23 Mayıs 2010 Pazar

Nihayet faranjitim

Çok zorlanıyorum nefes bile alırken.
"Konuşma" dedi doktor, benim için çok kolaymış gibi.
Antibiyotiğimi değiştirdi, 10 gündür üstüme almamakta kararlıydım bu hastalığı.
Ciğerlerim de bence kötü ama artık doktorların aklına iş düşürüp bir kaç tetkik yada röntgen vs. daha yaptırmaya hevesli yaşlarımı çoktan geçtim. Susuyorum.
Abim telefon görüşmelerime derhal bir kısıtlama getirmem konusunda ısrarcı. Hatta faranjit olmakta geciktiğimi, ses tellerimin iyi bile dayandığını söylüyor.
En ağırından bir faranjit geçiriyorum.
Güya bu hafta sonu son kalan işleri yapacaktım evle ilgili. Gerçi boş boş yatmayı özlemedim değil.
Dışarısı buz gibi.
Ve yarın yine işe gideceğim :-) Önemli işlerim var, yatacak vakit değil.
Bu gün etli kabak dolması yapacaktım ama kızlar telefonda anneme söyler de o da bana "öff kızım öff; sen hastalanmayı bile bilmiyorsun, dolma yemezse kimseye bişey olmaz, biraz da kendine bak, deli misin nesin sen ya Hu!" diye kızmaya başlar diye ödüm kopuyor.
Ben annemden her zaman korkarım.:-)
Bu arada saat 4 olmasına rağmen, babamız yapmaya söz verdiği işlerin onda birini bile yapmadı. Anacım ya kahve molası, ya çay molası, ya telefon, ya malzeme eksik alması lazım, ya acıkıyor.
Maşallah ama kıskanıyorum ya canının kıymetini çok iyi biliyor.
Örnek alsam diyorum da, valla ne hale gelir evim bilemiyorum:-)
Nehir daha iyi ve bu beni çok sevindiriyor.
Gülsen bana albümdekiler'i yollayacak, pes ettim.
İyi hafta sonları...

7 yorum:

Newbahar dedi ki...

Hadi bakalıııımm Gülsen Varol imzasıyla geliyor kitap o zaman:))

Çoook geçmiş olsun. Ev taşı, yerleş derken dikkat etmedin tabi kendine..
Havalarda kıştan yakasını kurtaramadı bir türlü.
Bilirsin anneler çabuk iyileşir:)

En kısa zamanda sağlığına kavuşman temennisiyle, sevgiler

haykırış dedi ki...

Sayın Ecehan,
Çok keyifli bir yazı idi ama içinde ki sağlık konusu bayağı hüzün veriyor lütfen ilaçlarınızı almayı ihmal etmeyin iltihaplar böbreklere kadar yayılabiliyor aman dikkat edin.
Allah'tan şifa diliyorum çok geçmiş olsun.
Sevgi ve saygılarımla

üryan dedi ki...

sen beni unuttun ammaaaa ben seni unutmadım..

geçmiş olsun adaş..

HASRET SENFONİLERİ, dedi ki...

pazartesi ya da salı yollarım... Kitabımı en çok ve İLK okumasını istediğim kişiye...
Geçmiş olsun.. zaten geçecek biz demesek de.. ama bazen delip bazen değip!!!
Kendine iyi bak lafından nefret ediyorum en iyisi "sana belediye baksın" demek!!! :))
seni seviyorum eceleriminecesi..

name-i nur dedi ki...

çok geçmiş olsun...
güzel samimi günlük tadında bir yazı olmuş, kaleminize sağlık:)
ailenizle birlikte mutlu huzurlu günler sizinle olsun her daim..
sevgi ve selamlarımla...

orhankaradogan dedi ki...

Yazının başlangıcı üzücü ve üzüntü verici, ilgili hastalık bizim mesleğe de çok tanıdık, acil şifalar dileklerimle geçmiş olsun diyorum.

Yazının ortasında kesinlikle katıldığım ilkeler olup mutlak uyulmasını bekliyorum.

Yazının sonlarına doğru ise, "yazmak ve yaşamak" şeklinde hem yazılanların hem de hayatın ana fikri ortaya çıkıyor ve bence de öyledir katılıyorum "canının kıymetini bilmek"

Parantez içindeki cümleyi hep bende duyarım ama "eşyaları bize hizmet etsin diye alır döşeriz, hemen her gün de biz onlar hizmet eder, uzunca zaman ve emek harcarız?" bu duruma mantıklı bir izah da yapamayız (bizim evde). Çoğu zaman aynı konu başlığı bizde de geçerli oluyor.
Bir yandan "inleyen nağmeler" öte yandan "kürdili hicazkar" faslı.

En kısa sürede sağlığınıza kavuşmanız dua ve dileklerimle...

Newbahar dedi ki...

Nasılsın? UMarım bugün daha iyisindir sevgili Ecehan.

Çok geçmiş olsun, sevgiler