Sabahları işe gelirken yolumun üzerindeki tüm badem ve erik ağaçlarını, tabiri caizse gelin gibi süslenmiş görmekten çok keyif alıyorum. Bugün evden biraz erken çıkıp, onlara dokunmayı, dün akşamdan kafama koymuştum.
Yaptım da. O kadar çok istemiştim ki o fotoğrafın çok güzel olmasını, bakınca şaşırdım kaldım. Hayatımda çektiğim en güzel fotoğraf diyebilirim. Ve bunda Sevgili Kiremithanem'in önerilerinin çok katkısı var. Aynen onun dediğini yaptım. İyi bir fotoğraf çekmeyi "çoook istedim". Uyduruk cep telefonumla üstelik. Diyordu ki Kiremithanem;
"Evvela şuna gerçekten inanmak gerek.Elinizdeki cihaz ne olursa olsun şahane bir fotoğraf çekebileceğinize inanmanız en önemli faktördür. Peki hangi fotoğraf 'şahanedir? Beklentilerimizi en çok karşılayan veya bizi en çok şaşırtan kare diyebiliriz buna :)" Evet.
Daha usta fotoğrafçılar için ahım şahım olmayabilir ama benim için en güzeli oldu. Bak mesela diğerlerinde o ruhtan çıkmıştım. Çünkü koskoca yolda gayet nizami park etmişken, dümbeleğin biri dat dat dattt taciz ediyordu. Ettiğim kavgayı anlatıp amacımdan sapmayayım da, farkı görün diye onları da ekliycem anacım.
Gördün mü bak. Sinir fışkırıyo bi yandan sanki. Bulanmış gitmiş ;))
Bu da, 15 gün önce ucu pıtırcıklandı, doğa uyanıyor diye müjde verdiğim bahçedeki kırmızı erik ağacım, ay bir güzel neşelenmiş, bakmak bi ömür.
Bu hafta sonu eğer her şey kontrolümde olursa, dağlara gitmek istiyorum. Bodrum lalesi ve baharın ilk papatyalarından toplayasım var.
Öğle arası eve gidip,haşhaşlı, susamlı, çörek otlu ekşi maya ekmek hamuru yoğurup, mayalanmaya bıraktım. İş çıkışı gittiğimde fırına girmeye hazır olması işlerimi kolaylaştırıyor. Hem ev saatlerce buram buram da kokuyor, otururken. Derim ya hep, ne olduğu önemli değil, mutfağından mis kokular çıkmalı bir evin.
Aliyah'tan sonra yeni bir (hatta iki) işe koyulacaktım ama dün okul çıkışı çarşıdan alıp gelsin diye sipariş verdiğim kızımcığıma yanlış ipler vermiş yüncüm. Etamin diyoruz, 50 numara dantel ipi diyoruz, adam sen tut naylon iplik ver. O 5 ayrı rengi seçmek için çocuğum yarım saat uğraşmış bi de. Kızımcığımın boşa giden emeğine de, koca akşamı boş boş geçirmek zorunda kaldığıma da üzüldüm. Hayır bi de bu işi yıllardır yapan bir satıcının etamin deyince, 50 numara deyince, dantel ipi deyince aklına ilk naylon ipin gelmesine çok kızdım. Bunu tarifliyo diye hem de iddialaşmış çocukla. Valla bak, limon da satsan işi bilmen lazım. Ürününü tanı önce gerzek. Haaa bak adım kadar eminim ki, bugün de "ben zaten onlar olmaz" demiştim der o. Biliyom ben. Yazcam onu da. Bakalım inşallah bu akşam istediğim gelirse bismillah dicem. Haa işlerin biri büyük kızımcığımın sevmekten asla vazgeçmediği Lion King'deki Simba figürü olacak (onu bi tişörte monte edicem, görünce çoook sevineceğini hayal ediyorum), diğeri de küçük kızımcığımın yastık serisini ikileyeceğim Cleopatra olacak. Simba için kısa süre veririm ama Cleopatra için evrene iadeli taahhütlü mektup yolladımdı dün. Sen sen ol, süründürme kadınceğzi diye. Oldukça çok çarpı gerekiyor ve artık ezberlettiğim üzere benim aida delikleri bit kadar valla. Bakalım bakalım. Yani işte gocca akşam film seyredeyim dedim uyumuşum, uyandım kitap okuyayım dedim, uyumuşum, uyandım ve evet sabaha kadar sen sağ ben selamet dolandım durdum. "Kolun ağrıyor örme anneee" diyen kızımcığımlarıma, "kolun ağrıyor, yapma artık bişey, otur oturduğun yerde" diyen anacığıma ve kardeşcağzıma anlatamadım gitti bunu zati. Sanırsın keyfimizden örüyos ;))
Oh be, her gün n'aptım n'ettim yazmazsam bi tarafım kusur kalıyo gibiydi, yazdım rahatladım.
Muahhh, öpücük.
Yaptım da. O kadar çok istemiştim ki o fotoğrafın çok güzel olmasını, bakınca şaşırdım kaldım. Hayatımda çektiğim en güzel fotoğraf diyebilirim. Ve bunda Sevgili Kiremithanem'in önerilerinin çok katkısı var. Aynen onun dediğini yaptım. İyi bir fotoğraf çekmeyi "çoook istedim". Uyduruk cep telefonumla üstelik. Diyordu ki Kiremithanem;
"Evvela şuna gerçekten inanmak gerek.Elinizdeki cihaz ne olursa olsun şahane bir fotoğraf çekebileceğinize inanmanız en önemli faktördür. Peki hangi fotoğraf 'şahanedir? Beklentilerimizi en çok karşılayan veya bizi en çok şaşırtan kare diyebiliriz buna :)" Evet.
Daha usta fotoğrafçılar için ahım şahım olmayabilir ama benim için en güzeli oldu. Bak mesela diğerlerinde o ruhtan çıkmıştım. Çünkü koskoca yolda gayet nizami park etmişken, dümbeleğin biri dat dat dattt taciz ediyordu. Ettiğim kavgayı anlatıp amacımdan sapmayayım da, farkı görün diye onları da ekliycem anacım.
Gördün mü bak. Sinir fışkırıyo bi yandan sanki. Bulanmış gitmiş ;))
Bu hafta sonu eğer her şey kontrolümde olursa, dağlara gitmek istiyorum. Bodrum lalesi ve baharın ilk papatyalarından toplayasım var.
Öğle arası eve gidip,haşhaşlı, susamlı, çörek otlu ekşi maya ekmek hamuru yoğurup, mayalanmaya bıraktım. İş çıkışı gittiğimde fırına girmeye hazır olması işlerimi kolaylaştırıyor. Hem ev saatlerce buram buram da kokuyor, otururken. Derim ya hep, ne olduğu önemli değil, mutfağından mis kokular çıkmalı bir evin.
Aliyah'tan sonra yeni bir (hatta iki) işe koyulacaktım ama dün okul çıkışı çarşıdan alıp gelsin diye sipariş verdiğim kızımcığıma yanlış ipler vermiş yüncüm. Etamin diyoruz, 50 numara dantel ipi diyoruz, adam sen tut naylon iplik ver. O 5 ayrı rengi seçmek için çocuğum yarım saat uğraşmış bi de. Kızımcığımın boşa giden emeğine de, koca akşamı boş boş geçirmek zorunda kaldığıma da üzüldüm. Hayır bi de bu işi yıllardır yapan bir satıcının etamin deyince, 50 numara deyince, dantel ipi deyince aklına ilk naylon ipin gelmesine çok kızdım. Bunu tarifliyo diye hem de iddialaşmış çocukla. Valla bak, limon da satsan işi bilmen lazım. Ürününü tanı önce gerzek. Haaa bak adım kadar eminim ki, bugün de "ben zaten onlar olmaz" demiştim der o. Biliyom ben. Yazcam onu da. Bakalım inşallah bu akşam istediğim gelirse bismillah dicem. Haa işlerin biri büyük kızımcığımın sevmekten asla vazgeçmediği Lion King'deki Simba figürü olacak (onu bi tişörte monte edicem, görünce çoook sevineceğini hayal ediyorum), diğeri de küçük kızımcığımın yastık serisini ikileyeceğim Cleopatra olacak. Simba için kısa süre veririm ama Cleopatra için evrene iadeli taahhütlü mektup yolladımdı dün. Sen sen ol, süründürme kadınceğzi diye. Oldukça çok çarpı gerekiyor ve artık ezberlettiğim üzere benim aida delikleri bit kadar valla. Bakalım bakalım. Yani işte gocca akşam film seyredeyim dedim uyumuşum, uyandım kitap okuyayım dedim, uyumuşum, uyandım ve evet sabaha kadar sen sağ ben selamet dolandım durdum. "Kolun ağrıyor örme anneee" diyen kızımcığımlarıma, "kolun ağrıyor, yapma artık bişey, otur oturduğun yerde" diyen anacığıma ve kardeşcağzıma anlatamadım gitti bunu zati. Sanırsın keyfimizden örüyos ;))
Oh be, her gün n'aptım n'ettim yazmazsam bi tarafım kusur kalıyo gibiydi, yazdım rahatladım.
Muahhh, öpücük.
valla hiç de kusur kalacak bişey yokmuş maşallah :) bademler açmış çok cici yaa yaz geliyoooorr
YanıtlaSilNe diyooonnn? Yazma mı diyooonn? Yettik bittik gari çenenden mi diyoonnn? ;))))
SilNe güzel çiçek açmış o bademler...
YanıtlaSilNe güzel fotoğraflar ya öyle..Buarada benim mayam öldü :( Yeni yapmam lazım ama çok üşeniyorum Ecehaan'cığımm. :)
YanıtlaSilÇiçekler açmaya başlamış... Summer is coming :)...Selam ve Dua ile...
YanıtlaSilBu esnaf âlem zaten,bazen almak istediğini değil satmak istediğini veriyorlar.
YanıtlaSilBahar gelmiş sizin oralara, bizde kar bekliyoruz 🙄
Oh iyi ettin yazdın. Bana da bi anlatmazsam daralma halleri geliyor arada :D
YanıtlaSilO çiçeklere bayıldım henüz çevremde yok çiçek açmalar ama burada gözüm gönlüm açıldı, haftasonundan da umutluyum şahane fotolar getireceksin :)
YanıtlaSilÇok güzel o çiçekler mis gibi mis..
YanıtlaSilAma ekmek efsane <3