23 Kasım 2017 Perşembe

Teşekkürler Hayat

Valla ekmeği yaptım...
Öyle bir başlıkla böyle girilir mi yazmaya? ;-))
Girelim, kendime izinliyim doğru/yanlış dememeye...
İlk mayalamadan sonra yine ekmek makineme atarak, combo lodge alana, kol ağrım geçene kadar (ki dohtor "geçmez ancak hafifler, yorrrmaaaa diyorum sanaaa" dedi son kontrolde) yöntemim budur, bi de bizimkiler makinede yapımı daha çok seviyor ekmeğin bütün dış katmanı çok sert olmuyor, çenemizi yormuyor diye zaten, işime de geliyor. Merak edenler olmuş, tekrar yazayım, çook memnun olduğum makinem Moulinex home bread XXL, ekmek haricinde de çok kullanıyorum, her türlü hamuru o yoğuruyor benim yerime, ayrıca kek, reçel felan da yapıyor teyzem ama ben onları denemedim. Muhtemelen 8-10 yıldır kullanıyorum, temizliği de çok kolay, evet tavsiye ederim düşünenlere zira pek çok arkadaşım da çeşitli makineler aldı ama başarılı bulmayıp bi kenara attılar. Al sana bi nevi kamu hizmeti daha, işim bu n'apimmm... Çıkan ürünü biliyorsunuz tbt yapayım, makinenin resmi de şu;



Dün akşam iş çıkışı hobi marketcilerime uğradım, bulunan malzemeleri aldım, her istediğimi bulamadım (ama bu kadarını da bulduğuma şükretmemiş değilim buralarda) ama hem deneme yaparım elim alışır hem de durdurmaya asla gücümün yetmediği aceleciliğim sebebiyle. Bodrum'un tek kötü tarafı bu; her an her malzemeye ulaşmak imkansız. İnternnetten almak da benim için biraz zor çünkü ben illa dokunmak, görmek, hissetmek, incelemek filan istiyorum, kadere kırkbeş işleri pek hazzetmiyorum, gözümle görmem gerek.
Önce büyük kızımcığım harcadığım parayı duyunca uçtu bi ;-))) Zira kendisi 3 aydır aile bütçemizi yönetiyor da ;-)))
Yenildim mi?
Dabiii kiii hayırrrr!..
Malum kuru fasulye- pilav- turşu-soğan yemeğimizi afiyetle mideye indirdikten hemen sonra kuruldum masaya, bir bir çıkardım, sevdim, okşadım filan ;-) Hah bak yeri gelmişken bi de kendimle ilgili yeni bilgi vereyim; çok istekle bir şey almışsam gerçekten oturur severim, güzel sözler söylerim ona, anlamaz deyip geçiştirmem, her şeyin bir ruhu olduğuna inanırım... (Yazınca böööyle bir bilgelik atarlanması gibi görünüyor ama bak valla billa öyle, ruhu var onların, hissediyorum)
Neyse işte o ara bi baktım kızımcığım yanaştı, ilk tepkisi "nerrrden aklına geliyorrr yaaa büle şeylerrr, inanamıyorum sana" oldu. Yapacağım işin ahım şahımlığından değildi bence bu tepki, bu tepki kendisinin -7 yaşına kadar ki dönemi hariç- bu tip hobiler konusuna ilgi duymamasıydı.
Gene neyse işte baktım yaklaşım hoş, yardım da istedim, kendisi harika bir çizim yeteneğine sahiptir. Bana çok yardımı oldu, "sağ ol" didim kendisine...
Örgümün yüzünü dahi görmedim dün akşam, pabucunu kısmen dama attım başladım. Lakin malzeme konusunda tereddütlerim oluştu, daha bi geliştirmem gerektiğine karar verdim ve internette de görmediğim bir takım yeni icatlar daha ekleyebilirim diye düşünerek öylece bıraktım istemeye istemeye ama bu arada saatlerrr geçmiş idü. Bu akşam tekrar bir tura çıkacağım, bakalım kafamdakileri bulabilecek miyim bilemiyorum.
Şimdi gelelim bu yaptığım şeyin ne olduğunu "bitti, oldu" diyene kadar söylememe konusuna.
Aslında dayanamam her şeyi söylerim bu konularda, bilirsiniz. Lakin; bu sefer farklı. Etrafımda hiç yapanı görmedim. Yabancı sitelerden o müthiş İngilazcamla izleyerek öğrenmeye çalışıyorum. Çalışıyorum ama yapmayı tasarladığım şey de daha önce yapılan bi şey diil, en azından benim çalıştığım versiyonu. O yüzden ağzıma yüzüme bulaştırmadan yapabilirsem ilan etmek istiyorum ve eğer başarırsam -kişiye özel- neler yapabileceğim konusunda da kafa yoruyorum diyeyim şimdilik. Zaten bir üst paragrafta da belirttiğim üzere o malzemeleri de bulabilecek miyim bilemediğimden adıını koyamıyorum aslında. Amma da temkinli bi tipmişim meğer bak yazınca fark ettim valla... ;-))
Amaaaaa gene de bi parçasından bi resim koymadan da edemedim ;-))) (bak bu kadar sabredebiliyorum işte, üstteki cümleleri yazalı kaç saniye yada dakika oldu acaba, sayan var mı? ;-)))


Aslında hakikaten şunu bir kez daha fark ettim ki; benim bünye heyecan istiyor. Hep ama hep bi değişik şeyler isterken ama bir yandan da genel hatlarıyla rutininin bozulmasına tepki veriyor. Bu da bi karmaşıklığa yol açıyor. Adını bilmiyorum tam ama bildiğim bir şey var, "çeşitli şekillerde hayatla başa çıkabilmek" genel başlığı altında, özgürlük alanlarımı tanımlayabilmek, sınırlarımı anlayabilmek, ruh keyfime katkıda bulunmak, bireyselleşmek, sebep-sonuç ilişkisini güzel bir hayatla hangi yollarla bağdaştırabileceğimi öğrenmek, güzel ahlâk mantalitesi ile her şeyin en yalın, en sade, en kolay kestirme yollarında yürüyebilmek vesaire vesaire...
Her ne olursa olsun yaptığımız işler yeterliliklerimizi ama aynı zamanda yetersizliklerimizi de görmemizi sağlıyor. Belki kendimizi geliştirme arzusu uyandırıyor. Hani siz de sorar mısınız bilmem ama ben çok sık kendimi "bu dünyaya gelmiş olmamın muhteşem bir anlamı olmalı da o ne acaba?" diye sorarken yakalıyorum.
Hakkını vermek..
Her şeye..
Ve işte tüm bunlar için heyecan duymak...
Basit ama kullanışlı bir örgüye, basit ama duygulu bir resme, basit ama lezzetli bir yemeğe, basit ama doğal bir ekmeğe, basit ama özel ve önemli olan okumalara...
Ve tüm bunlara izin verene;
Teşekkürler hayat...
Hadi Mercedes Sosa dinlemeye...



15 yorum:

  1. fotoğrafta dört ayağa odaklandım gerisini anlayamadım. :) o yüzden ben sonucu bekleyeceğim...

    YanıtlaSil
  2. @SaÇaKLı; sen onun bi de film izleyişini görsen ;-))

    YanıtlaSil
  3. Sanki keçe görüyorum orada gibi? yeni hobi bu mu?
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  4. Keçeli bir proje galiba merakla bekliyorum Ececim kolay gelsin :)

    YanıtlaSil
  5. æSaÇaKLı; valla bak gece gece yazdırdın beni, mail adreseni ver barim ben seni anlık mutlu edeyim ;-) yok olmaz dersen bekle yarını ;-))

    YanıtlaSil
  6. @Yüreğimin İklimi
    @Deryacım;
    evet keçe onlar ;-))

    YanıtlaSil
  7. Ahh o kedicikler yok mu :)) Bizim evde de var birtane, köşe yastığı gibi takılıyor evde, tüylü tüylü.. Elinden çıkacak olanları bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  8. Ekmek makinasını hemen inceledim, kendime belki yeni yıl hediyesi alırım da ben de şu ekmek işine başlarım :)))

    Keçelerden neler yapılacak sabırsızlıkla bekliyorum. Eminim şahane birşey çıkacak ♥

    Öpüyorum seni ♥

    YanıtlaSil
  9. @ezgicim, teşekkür ederim canım benim...
    @Oytunla Hayat; teşekkür ederim, ben de seni öptümmmm, sarıldım... Hadi hayırlısı bakalım, güzel bir hediye olur emin ol, hiç hamur yoğurmazsın bundan sonra ;-))

    YanıtlaSil
  10. Ahahahahahah, biz ne kadar benziyoruz sizinle Ece hanım, aynen ben de aldıklarımı sever okşar konuşurum. Ahan da bu fotonun neredeyse aynısı benim blogda da var. Yünleri kanepeye dizmişim, Çapi de gelmiş kontrol ediyor. Ay inanamıyorum, nasıl keşfedememişim sizi yaa. İyi ki gelmişsiniz bloguma 😍

    YanıtlaSil
  11. Bu arada bende hem Mulinex hem de Sinbo ekmek makinesi var, ikisinden de çok memnunum. Sanırım 15 yıl falan olmuştur ekmeği evde yapmaya başlayalı. Blogumda ekşi mayalı yoğrulmayan ekmek yapımı da var. Bu kadar benzerlik olur 😀 Bir de eklemek istiyorum, ekmek makinesinin markası önemli değil, maharet elde. Çünkü aynı makineyle ekmek yapamayanlar da var, siz de şahit olmuşsunuzdur. Ellerinize sağlık 😀

    YanıtlaSil
  12. @Sevda Şahinciğim; sizinle benzeşmek bile onur verici... Güzel cümlelerin döküldüğü güzel yüreğinizi de en az becerileriniz kadar çok sevdim, mutlu oldum... Çok teşekkürler tekraren, koccaman öpüyorum sizi...

    YanıtlaSil
  13. @Sevda Şahin; kocamandan da kocaman öptüm o zaman...

    YanıtlaSil
  14. Mercedes Sosa ile joan Baez'in birlikte söyledikleri daha hoşuma gidiyor.:)

    YanıtlaSil