17 Mart 2010 Çarşamba

Anne olmak isteyenlere duyuru

Türkiye'nin şıpsevdi ünlülerinden biri olan İzzet Yıldızhan'ın öyküsü de ilginç. Önce Adana'da pamuk tarlalarında çalışan sonra da Ankara'da kebapçı çıraklığı yapan Yıldızhan'ın hayatı şöhrete kavuşmasıyla aniden değişti. Böylesine şöhret olunca çapkınlık hikâyeleri de hızlandı. Kendisi de 15 çocuklu bir ailenin çocuğu olan Yıldızhan, 40 yaşına geldi, henüz hiç evlenmedi. Ama 3 ayrı kadından 5 çocuğu var. Üstelik Yıldızhan'ın üç çocuğu aynı yıl içinde dünyaya geldi. Yani, Yıldızhan bu kardeşlerin anneleriyle hemen hemen aynı dönemde ilişki yaşıyorduYıldızhan bir söyleşisinde neden evlenmemesine karşın neden çocuk sahibi olduğunu şöyle açıklamıştı: "Ben birlikte olduğum kadınların annelik hakkını ellerinden almadım. Çocuk sahibi olmak sadece benim istediğim bir şey değil. Bunu karşı taraf da istiyor. Üstelik evlenmeyeceklerini de biliyorlar. Yani ben kimseye  evlilik vaadinde bulunmuyorum." (http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?P=7&cid=33741&rid=2369’ dan alıntıdır)



Geçelim;
1- Her çocuğa fiziksel, zihinsel, ahlaki, ruhsal ve toplumsal olarak sağlıklı normal koşullar sunulmalıdır.
2- Her çocuğun kişiliğini geliştirmesi için anne ve babasının bakım ve sorumluluğu altında anlayış ve sevgiye gereksinimi vardır.
3- Her çocuk; anlayış, hoşgörü, insanlar arası dostluk, ahlaki değerlere bağlılık, barış ve evrensel kardeşlik ortamında enerji ve yeteneklerini diğer insanların hizmetine sunulması gerektiği bilinciyle yetiştirilmelidir.


Bu yazdıklarım çocuk hakları evrensel bildirisinden alıntıydı.


Geçelim;
Bir kadının annelik hakkını elinden almamak ona sadece sperm vermekle mümkün müdür?
Hangi anne, doğurduğu çocuğun babasının aynı yıl iki kadını daha anne yapmaya gayret ettiğini sevinç ve anlayışla karşılayabilir ve sütü nasıl kesilmez?
Birincisi neyse de, ikinci ve üçüncü sıradaki kadınlar adam sadece şarkıcı diye mi atıvermişlerdir kendilerini yatağa?
Adamım diyen bir adam –hoş, karşı taraf razı da olsa- bu haltı yiyip sonra da nasıl annelik hakkını verdim diye kendini haklıca koruma arzusuna ulaşır?
Her fırsatta herkesin bas bas bağırmaya çalışıp da, zerresini dahi yaşamadıkları alenen belli olan ahlak nereye saklanmış olabilir?
Tanrı’nın işine karışılmaz tabi ama keşke bu çocuk işi böyle değil de başka türlü yapılır olsaydı. Ne bileyim bir ön yeterlilik falan istenseydi mesela bir nevi.
Keşke insanımız bu takım sanatçı ve artizler başta olmak üzere gerekli gereksiz herkesin hemencecik hayranı olmayıp, gittiği yoldan gitmeye çalışmasalardı.
Keşke bu takım erkekler, adam olmanın sperm kapasitesi ve performansı ilgili olmadığını anlamaya başlasalardı.


Yukarda yazdıklarımı da geçin lütfen. Çünkü eğer bunlar gerçek olsa Bay Yıldızhan ve saz heyeti kadınları ve bunun gibileri ne tatmin edecekti Allah muhafaza?
Bu ne üfürükten teyyareliktir?
Bu ne hayvansallıktır?
Bu ne ahlaksızlıktır?
Bu nasıl bir işkembeden sallamaktır?
Böğghhh...

1 yorum:

ESRİK dedi ki...

Of ya oooofffffffff offf,

Sperm bankasından sperm alana bakanlık hapis cezası geldi. İzzet Yıldızhan'ı da sen beğenmedin. Ben kimden çocuk yapacam şimdi.