13 Kasım 2017 Pazartesi

Kazak, Sucuk, Filmler, Beni vur filan

Cumartesi günü bir yandan perde yıkayıp bir yandan da ütü yaptım. Bir ara ev gerçekten sauna gibi olmuştu, kızımcığımla babişko söylenip durdular saatler boyunca, ne gereği var şu mevsimde perde temizliğinin diye. Önce kibar kibar anlatıyordum ama valla sonra dayanamayıp bağırdım, "bi işin ucundan tuttuğunuz yok bari çenenizi kapatın ulennn" diye, oymuş meğerse. Kızımcığım ütü masasında perdeleri katlayarak bi sistem getirdi, babişko kornişlerin sarkan yerlerini tamirata girişti derken, akşam üstü bitirdim. Bayılırım yeni yıkanmış, ütülenmiş perdelerin kokusunu içime çekmeye ;-)
İyice açılmış gözenekler için bi daha duş alayım dedim, sonra aklıma dolaptaki boyalar geldi, saçlarımı boyadık kızımcığımla. Sonra da aldım elime örgümü bir kaç film izledim, kazağı bitirdim, pazar günü dikerim diye bıraktım. Tam yatayım derken tesadüfen bir film açıldı, aaa, uuu derken gece 03:30'a kadar film izlemişiz.
Cumartesi yorgunluğuna mükâfat olarak pazar günü sucuk-ekmek pikniği yapmaya karar verdik. Hava bulutluydu, kimi yerler rüzgârlıydı ama biz kuytu bir yer bulduk veee...


Kazağı her bir ilmeği birbirine özenle karşı karşıya gelecek şekilde diktim, kızımcığım hemen denemek istedi. (Kazak kimindi?) ;-)) Neyse gerçekten tam istediğim gibi oldu, yumuşacık ve hafif salaş, kaba değil, oranı buranı kasmıyor, bunaltmıyor felan gibi yorumlar yaptık. 18 Ekim'de örmeye başlamışım, zaman zaman ağrıyan koluma rağmen sanırım bu başarılı bir zaman oldu kendi literatürümde ;-)) İp yeter mi yetmez mi derken tam 7 tane 50'şer gramlık ip kullandım, 3'ü arttı bile. Yani hafifcecik derken boşa demiyorum ;-)) Bu resimdeki benim büyük kızımcığım Elif...


Bu hafta küçük kızımcığım Ankara gezisine gitti okuluyla, bize gelemedi. Dolayısıyla evde pek yemek yapmadım desem yeridir, bi tavuklu pilav, bi tarhana çorbası pişirip cuma-cts onları yedik sanırsam ;-) Ha bi de fırında sütlaç yaptım, valla da çok iyiydi. İlk akşam babişkoyla ben yarısını gömmüştük.


Hafta sonu izlediğim filmlerden bahsedeyim biraz da kendime de not kalsın ;-))

Our Souls at Night / Ruhların Sonbaharı; Robert Redford ve Jane Fonda'dan 2017 yapımı oldukça ilginç bir filmdi. Ben zevkle izledim, hırgürsüz, sakin ve duygusaldı. Hani yemek yaparken, örgü örerken, ütü yaparken izlenecek türden, tavsiye ederim.

The Man Who Knew Infinity / Sonsuzluk Teorisi; Gerçek bir yaşam öyküsü, Hindistanlı matematikçi Srinivasa Ramanujan'ın hikâyesi. Ben biyografi türünü çok sevdiğim için keyifle izledim, etkilendim.

Field of Dreams / Düşler Tarlası; Mükemmeldi, şahaneydi.

The Blind Side / Kör Nokta; Mükemmeldi, şahaneydi.

Julieta; Nobel ödüllü yazar Alice Munro'nun "Runaway" adlı kitabının "Chance", "Soon" ve "Silence" adlı üç kısa hikâyesinden esinlenerek uyarlandı diye okuduğum için seyretmiştim ama sıkıntıdan patladım. Hiç sevmedim diyebilirim.

Daha önce de demiştim, film izlemek örgü örmeme katkı sağlıyor ;-) Misal dün kazak bitince oturup 3-5 motif daha ekledim patchwork örtümüze ;-)) Yeni bir ip daha alasım var, kafamda aşağı yukarı bir model de var, tek sorun yüncüme gidebilmek...

Dışarıda felaket bir yağmur var, çatılar çökecek gibi. Üst katı yağmur dinletisi için hazırlamıştım gerçi, akşam usul usul yağsa da keyif yapsak ne hoş olurdu...
Akşama ne yemek yapacağımı bilmiyorum ama bilsem iyi olur çünkü gider gitmez yapmaya başlamazsam öğün sarkması yaşıyoruz ki, tüm akşam planlarımız sekiyor. Ha bu arada ısmarladığım bir kısım zeytinler daha dün toplanmış, bugün gelmiş dolayısıyla akşama bir miktar da kırma işi var demek.

Unutmadan; hafta sonu sürekli dinlediğim müzik... Bayıldım, Ahmet Kaya versiyonundan sonra sanırım en iyilerden biri...


8 yorum:

ezgi dedi ki...

Oh şahane haftasonu :) Kazak çok güzel olmuş ellerine sağlık. Nasıl severim temiz perde kokusunu :)
İyi haftalar diliyorum

Derya dedi ki...

Ececim kazak muhteşem olmuş mankenimiz ayrı güzel maşallah kazak ayrı güzel sağlıkla mutlulukla giyin ellerine sağlık, perde yıkamak beni de hafifletir cama yaklaşınca gelen mis kokuyu severim ama kuruma aşamasını bende sevmiyorum
fırın sütlaç da nefis görünüyor bayılırım o yanık kısımlara :)

SaÇaKLı dedi ki...

mangaaaal <3 hem de deniz kenarı

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Kazağa bayıldım. Sütlaç da şahane ellerine sağlık canım.
Temiz perde kokusu en sevdiğim ev kokularindan biridir.
Sevgiler kocaman .☺❤❤❤

Nil dedi ki...

Eda Baba, dinledikçe dinletiyor kendini.

Kazak şahane. Ben bu sene kendimi aştım ilk defa bir bebek yeleği örmeyi becerdim.

Film önerilerini dikkate alacağim. Blindside ı tekrar izlemeliyim ama kızlarla.

Oytunla Hayat dedi ki...

O sucuğun tadı nasıl da güzeldir, misss misss... Afiye olsun ♥

Kazağa bayıldım, dediğin gibi tiril tiril olmuş. Hafif olduğu resimden de belli oluyor...

Şu sütlacın kıvamını hiç beceremem ölçülü yaptığım halde. Ya lapa olur ya da çorba gibi :))) Azimle yapıyorum ama hala.

Düşler tarlası ve kör noktayı ekledim izleneceklerin içine ;) Şahane diyorsan şahanedir ♥

Öpüldün

laleninbahcesi dedi ki...

Ecehanım ya ne güzel düzenli yazmaya başladın. Darısı bana...
Gelmişken kaçırdığım yazılarını da okudum. Şu zeytin işine fena halde özeniyorum. Bir ara pazarda görmüştüm, bakayım bu hafta da varsa deneyeceğim.
kazak süper olmuş. Çok severim bu tür salaş giyecekleri.Ellerin kolların dert görmesin.
Bu ara film izleme hızına hayranım, bu gün instagramda paylaştığım diziye başla hemen hemen:)

Ecehan dedi ki...

Hepiniz sağolun var olun... Kocaman seviyorum sizi...