24 Mart 2010 Çarşamba

Ne mümkün?

Bir tane memleket meselesini düzeyli ve akılcı tartışamayan halk, kalkmış Mehmet Ali ile karısının boşanmasını tartışıyor.
Sahte mahte,
Ülkemin gündeminden, yarınından bihaber olanlar Esra Erol'un evlendirme(!) programının satır aralarını bile ezbere biliyor.
Profesörler, paşalar, doktorlar, mühendisler hapiste bu arada.
Onur davasına düşürülmüş asker bir bir intihar ediyor.
Ben de kalkmış, aman çocuklar adam olsun diye hafta içi hafta sonu test kitabı neyin araştırıyorum, ne olacaksa sonumuz?
Senin çocuklar adam olsun ki yarınlarımızda bunlar yaşanmasın falan demeyin n'olur.
Çünkü benim anneannem de, annem de aynı yurt için büyütmüştü çocuklarını.
Hani n'oldu?
Böyle isyân(!) yazıları yazınca ben, anacığımın ödü kopuyor başıma bir iş gelir diye, sık sık uyarıyor beni.
Hani birey olacaktık, hani konuşan Türkiye olacaktık?
Sadece Biritney'in firikiğini; Mali'nin yatak odasını, âdı üstünde film iken Bihter'in ahlâkını, Tarkan'ın uyuşturucu kullanıcılığını şirmen şirimen anlatmasını, yemekteyize katılan tüm uyuzların sanki hergün Kral Fahd'ın sofrasında yemek yermiş gibi ukalalık ve basitliklerini falan konuşmak, yazmak istemiyorum ben halbuki.
Bana ne kimin yediği nanelerden?
Ama öyle olmuyor işte.
Bu kadar hikâyenin(!) içinde gerçek olmak ne mümkün?

4 yorum:

tufan dedi ki...

Farklı olmak böyle bir şey işte ecehan,farklılığının sıkıntısını hissetmek,hissedebilmek.

Etrafına bir bak,aman canım bunlardan iyisimi gelecek diyen bir nesil türedi yarınından habersiz yaşayan.

Çocuk doğurmak değil marifet olan,ona güzel bir gelecek hazırlamaktır elbette,güzel gelecek de ülkesinde yaşanan olaylara kayıtsız kalarak olmaz.

Benimde yakınlarım kaygılanıyor başıma bir iş gelecek diye,buyursun gelsin! ot gibi yaşamaktansa gelsin,ben bilmem kocam bilir,ben bilmem ağam bilir diyeceksem kişiliğim nerede benim,kendime saygım nerede.

Çocuklar analarını,babalarını örnek alırlar,kim ister öz güveni olmayan çocuk yetiştirmeyi.

Şu gerçeği asla göz ardı etmeyelim,kendi aklını yönetemiyen insanı televizyonlar yönetir ve istediği yola getirir,ülkemizde malesef bir kesimde aynen böyle,sorun bakalım mali'nin servetini biliyorlar yoksa kişi başına düşen milli borcumuzumu...

Selamlar sevgiler.

Newbahar dedi ki...

Yurdum insanı televizyon izliyor, yurdum insanı TV de görüyorsa onu konuşuyor...
Anlamadığım bizim apartmanın karılarını geriyor milletin derdi!!
O yüzden bloğa zaplıyorum kendimi, konu komşu dışlıyor.
Bi gün ola Newbahar bilgisayarın içine düşmeye görsün, mazallah kıyamet kopar içinde.
Şu akşamüstü vakitlerinde kayda değer hiçbişey yok TV de ve ben yine blogdayım.
Sen yazmışsın mademki, okudum bende isyanını. Biz böyle adam olacak çocuklar yetiştire duralım, adam olamayacak çocuklar bu ülkede kendine bir yer tutturuveriyor ne hikmetse.
Ben dert etmiyorum artık, olur gider diyorum.

orhankaradogan dedi ki...

Konu başlığı bana "Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet, Çalış, idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten" diyen Vatan ve Hürriyet aşıklarını tekrar hatırlattı birden.

"Demeyin ne olur" isteğinize uyarak, başka bir diyeceğim odur ki, bakışlarımızı diğer yöne çevirelim.
Sınıfta 3 kişi yaramaz haylaz, 27 kişi olumlu, ama her ne hikmetse 3 kişi göze batar, 27'nin esamesi bile okunmuyor.
Bu aynı zamanda birilerine de haksızlık etmemek gerekir sonucuna ulaştırmalı hepimizi.
Herkesin bu zor günlerde daha beter olmadan, felaket başa gelmeden, üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmesi gerektiğine inanıyorum.
Zira bu inançsızlıktır ki yadırgadığımız, yakındığımız örnekleri arttırmıştır.(tenzihen)

"Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten"

sihirliyazilar dedi ki...

Bu, tamamen milletimizin tercihiyle ilgili bir durum ne yazık ki. Ortalık birbirine girmiş, ülke neredeyse bölünmek üzere, paşalar hapiste, doğal afetler falan değil de magazin malzemelerini merak ediyor. Kim kiminle nerde ne yapmış, "yemekteyiz"de hangi yarışmacı kazanmış, evlendirme programlarında 80 yaşındaki teyzeye nasıl da genç, zengin koca adayı çıkmış vs. Bu tür programlar rating aldığı için, yapımclar da bunları üretmeye yöneliyorlar sürekli... Bu arada ülke ve dünya gündeminde olan bitenle pek de ilgilenen yok. Bu, halkımızın kusurlu olduğu taraf...
Bir de diğer mesele var ki, düşünen tartışan Türkiye olmak için korkusuz olmak gerekiyor. Çok fazla düşünüp konuşanların başına neler geldiğini görüyorsun. Kimbilir belki de bu yüzden insanlarımız "Amaaan, bana ne ya, düşünüp konuşup başımı derde sokacağıma evlilik programını seyredeyim gitsin" diyordur! Kolay olanı seçiyoruz yani... Sevgiler...