24 Nisan 2017 Pazartesi

Her şeyi ciddiye alma ölçüsü nedir?

Mart neyseydi de Nisan'a ne oluyor bilemedim bu aralar... Bodrum'da bu mevsimde üşür müymüşüz, üşürmüşüz...
Geçen hafta 10 yaşındaki yeğenim uçakla tek başına bize geldi, havalar soğuk ve rüzgârlı da olsa birlikteliğimizin tadını çıkardık. Ben izin aldım ve 5 gün boyunca tatlı tatlı geçirdik...
Örgüler her arada devam etti  şu şallardan bir tane de diğer kızıma öreyim büyüyünce kullansın diye, bu sefer kırık beyaz Nako Saten silk effect ile ördüm, son motif kaldı, bu ipin kendiliğinden olan o ipeksi dokusunu hep sevmiştim zaten...
Yün mağazasının sahibi "sen bilirsin bunun kıymetini" diye 6 tane de % 100 cotton ip aldırdı bana zorla ama ip biraz sertçe, ne yaparım çok da emin olamadım doğrusu. Birşey örsem sertliği sorun çıkarır mı diye bi merak ettim bir de tığ da yün gibi kaygan hareket etmiyor olmasından çok hoşlanmadım da doğrusu, akıl vereniniz çıkarsa çok sevinirim. (Almayaydın ya a salak da diyebilirsiniz ;-)


şöyle bir bluz öresim geldiydi dün akşam ama bugüne baki kalır mı bilmiyorum tabi ;-)


Hayatı ciddiye alma ölçüsü keşke ölçülebilir, çoksa eğer azaltan, azsa olması gereken yere getiren bir ilacı olsaydı keşke...
Bazen ve özellikle ülke gündemine, çevremdeki sorunlara öyle takılıyorum ki, gerçekten midem yada vücudumun bir yerleri acımaya, sancılanmaya başlıyor. Misal bir arkadaşım ayağımın şurasında şöyle bir ağrı var derse, aradan 24 saat geçmeden benim de aynı yerim ağrıyor...
Korkuyorum bu durumdan çünkü şimdiye kadar onlarca kezlerden de fazla karşılaştım bu durumda...
Sürekli bir empati durumu kuşkusuz tedirginlik noktasına geldi ben de, öte yandan aldırış etmeden de yapamıyorum dış dünyamdaki gerçekleşenlere...
Tek ben mi böyleyim acaba? Hani bilsem bi çaresine bakarım galiba...
Büyük kızım üniversite sınavı heyecanı ve stresi yaşıyor tabi kuşkusuz olaarak ben de hissediyorum bunu... Sınavdan çıkarken yada sonuçlar açıklandığında üzülmesini istemiyorum benim tek hedefim bu...
Bugünlerde çok ciddi hastalıklar geçirmeden yaşlanmak konusunda ciddi takıntım var ve tabi bunun için de tanıdığım hiç kimsenin başına bunun gelmemesi lazım, dua ediyorum bunun için... Ama özellikle de hemcinslerime dua ediyorum zira onların gücü kuvveti yerinde olduğu müddetçe muhafaza edilebiliyor ev mutluluğu bana göre...
Neyse işte blogcum öyle böyle geçiyor günler... Bekle beni...








2 yorum:

Elift dedi ki...

Ellerine sağlık, ne güzel motifler..Coton iple sanıyorum en güzel çanta oluyor, Motifleri renk renk örüp, bir de hazır çanta saplarından taktın mı, sen de bayılarak kullanırsın, kızın da..Tam yazlık..

Hayatı ciddiye almayan üretebilir mi? sevebilir mi? sayabilir mi? Peki hayatta kalıp yaşayabilir mi? Bence yaşamak ciddi iş zaten, her anı ciddiye almalı..Üzülmeli, kaygılanmalı, bir o kadar da gülmeli, boşvermeli..Terazinin her iki yanı da dengeli olmalı yani..Ben yapabiliyor muyum? Daha tam değil, ama "insan" olmaya çalışıyorum işte günden güne..Belki son nefesten önce "pişerim", bilemem..İnşallah :))

Ecehan dedi ki...

Elift# ne güzel bir yorum bu... Teşekkür ederim, iyi ki geldin ;-) Hadi o zaman devam üretmeye...;-))