18 Mayıs 2010 Salı

Kutla be çocuk!

Yine bir 19 Mayıs geldi.
Bilen bilmeyen herkesin kendini bilmez bilmez kutladıkları bir 19 Mayıs daha geldi.
Neydi 19 Mayıs?
Muhteşem Türk’ün “Türk Milleti için bağımlı yaşamaktansa ölmek daha iyidir’ diyerek Samsun’a çıkması, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin de başlangıcı değil miydi 19 Mayıs?
Temelleri yine o günlerde Muhteşem Türk tarafından atılan “milli egemenlik” ilkesi ile birliğimiz ve bütünlüğümüz sağlanarak, çarenin ancak millette olduğunun tescillenmesi değil miydi 19 Mayıs?
Tüm kurumlarıyla dimdik ayakta olacak bir Türkiye Cumhuriyeti’nin şaha kalkması değil miydi 19 Mayıs?
Esaret altında var olunamayacağının ve kutsal vatan topraklarımızın ilelebet işgal edilemeyeceğinin tüm dünyaya haykırışı değil miydi 19 Mayıs?
“Sen ölürsen ben de ölürüm” diyerek hayatını ortaya koyup telgraf memuruna “benim derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerek, muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur” cümlesinin kuruluş tarihi değil miydi 19 Mayıs?
O 19 Mayıs’ta fes kaygısı, koltuk kavgası, kuyruk acısı, yalan dolan yoktu.
Özetle;
Bağımsızlık?
Özgürlük?
Milli Egemenlik?
Dışa bağımlılık?
Tüm kurumlarıyla dimdik ayakta bir devlet?
Esaret?
Riya?
Korku?
Milli İrade?
Vatan?…..
Hadi bunları geç,
Bandırma Vapuru?
Yavuz?
Midilli?
Savarona?
…..
Bunları da geç,
Acı var mı acı?
Hâlâ hakkıyla kutlayabiliriz diyorsan… Kutla be çocuk!
Ben sadece “iyi ki doğdun Atam!” demekle yetineceğim.

2 yorum:

orhankaradogan dedi ki...

Hasat zamanı nedeniyle dostlara yorum yazamak için fırsat bulamıyorum affola.

Yeni evinizdeki "değişim ve dönüşüm" faaliyetlerini ilgiyle okudum.
Zeynep ekim ve çapalama ile meşgul iken, Elif'in durumunu sorgulmak gerekebilir.

"Kanadı kırık kanarya" olarak, kim ne derse haklı diyor, "bir dakikalık şampiyonlukla" teselli bulmaya devam ediyorum.

"Kaset ve Siyaset" Konusunda ise, her zamanki gibi yine üç nokta ...

Yurdumun en büyük bayramında, artan bir sevinç ve coşkuyla kutlamanın heyecanını yaşıyorum.
Saygı ve şükranla anıyor ve anlıyorum şanlı ecdadımı.
Kutlu olsun hepimize...

tokkali dedi ki...

İyi ki doğdun Atam.
İyi ki bizi, Türk milletini Muhteşem Türk'süz bırakmadın!...
Bizi Sen'siz bırakmayan Tanrım'a da sonsuz şükür ve şükrân...
Dîni bayramlarda, özellikle de Ramazan bayramında oruç tutmayanlar, tutanlardan daha fazla sevinir ve bayram ederler ya...
Aynı mantık ve mürâilikle; "Her 10 Kasım'da, sap gibi durmaya ne gerek var?" diye sorgulayanlar; 19 Mayıs'ta Türk'ün bayramında, Yunanın mâteminde Yunanisyan'da, bizi arkadan hançerlediği için Atatürk tarafından yurt dışı edilen patriğin Patrikhânesine Ekümeniklik sözü veriyor ve Türkiye'de de sap gibi durarak bayram ediyorlar!
Olsun bakalım!
Bunu da seyredelim ama millî hafızamıza notunu alarak!
Keser ve sap dönmeğe devâm ediyor, iş sadece hesâbın da dönmesine kaldı!
Gün ola, harman ola.
Selâm, sevgi, dua...
Mustafa ASLAN