24 Aralık 2011 Cumartesi

5,5 TL'ya "gelecek" satın almak ister misin?

Geçen günlerde kızlarımla birkaç kitapçıya uğradık.
Zeynep ve Elif'in almak istedikleri kitaplar vardı.
Bana kalırsa iyi bir okuyucu olmamalarına rağmen, kitap rafları arasında zaman geçirmekten çok mutlu olduklarını gözlerinde okuyorum(!).
Neyse,
Zeynebin dikkati dağıldı biran,
-Hayırdır, ne oldu Zeynebim? dedim.
-Anne şu vitrindeki çocuk dakikalardır içeri bakıyor bir izlesene! dedi.
İzledim. Baktım durumu anlayamıyorum, dışarı çıktım yanına yanaştım ben de kitap bakar gibi.
Adının daha sonra Ahmet olduğunu öğrendiğimiz bu tatlı çocuk, ayakkabıcıda olan annesi izin vermediği için içeri giremediğini ama vitrindeki Saftirik serisi kitaplardan almak istediğini söyleyip;
-Hatta bunun için para da biriktirdim ama annem çok kızıyor kitap almama.........
Gözünden yaş aktı. Avucunu açtı, 2.75 TL vardı.
-İçerdekiler senin kızların mı? diye sordu.
-Evet dedim,
-Çok şanslılar, dedi.
-Niye ki?
-Sen onlara hep izin veriyor musun kitap bakmak(!) için?
-Zaman buldukça evet, dedim.
Zor bir durumdu.
Biliyordum,
Annesi izin vermezken, çocuğa annesini çiğneyip kitap alıp hediye edemezdim.
Ama çok daha iyi biliyordum,
Ahmet, o kitaba kavuşmalıydı.
Kitapçıya parasını ödedim ve kitabı "bugün vitrine en güzel bakan çocuğa kitap hediyesi etkinliği" yaptıklarını söylemelerini rica ettim, zor olmadı çünkü kitapçıyla uzun zamandır ahbap olmuştuk.
Saftirik serisinden bir kitap paketlendi ve dışarı çıkıp çocuğa hediye edildi.
Annesi, ayakkabıcıdan çıktı ve sordu niçin kitap verdiklerini,
Benim ahbap aynı açıklamayı ona da yaptı, kadının gözleri ışıldarken,
-Ayyyy çok sever Ahmet kitapları, annesine çekmiş, dedi ve gittiler.
Ahmet'i anlatacak kelimeler bulacak kadar kelime ustası olmadığımdan.....tahminlerinize bırakıyorum bu anı tahayyül etmeyi dostlar.
Ahmet'le yarım saat sonra, çarşı içinde tekrar karşılaştık, beni görmedi. Bir giyim mağazasına girmiş annesini, kapının önündeki bir taşın üstüne çömelmiş, kitabı okuyarak ve zaman zaman kahkaha atarak, bekliyordu.
Tam döndüm gidiyorum, atkımı çekiştirdi biri, döndüm;
Seni öpebilir miyim, bana şans getirdin, biliyor musun ben o kitabı şansımla kazandım! dedi,
Sarıldık.
Bir 35'lik içsem, böyle darmaduman olamazdım...
Kimbilir? dedim, ne çok okumak isteyip de şu yada bu şekilde kitap bulamayan binlerce çocuk var, kimbilir?...
Ve dün.
Yine Ahmet, bu sefer bizim Ahmet zaman zaman yaptığı gibi adres verdi bloğunda, "hadi" dedi, "emrivaki yapıyorum, durmayın"
Sanki daha birkaç gün içinde yaşadıklarımı, hissettiklerimi görmüş gibi, feci etkilendim.
Karınca kararınca, 3 kitap yollayabildim.
Hemencecik yazı yazmaya fırsatım yoktu ama içine su serpmek istediğimden alelacele bir mail attım kendisine. Çünkü şu yukardaki olayı anlatmasam tadı çıkmayacaktı bu yazının sankim,
Şu 3 kitapcığı göndermek benden birşey götürmedi ama hem bana ve inanıyorum ki okuyacaklara çoook şeyler kazandıracak. Muhteşem bir insan ve muhteşem bir kalem Halikarnas Balıkçısı.


Şimdi bir açık çağrıda benden;

Kitapları yollayacağımız yeni okulun adresi :

Hınıs Anadolu Lisesi
YİBO Lojmanları Arkası
Hınıs / Erzurum
Ayrıca belirtmek isterim ki, PTT Kargo diğerlerinden çok da ucuza kargo hizmeti veriyor. Mesela 2 kiloya kadar olan kargoları 5,5 TL'ya gönderiyor. Yani demem o ki; kitaplığınızda mutlaka artık okumayacağınız ama o gencecik fidanlara yeni ufuklar açabilecek harika kitaplarınız vardır. Silin tozunu, çağırın PTT Kargoyu, 5,5 TL'ya siz de mutlu olun, onları okuyacak o gençler de. Değmez mi?
Hadi bana güzel haberler verin, canlar; biliyorum vereceksiniz ;-)
Ecehan yada Ahmet, Mehmet için değil; açın pencerenizi ve gökyüzüne bakın; ve sadece hissettikleriniz için yapın yapmak istediğinizi...
Bir çocuğa "şanslıyım ben" dedirtmek için yapın mesela,
Yapın ki; gelecekten bir şeyler beklemeye hakkınız, çorbada tuzunuz olsun.
Mutlu hafta sonları dilerim.










5 yorum:

okuyan dedi ki...

Ahmet'in hikayesini okudum ve dondum kaldım. Annesinin tavrına ise hayretler içinde kaldım.
Ne mutlu Ahmet'e ki seninle karşılaşmış. Bir çocuğu böylesi mutlu etmek ve böyle ince davranmak en çok da sana yakışır. Gönülden tebrik ediyorum güzel yüreğini.
Biz bir süredir taşınma sıkıntılarıyla boğuştuğumuzdan hiç bir etkinliğe gönülden istememe rağmen katılamıyorum. Ama bu duyarlı yürekler var olduğu sürece etkinlikler hiç bitmez değil mi? Ben de doğru zamanda yine burada olurum inşallah.
Sevgilerimle.

orhankaradogan dedi ki...

Dünyanın en güzel, en kutsal, en onurlu işi, insanlığa yapacağımız katkıların da en büyüğü budur işte; okumak ve okutmak.

Günümüzün ve geleceğimizin mutlu, huzurlu, aydınlık olmasını istiyorsak, rotamızı eğitime ve öğretime yöneltmemizden başka bir çözüm yolu yok bildiğiniz gibi.

Bu en güzel duyarlılığınıza çok teşekkür ediyor ve kutluyorum.
Elif ve Zeynep kardeşlere de haksızlık etmemenizi diliyorum.

ZEYNOGRAF dedi ki...

Anneee o kitabı sen mi almıştın? Ben bile gerçekten kitapçı hediye etti sanmıştım ne zaman yaptın bunları ya?Bilseydim bende yardım ederdim.Canım annem, çocuk çok mutlu olmuştu, iyiki sana onu göstermişim ;-)

özii dedi ki...

Sevgili Ecehan hem katılımına hem duyuruna sonsuuz teşekkürler.

Ahmet sağolsun benim adıma da elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Bu konu gerçekten hassasiyet gösterilmesi gereken bir konu.

Çok çok teşekkür ederim. Düşünmeniz bile çok güzel...

Ecehan dedi ki...

Sevgili Okuyan'ım;
Sevgili Orhan Hocam;
Sevgili Zeynograf;
Sevgili Özii;
Asıl ben teşekkür ederim demek bile cılız kalıyor istediklerimin yanında. Gönlüm diliyor ki; herkes karınca kararınca bu kampanyaya katılsın.
Göreceğiz, herkes gönlünden kopanı yollayacak ve bir çocuğa olsun bir an "şans" olabilecek.
selamlarımla,