Dün yine feci bir yağmur yağdı. Süresi uzun olmadığı için pek bir zarar vermemiş olsa da, meteorolojinin uyarısı ile saat 15:40 gibi okullar tatil edildi. Bugün de yağmurlu bir gün olacak, toprak suya doyacak, yıkımsız gelsin inşallah. Mevsimlerin seyri garipleşti bütün dünyada. Sayemizde. Baksana erik ağacına kar yağmış, aslında eriklere ne olduğunu bir tarafa koysak, pek de güzel bir görüntü olmuş. Aslında bu yağmurun bir kısmını, yılbaşı gecesi kar olarak alsak olma mıydı? ;)) Hafif hafif, uçuşarak yağsaydı, loş bir sarı ışığın altında, onların döne döne yer inişini seyretseydik. Nefes kesici olurdu.
Dün bahsettiğim losyon bardan gayet memnunum. İçerik amacı sayesinde herşey istediğim gibi. Ama belki ekstra bir doğal koku esansı düşünülebilirdi. Gerçi burada dikkat edilmesi gereken nokta, içerikteki maddelerin birbirleriyle olan etkileşimlerinin de nümerolojiyi bozmaması. Bu konuda cilt doktoru olan bir arkadaşımdan, bitki bilimci bir arkadaşımdan yardım alıyorum. Mesela, fesleğen ve bal mumu kokusu, hindistan cevizi kokusunu bastırıp, daha otsu ve topraksı bir koku oluşturduğunu tespit ettik. Dolayısıyla esansiyel bu yönü zayıf ama ilk denemede amaç zaten bu da değildi. Avuçta kalan kısmını da boyun bölgeme sürüyorum zira kırışmaya en müsait ve en çok besleme gereken yerlerden biri de orası. Üstelik insanın kendi kendine hissettiği o ipeksi doku bence harika. İlerlemeleri kaydedeceğim.
Dün sarmaları pişirdim, ben zaten kara lahanaya da pazıya da feci düşkünüm, azimle ve kararla kara lahanayı kızımcığımlara da sevdireceğim sonunda. ;) annelik biraz da bu değil mi? :)
Yanına ek ne yapayım da bize de diyet yemeği olsun derken, bişiy yaptım.
Karnabahar kısırı. Harika oldu. Sebzeci küçük kızımcığım "sanırım bundan sonra, boşver annem bulguru, karnabaharlı istiyorum" diyeceğim dedi. Çok basit ve müthiş bi fikirmiş. Tek kişi için 300_350gr karnabaharı ,1 soğan ile robottan geçir yada rendele, 1 yemek kaşığı zeytin yağı ve 1_2 kaşık salça ile 10_15 dk sotele, bir kenarda soğumaya bırak, sonra istediğin yeşilliklerden normal kısıra koyduğun ölçülerde doğra, domatesi de doğra hepsini karıştır, limon sık (yada tercihen nar ekşisi, sumak ekşisi), oldu bitti bile. Öğlen yada akşam yemeği yerine bu miktarı bir kişi tüketebilir yiyebilir diyor diyetisyenler, evdekiler de severse yağ ve karnabahar miktarını ölçüye göre arttırıyorsunuz. Soğanla sotelendiği için kesinlikle karnabahar kokusu almıyorsunuz zaten. Yeşilliklerin arasındaki taze nane de her kısıra olduğu gibi müthiş bir ferahlık veriyor. Doyurucu, diyetik ve denenmelilerden yani bu tarif.
Küçük kızımcığım amigurumi yapmayı öğrenmek istediğini söyledi. Nasıl sevindim anlatamam. "Yapabilir miyim ki?" diye sık sık sordu dün akşam. "Yaparsın" dedim. Bir sürü oyuncak bakmış kendine, dün okuldan erken gelince. Programının ilk müsait olduğu zamanda kolayca bir başlangıç yapacağız. Şeytanın bacağını kırmak harika olacak. Büyük kızımcığım meraklıydı el işlerine hatta geçen sene burdayken ördüğüm patcwork battaniyeye katkıda da bulunmuştu, 10 kadar motifle. (Aaaa bu arada biz onu daha hiç kullanmadık, unuttuktu, hemen çıkarmalı neredeyse ;)) Küçüğümden gelen ilk talep bu. Umarım güzel bir başlangıç yapar. Her dakika yapmasalar/yapamasalar da, ellerinden her iş gelsin istiyorum. Olur da bir gün yapmak isterlerse bir kenarında dursun akıllarının.
Bunların biriyle başlayabiliriz diye düşünüyorum. Dün, bir önceki gecenin uykusuzluğu ve günün yorgunluğuna pes edip, hiç bir iş yapmadım. Hatta kızımcığımın okulunda bu sabahki kahvaltı partileri için, babamıza yattığım yerden direktif vererek kakaolu kek yaptırttım. Kıvam testi için de yanıma getirip götürdü adamceğiz, çırpma kabını. Neyse gayet güzeldi ve fekat tüm kalıbı yolladığımız için bugün kızımcığıma akşamları yemesi için tekrar pişireceğine söz verdi. Pek bi rahatmış bu duygu. Daha sık yaptırmalıyım. Bi de bu durumdan güç alıp, bu akşama somon ızgara siparişi verdim, bakalım n'olcek ;))
İşte böyle.
Bugünlük.
Bye.
Dün bahsettiğim losyon bardan gayet memnunum. İçerik amacı sayesinde herşey istediğim gibi. Ama belki ekstra bir doğal koku esansı düşünülebilirdi. Gerçi burada dikkat edilmesi gereken nokta, içerikteki maddelerin birbirleriyle olan etkileşimlerinin de nümerolojiyi bozmaması. Bu konuda cilt doktoru olan bir arkadaşımdan, bitki bilimci bir arkadaşımdan yardım alıyorum. Mesela, fesleğen ve bal mumu kokusu, hindistan cevizi kokusunu bastırıp, daha otsu ve topraksı bir koku oluşturduğunu tespit ettik. Dolayısıyla esansiyel bu yönü zayıf ama ilk denemede amaç zaten bu da değildi. Avuçta kalan kısmını da boyun bölgeme sürüyorum zira kırışmaya en müsait ve en çok besleme gereken yerlerden biri de orası. Üstelik insanın kendi kendine hissettiği o ipeksi doku bence harika. İlerlemeleri kaydedeceğim.
Dün sarmaları pişirdim, ben zaten kara lahanaya da pazıya da feci düşkünüm, azimle ve kararla kara lahanayı kızımcığımlara da sevdireceğim sonunda. ;) annelik biraz da bu değil mi? :)
Yanına ek ne yapayım da bize de diyet yemeği olsun derken, bişiy yaptım.
Karnabahar kısırı. Harika oldu. Sebzeci küçük kızımcığım "sanırım bundan sonra, boşver annem bulguru, karnabaharlı istiyorum" diyeceğim dedi. Çok basit ve müthiş bi fikirmiş. Tek kişi için 300_350gr karnabaharı ,1 soğan ile robottan geçir yada rendele, 1 yemek kaşığı zeytin yağı ve 1_2 kaşık salça ile 10_15 dk sotele, bir kenarda soğumaya bırak, sonra istediğin yeşilliklerden normal kısıra koyduğun ölçülerde doğra, domatesi de doğra hepsini karıştır, limon sık (yada tercihen nar ekşisi, sumak ekşisi), oldu bitti bile. Öğlen yada akşam yemeği yerine bu miktarı bir kişi tüketebilir yiyebilir diyor diyetisyenler, evdekiler de severse yağ ve karnabahar miktarını ölçüye göre arttırıyorsunuz. Soğanla sotelendiği için kesinlikle karnabahar kokusu almıyorsunuz zaten. Yeşilliklerin arasındaki taze nane de her kısıra olduğu gibi müthiş bir ferahlık veriyor. Doyurucu, diyetik ve denenmelilerden yani bu tarif.
Küçük kızımcığım amigurumi yapmayı öğrenmek istediğini söyledi. Nasıl sevindim anlatamam. "Yapabilir miyim ki?" diye sık sık sordu dün akşam. "Yaparsın" dedim. Bir sürü oyuncak bakmış kendine, dün okuldan erken gelince. Programının ilk müsait olduğu zamanda kolayca bir başlangıç yapacağız. Şeytanın bacağını kırmak harika olacak. Büyük kızımcığım meraklıydı el işlerine hatta geçen sene burdayken ördüğüm patcwork battaniyeye katkıda da bulunmuştu, 10 kadar motifle. (Aaaa bu arada biz onu daha hiç kullanmadık, unuttuktu, hemen çıkarmalı neredeyse ;)) Küçüğümden gelen ilk talep bu. Umarım güzel bir başlangıç yapar. Her dakika yapmasalar/yapamasalar da, ellerinden her iş gelsin istiyorum. Olur da bir gün yapmak isterlerse bir kenarında dursun akıllarının.
Bunların biriyle başlayabiliriz diye düşünüyorum. Dün, bir önceki gecenin uykusuzluğu ve günün yorgunluğuna pes edip, hiç bir iş yapmadım. Hatta kızımcığımın okulunda bu sabahki kahvaltı partileri için, babamıza yattığım yerden direktif vererek kakaolu kek yaptırttım. Kıvam testi için de yanıma getirip götürdü adamceğiz, çırpma kabını. Neyse gayet güzeldi ve fekat tüm kalıbı yolladığımız için bugün kızımcığıma akşamları yemesi için tekrar pişireceğine söz verdi. Pek bi rahatmış bu duygu. Daha sık yaptırmalıyım. Bi de bu durumdan güç alıp, bu akşama somon ızgara siparişi verdim, bakalım n'olcek ;))
İşte böyle.
Bugünlük.
Bye.
Ne şeker kitap ayraçları onlar, hahaha.
YanıtlaSilbence de ;))
SilKarnıbahar kısırını ilk fırsatta deniycem.
YanıtlaSilhaber ver tm mı beğenip beğenmediğini? ;))
Silkardan adamlara bayıldım bende ...
YanıtlaSilKarnabaharı farklı şekillerde tüketmek şahane olur, kesinlikle denemeliyim, ne güzel kızına örgü öğretmek en güzeli de böyle bir istekle gelmesi, annelerinin hamarat kızları, kimbilir ne güzel işler yapacaksınız şimdiden kolay gelsin, son fotodakilere bayıldım :)
YanıtlaSilKarnabahar kısırı şahane oluyor, diyetteyken yaparım ben de...
YanıtlaSilAma o pazı sarması ve kara lahana sarması var ya... Tam sevmelik ♥
Ellerine sağlık canım benim ♥
Yağmur, Bodrum aman diyeyim dikkat. Bu aralar bizim memleket epey zarar gördü yağmurdan. Karnabahar kısırı hiç yemedim, ama bulgurdan uzaklaşıp sağlık için denemeliyim.
YanıtlaSil