22 Şubat 2019 Cuma

Meydan Okuma 22.gün

Soru 22: İnanıyorum bu yazı faydalı olacak, bildiğin şeyler hakkında ipucu verebilirsin. Ne bileyim mutfak ipuçları ya da fotoğraf ile ilgili ya da şu an hiç aklıma gelmeyen bir şeyle ilgili.. İpuçları hayati önem taşırlar, içlerinde deneyim barındırırlar..

Aslında, ipuçlarına bayılırım. Çocuk eğitimi üzerine accık parçalayayım o zaman.
İpucu sayılır mı bilmem ama; eğer çocuğunuz varsa, mutluluk ve fayda garantili önerilerim olabilir.
Okul çağına başladıklarından itibaren, kızımcığımların ortaya bıraktıkları defterleri bir kaç dakikalığına alıverip, bir kaç değişik sayfaya kısa kısa onları çok sevdiğimi hissettirecek cümleler yazıyorum. Ummadıkları bir zamanda görürler ve çok sevinirler her defasında. Ödül, mutlaka sıkı sıkı sarılmalı öpücüktür. Halen de devam ediyorum. Bu minik notların yarattığı büyü, bazen saatlerce konuşmanın bile çok çok ötesindedir. Denemenizi tavsiye ederim.
Eğer okuldan veya dışarıdan gergin geldiyseler ve sessizlik var ise, asla soru yağmuruna tutmam. Sıradaki öğün yada öğün arası neyse onlara neşeli bir tabak hazırlarım. Gevşerler, gülümsemeye başlarlar ve bir süre sonra da kendiliklerinden pıtır pıtır anlatıyor olurlar. Eh bundan sonrası çorap söküğü gibi gelir, düğümler çözülür, sıkıntı biter.
Sevmedikleri şeyleri yemeye asla zorlamam. Ama bu onları yedirmeyeceğim anlamına gelmez. ;)) Yumurta yemezlerdi bi zaman, oysa bol yumurtalı pandispanyaları, makarnaları az yemediler bayıla bayıla, haberleri bile olmadı. Kırmızı et yemeyecem diye tutturdu büyük kızım bi zaman, zerre yağsız dana kıymaları bulgurla yoğurup, elvan çeşit yöresel yemekler yaptım, fazlasıyla tamamladım o yönü, ruhu bile duymadı. Sebzeye antipatik davrandılarsa, minnak minnak doğrayıp börek yaptıklarım, çorbalara atıp rondodan geçirdiklerim, kerevizi portakalla filan patates diye yutturduklarım, köyden gelen süte tavır takınıp bazen yemedikleri yoğurtla yapılıp, hazır ayran şişelerine doldurulan ;)) ayranların, ıspanak yemezlerse madem, "fıstıklı bu" diye hazırladığım keklerin, teeee ne zamana kadar farkına varmadılar. Vardıklarında ise artık onlar için çok geçti çünkü hepsi de artık alıştıkları ve istedikleri olmuştu ;)) Küçük yaşlarında çok iştahsız dönemleri oldu. Koca bir sokağın çocuklarını her gün eve toplardım, hiç yemeyeceklerini tahmin ettiğim şeyleri bile topluca siler süpürürlerdi. Ne günlerdi ama ;))
El işlerine yatkın olsunlar istedim hep. Ama onlara da hak vermek lazım, ya yoğundu çocuklar ya da dinlenmeyi dibine kadar hak ediyorlardı. Bir gün -sanırım 12 yaşında filandı-, büyük kızımcığıma "haraşo örgüyü çok sevdiğimi ama çok zorlandığımı, daha kolay bi yolu olması gerektiğini düşündüğümü" söylemiştim. Aradan bir kaç gün geçti ve bana "bak anne, bu senin ördüğünden daha kolay di mi?" diye oturdu yanıma ve bana hakkaten benim stilden daha kolay bi yol öğretti. Nerden ve nasıl öğrendi tam olarak hatırlamıyoruz hatta. Şu anda ne zaman örgü ördüğümü görse "annne ben öğretmiştim sana di mi?" demeden, "evvet can kızım" dememi duymadan yapamaz. Derken derken zaman yaratıp, haraşo birkaç lif ördü. Üstüne geçen yıl patchwork battaniyeye epeyce motif ördü. Hatta o battaniyeye başlamamızı ve yardımlaşarak örmemizi kendisi teklif etmişti. "Benim ördüklerim seninki kadar düzgün olmuyor, yine de ekleyecek misin? dedi bigün. "Elbette, hem de bayılarak, uzun yıllar sonra ne güzel bir anı olacak bu sana ve bize" dediğimde gözlerindeki mutluluğu hakikaten kelimelere bile dökemem. Yani; asıl noktanın, "onun size olduğu kadar sizin de ona ihtiyacınızın olduğunu, sizin de ondan bir şeyler öğrenmeye istekli ve ona güveniyor olduğunuzu hissettirmek" olduğunu bir kez daha yakalamıştım bu tecrübeyle.Onun muntazam görmediği motiflerin ne muazzam bir şeye dönüştüğünü görmek yine çok etkileyiciydi benim için. Örgü vs şart değil, pek çok noktada bu yöntem her zaman çok işe yaradı/yarıyor. Sizin de ona ihtiyacınız var, bunu açık yüreklilikle hisettirin derim.
Banka kartlarımı verdim, "şunlar şunlar şunlar düzenli ödenecekler, geri kalanla da bu ay bütçemizi sen idare et" dedim mesela. Öyle çok faydasını gördüm ki, inanamazsınız. Geçen sene, bi gün "eve gelirken şu marketten nohut al gel kızım" dedim. Tamam dedi, dönüşte bi ısrarla beni arıyor, "n'oldu kızım hayırdır?" dedim, "annneeee bu adam nohutun kilosunun 17 lira olduğunu söylüyo, 17 liraya nohut mu olur ya, beni mi kazıklıyo yoksaaaa?" dedi. Gülmekten yarıldım derler ya hah ben o vaziyet "e ne sanıyodun, al gel sen" dedim zorla aldı. "Bi nohuta 17 lira vereceksem koca 1 ay ben bu evi nasıl idare edicem yaaaa"lardan tut, "yemeklere daha az nohut koy ya anne bu ay"dan çık, vermediği öneri kalmadı. Eskiden tabağın bi tarafına ittirdikleri nohutları da bi afiyetle yer oldu hiç sormayın ;)) Şimdi üniversite tahsilinde görüyorum ki bütçesini çok iyi yapabiliyor, mantıksız harcamalardan uzaklaşıp öncelikle ihtiyaç olana odaklanmış durumda ve en önemlisi bunu iyi beceriyor olmaktan çok mutlu. Özellikle nohut fiyatlarını yakından takip eder ;)) Marka marka biliyor valla ;)) Şimdi aynı şeyi küçüğümle de yapıyoruz. Güvenin, görev verin, sorumluluk almalarını sağlayın derim ben.
Daha neler neler var. Hatta kendilerine henüz itiraf etmediklerim ;)) Ben de sizleri okuyup, işimize yarayan şeyleri öğrenmekten büyük mutluluk duyacağım. E hadi o zaman, ben size gelicem müsaitseniz...


17 yorum:

  1. Ay bayıldım ya sen süper bir annesin bence

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SevKozcuğum, sağ ol, var ol. Hepsi de durmlar karşısında üretiliyor kendiliğinden. Süperlikten değil valla billa.

      Sil
  2. Yemek yedirme taktiklerini not aldım güzel mim olmuş eline saglik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Sibel. Yorumun çok değerli.

      Sil
  3. tanıdığım annelerin çoğu bunları bilmeden çocuk yetiştiriyor... bak çok ciddiyim Ececim, bu maddelerini çoğaltıp somut örnekleriyle yazıya dökmelisin... ya basılı, ya da e-kitap (tercih senin) anne adaylarının okumasına sunmalısın... işe yarayacağından, alımlayıcısının bol olacağından çok eminim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla işe yarayacağını bilsem çok da severek çalışırım bunun için aslında. Özellikle ergenlik çağının en en en minumum sıkıntıyla geçmesi konusunda da hi çok işe yaradığını deneyimledim. Sağlıklı birey olmanın, sağlıklı çocuk olmaktan geçtiğine inandım hep ve bunu deneyimleyerek sonuçlarını görmek çok mutlu edici. Yüreklendirmen için sağ ol, var ol. Sen çok tatlısın <3

      Sil
  4. harika tüyolar bayıldım...karikatüre çok güldüm...çocuklarınız size sahip oldukları için bence çok şanslılar...sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar çok güzel, motive edici, coşturucu sözler, çok teşekkür ederim.

      Sil
  5. Ah o notlardan ben de çok koyarım defterlerinin arasına. Bazen post it yazıp yapıştırırım :)

    YanıtlaSil
  6. Ne güzel böyle ilgili-bilgili anneleri tanıdıkça çok seviniyorum.
    Keşke bütün çocuklar böyle sanslı olsa.
    tebrik ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok seviniyorum sizi tanıdığıma. Bütün çocuklar için hepimizin yapabileceği şeyler var ya, onlardan payımıza düşeni yapabilirsek ne alâ. Aydınlık günlere ihtiyacımız var. Teşekkür ederim.

      Sil
  7. Sizler daha da güzellerini yapacak, geleceğimizi aydınlık kılacaksınız, bundan eminim.

    YanıtlaSil
  8. Bu bilgiler çocukları olanlar için altın değerinde.
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  9. Yemek yeme konusunda şükür sıkıntı çekmedim. Sadece patlıcanla arası hoş değil ama onu da yemek zorunda olduğunun farkında ya da aç yatacak. Mecburen yiyor. Güzel notlardı. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  10. Allah sağlık mutluluk versin evlatlarımıza.Altın değerinde tüyorlar olmuş

    YanıtlaSil
  11. Hepsi de nasıl güzel, çok şanslılar çook :)

    Hala içimde yara, yıllarca kerevizi patates diye yedirdiler bana :))))))
    Hala bazı şeyleri öyle yutturmaya çalışıyor bizimkiler ama burnum iyi koku alıyor hemencik anlıyorum hehehehe :))))

    YanıtlaSil