4 Nisan 2017 Salı

Spor yapıcam da kısmet olmuyor valla ;-))

Dün iş çıkışı yürüyüş yapmaya çıktım eve bile girmeden, daha 150 metre yürümemiştim ki bizim mahallenin yün de satan tuhafiyelerinden birinin sahibi Ayşe bana seslendi "abla gel bak sana birşey göstericem" diye, e mecburen ;-)) girdim içeri. Sonuç; dün akşam planlanan yürüüyüş yapılamadı, bi koşu eve gidildi veee deee yarım kalmış tamamlanmayı bekleyen işlerime hemen bir yenisi eklenmiş oldu gibime geliyor. Beyazını örmüştüm şal olarak ama bu kez aklımda cotton ipten başka bir proje beliriyordu ne zamandır, karamel renginde... İşin kötüsü ip sadece 1 adetti ama elbet bulurum ben bunun devamını diye korkusuzca alıverdim.


Niye bu örnekle aramda bir bağ oluştu bilmiyorum ama mutluluk veriyor garip bir biçimde...


Bu yıla kadar hep yapıp hediye etmek yada kullanmak için bu tip işler yapmıştım. Geçenlerde bir akrabam telefonda konuşurken, "vakit habersizce geçip gitmiş, eskiden neler örerdim, herkese hediye ederdim, bir tane de örüp de sandığa atayım da gözüm görmediği zaman kullanırım yada çoluk çocuk büyür de bir gün de onlara lazım olur dememişim biliyor musun?" deyince beynimde şimşekler çaktı.
Yıllar yılı çok kitap okudum lakin son 3 yıldır aşırı stresli ve neredeyse 24 saat teyakkuzda bir işim olduğu için okumalarımın hızı ciddi miktarda düşmüştü, son 6 aydır artık o sıkıcı ve stresli işten ayrıldım bölüm değiştirdim ama yine de o eski kitap hızıma yetişemiyorum. Artık son 2 yıldır gözlük kullanıyorum ve mümkünse her yerde gözlük unutuyorum. Eskiden olduğu gibi evin her yerine serpiştirilmiş kitapları eline aldığın gibi okumaya başlayamıyorum tabi, gözlük bulma seremonisi, ara ara bulamamalar sinir ediyor-du. ;-)) 2 ekstra gözlük daha aldım, birini ofisimde bırakıyorum, biri çantamda, diğeri de evde artık ;-)) Ne azap çekmişim 2 yıldır aklım almadı, niye daha önce aklıma gelmedi diye mesela...
Neyse aslında konu şey; vakit habersizce çekip giderken ve artık gözüm daha az görürse ve de illa da böyle örgü mörgü şeyler için tüh dememek için aklımın bir kenarında olacak bu husus ;-)) Aslında kiminle konuşsam "amannn boş ver, artık her şey her yerde satılıyor, değmez yorulmaya!" vs dese de bu benim için pek öyle değil halen. Bence el emeği bambaşka kıymetli, yıllar geçtikçe daha da kıymetleniyor gözümde. Ve bir yönü de şu ki; ben "bunu ben de yapabilirm" dediğim tür şeyleri satın alamıyorum artık. Çoğu şey hem maliyet açısından daha kârlı olabiliyor. Ondan hariç evde boş boş oturamıyorum ben, mutlaka ama mutlaka bir şeyle meşgul olmam gerekiyor zaten (bu huyumdan aslında artık çok memnun olmasam da böyle) Belki -yapabilme- daha doğrusu -tamamlayabilme- kabiliyetimin azalmasıyla ters orantılı ilerliyorum şimdilik. Bu yüzden de olabilir, el işi üreten hemcinslerime gıpta ediyorum, ne yaparlarsa yapsınlar etrafımdaki kadınların üretmelerinden müthiş bir haz duyuyor ve ilgiyle izliyorum onları. Face'te yada blogda paylaşımının bir yerinde illa gözüm arıyor üretilen, emek verilen bir detay görmeyi...
İnşallah başladığımız herşeyi bitirmeyi de gördüğümüz üretken bol zamanlarımız olsun... Renkler, ipler, keçeler, boyalar, tuvaller, müzik ve resim ve de defterlerimiz eksilmesin hayatlarımızdan...
Sevgiyle kal blogcum...













4 yorum:

ruşyena dedi ki...

ayy biz gözlüklüler !!! :)))) kaybetsek halimiz perişan.. :)))
örnek de bağ kurulamayacak gibi değil ama...

Nilgün Komar dedi ki...

keyifle okudum ve üretmeyi seven boş duramayan boş durduğumda geçen zamana acıyan biri olarak ve birçok zaman bunu bende yaparım diyen biri olarak çok şey buldum kendimden bu yazıda :)
eskilerden kalanlar giderek azalırken eli iş tutan birilerinin hala birşeyler üretiyor olması beni de mutlu ediyor ve belki de geleceğe iz bırakıyoruz diye mutlu oluyorum.. eski geleneklerimizi çağın çarpık modernizesine terk etmek beni günden güne daha da üzüyor.. binbir gece göz nuru dökülmüş dantellerimize burun kıvıran birini gördüğümde sinir katsayım fırlıyor :) geçmişini bu kadar çabuk inkar edip kötüleyenleri görmeye tahammül edemiyorum.. bizi biz yapan değerleri naylona nasıl değişebiliyorlar bilmiyorum hadi zevk tercih meselesi diyelim o zaman eskiyi yermek kötülemek niye.. aynı düşünen birini buldum ya susmam ben normalde çok konuşmasam da :) sevgiler ♥

Nilgün Komar dedi ki...

ayrıca ipin numarasını not aldım
denk gelirsem haber ederim

Ecehan dedi ki...

#Ruşyena; valla sevindim sizin zevkinizi çok beğenirim hep.

#Nilgün hanımcım, siz de gıpta ile takip ettiklerimdensiniz ve öyle çok sevindim ki düşüncelerinizi paylaşmanıza... Ve ve aynı düşündüğümüz için de çok mutlu oldum ki ben, teşekkür ederim...