerden oluşan bandanalar, kemerler, cüzdanlar, çantalar vs vs.

Buradan sonraki resimler netten alınma orada çekmedim ama fikir vermesi adına devam edeyim dedim,
Bizim bildiğimiz efe oyalarını ipekli, dokuma  gibi çeşit çeşit fularların ucuna geçirmişler fiyatları 200 TL civarlarında.


İğne oyası olmayanları da var, tığ işi ama incecik ipliklerle örülü çok güzel görünüyor;



Uçları böyle demir küçük pullu olanları da vardı ve ben pek tabi ki en çok bunlara bayıldım;



Çook eskilerden bu oyalar ya ipek ipliğinden yada at kılından yapılırmış.

Para keselerini unutmamak lazım;


Ben daha fazla yaşlanmadan kesinlikle bu işlere el atmalıyım, hepsine birden.
Küçük ama değerli keseler hazırlamalıyım mesela kimbilir belki yavukluya lavanta kesesi yapar bir aşık.
Efe oyaları hazırlamalıyım en yiğit efe takmalı onu başındaki fese ve düğününde yere diz çöke çöke zeybek oynamalı.
Eski gelenek ve görenekleri yansıtan kıyafetler dikmeli, sırmalarla donatmalıyım mesela onları; herbirini hem ağlarım hem giderim diyen genç kızlar kına gecelerinde giymeliler.
Çevreler işlemeliyim muhare kumaşlara, kızlar sevdalılarına vermeliler askere giderken...
Bu gibi hayallerle gün ağarıncaya kadar mesut oldum. Darısı sizlerin güzel hayallerine...



6 yorum:

Gülsen dedi ki...

hoş bir gezinti oldu teşekkürler paylaşım için :)

Ecehan dedi ki...

Gülsen, ss.

atalet dedi ki...

incecik iğne oyasından yakın gözlüklere takmak için askı yapmışlardı datçada pazarda geliri kadınlara gitmek üzere bir dernek hangisiydi bak anımsıyamıyorum şimdi..

çok beğenmiştim gördüğüm en modern kullanım tarzıydı oyaların..

para kesesi için de bir fikir geldi aklıma şu an.. bakayım olacak mı.. hemen yapıp göstereyim.. kolay.. keseye zarar vermeyecek ve günlük kullanıma yönelik bşey.. bak esin verdin .. teşekkür ederim..
ve o çerçeveleri beğendim çok.. hele ki basılı herşeyi asma merakım varken.. nasıl iyi geldi bu.. =)

Ecehan dedi ki...

Atalet Hanımcım,
Tam da mesai arasında ben hala ofisteykene nasıl da keyif verdi bana yorumunuz bir bilseniz...
En kısa zamanda ve heyecanla neler üreteceğinizi beklemekte ve belki de kopya çekmek istemekteyim, ona göre;-))

laleninbahcesi dedi ki...

Hah işte ataletim canım benim bir metro yorum yapmış, çünkü onun dişine göre benim gibi kabiliyeti bu konuda sıfırın altında bilmem kaç eksi derece olanlar için değil. Ama çok severim bayılırım.

Ecehan dedi ki...

Ya Laloşum,
O sevgili, güzel insanı sayende tanıdım tatlım benim. Samimiyet kokuyor yazdıkları, onu çoook sevdim.
Sen neyi seviyorsan ben, elimden geldiği kadarını yaparım sana ama hakkaten bu tip şeylerden sanki hiç hoşlanmıyormuşsun gibime geldiği için yada senin bu yönünü tanımıyor olmamdan mütevellit; neyse anladın sen.
Ama şunu da unutma ki; sen benim yaşam zevki koçumsun. Senin gibi olmak için çabalayacağıma emin olabilirsin.
Lale Abla ezcümle; iyi ki varsın!