23 Aralık 2011 Cuma

Mavi Sürgün

Bitti işte... İşte sürgün de bitti. Benim dışımdaki bu haksızlıklar, bu namussuzluklar ne olacak ? Hiç bir şey olmayacak.

İstanbul’a dönünce, “Ooo, Cevat Bey, nasılsınız ? Nerelerdeydiniz ?”

İnsan insanın kurduymuş. 
 Şimdi kendime soruyorum : Gitmek mi, kalmak mı ? Nereye gitmek, nerede kalmak. 
 Sıradan bir insan gibi kalmak. 
 Aya, yıldızlara bakmak. 
 Denizin mavisini görmek. Onun verdiği nimetleri paylaşmak.

Yerin kaç metre altından suyu çıkartıp bahçesini sulamak için atı olmayana, bu işi kendin yapmak ve şükretmek. Yarım saat önce bir tohum dikmek, hayattan yarım saat kazanmaktır.

Yeniden yazmaya başladım. Vurgun yiyen süngercileri, şehrin zavallı orospusunu, kendim gibi bir tahtası eksik olanları...

Bir sen varsın anneciğim, düşlerimde uzattığım elimi tutan...

.......

Okuduğunuz satırlar, "Mavi Sürgün" filminin, Balıkçı’nın ağzından anlatılan son bölümüdür. 6 Ekim 2005 yılında Balıkçı'nın kızı Sayın İsmet Noyan tarafından nakledilmiştir.

3 yorum:

laleninbahcesi dedi ki...

Bodrum'da bie caddeye isminin verildiği söylenince- desenize bundan sonra bir de Bodrumun eşekleri etcek üstüme demiştir... Bu tür payelerden hoşlanmayan biri o...O'nun sayesinde Bodrum, Sait Faik sayesinde Burgaz Ada halkı edebiyata girdi... NE MUTLU ONLARA

özii dedi ki...

Kitap kampanyasına katıldığınız için teşekkür ederim...

Bir Alışverişkoliğin İtirafları dedi ki...

Mavi sürgünü 2 yıl önce okumştum , aganta burina burinatadan hemen sonra, Balıkçı'yı çok sevmiştim, elime ne geçtiyse okumuştum o dönem Haikarnas Balıkçısından her yerde süngerciler, balıkçılar görürü olmuştm :)

Blogumda çekiliş var, NR 39 ayakkabı kazanmak istersen beklerim bu arada :)

http://bir-alisveriskoligin-itiraflari.blogspot.com/