15 Ocak 2010 Cuma

Gurbet

Küçük bir not yazmış kardeşim. Diyor ki; “keşke hep çocuk kalsaydım ve dizimdeki yarayı dünyanın en büyük acısı sansaydım.”



Önce gülümsedim, düştüğü güne gittim yılların gerisinde kalan, gözyaşları çizgi filmlerdeki gibi fışkırıyordu o an.


Sonra içim cız etti, “acı mı çekiyor yoksa?” diye. Soramadım, sorsam anlatmazdı çünkü.


Gurbette yaşamak bu işte. Taa uzaklarda diye onu üzmemeye özen göstermek ve bıçak gırtlağa oturuncaya kadar beklemek, katlanmak demek.


Gurbette yaşamak, annen anjiyo olurken senin lay lay lom gezmen ve duyduğun anda nedenini bildiğin halde büyük bir kızgınlık nöbeti geçirmen demek.


“Ya geç kalırsam” sorusuna her gün anlamlı cevaplar bulmaya çalışmak demek.


Yeğenlerinin her türlü fırlamalıklarını görememen demek.






Gurbette yaşamak, hayatın çok önemli bir bölümünü kaçırmak demek.


Belki hiç olmayacak yerlerde, hiç olmayacak şekillerde, hiç akla gelmedik şartlarla bir yaşam kurmak demek.


Bazen katran karası geceler demek.


Bazen zifiri bir karanlık demek.


Gurbet için yürek gerek.

5 yorum:

Newbahar dedi ki...

Yürekliyim sevgili Ecehan... Ne vakit ölüm haberi alsam ağlamayacak kadar, yas tutamayacak kadar yürekliyim. Yüreklilik mi bu diyeceksin!! Bence evet.
Korkularıma yenilmeden aylar geçirmek. Anne, babanın acı haberini almamak için ve aldığım anı hayal edip yüreklenmek. Olacak olanı şimdiden kabullenmek.
Bir tanecik kız kardeşimin bambaşka hayatını telefondan dinlemek, ortak bir hayatımız olmayışına aldırmamayı kabullenmek. Bi tanecik yeğenimin internet görüntüleriyle avunmak, hasretine dayanmak. Ne kadar çok yüreklilik ister sende bilirsin. Artık salya sümük ağlamayacak kadar yüreklendim ben.
SILADA HAMDIM, GURBETTE PİŞTİM...
Buda Newbahardan.

hasretsenfonileri, dedi ki...

sen yine de sor ona sevgili ecehan.. bırak anlatmasın.. Sen unutursun onun anlatmadığını ama o senin sorduğunu hiç unutmaz!
Gurbet biraz değil çokça, elinde tutup göremediğinin, içinde olup yaşayamadığının kıymetini bilmek demektir..

Sevgi Damlalarım dedi ki...

hayatta olsunda gurbette olsun bazen sevdiklerimizin iht,iyaçları oldugunda yanlarında olamasak da sesinizi bile duymak oldukca iyi gelecektir sevgi lerrr

uygarradikal dedi ki...

10 yılı aşkın bir süredir gurbetde olan bir kişi olarak duygularıma tercüman olmuşsunuz.

Selamlar

kediperisi dedi ki...

Merhaba, gurbet, sıla hasreti bilmedim çünkü hiç gitmedim ama size bir şey söyleyeyim mi, bilmiyorum ne kadar teselli olur- bazen aynı şehirde, aynı ülkedeyken de uzağızdır, yakın değilizdir, bazen iki sokak ötedeki kız kardeşinizle sanki arada 5-6 ülke varmış kadar uzaksınızdır, tersi de mümkün uzaklık görece bir kavram, yeter ki gönüller bir olsun...tami isminiz gibi samimice olmak şartıyla..
sevgilerimle

not: bu arada sizin de blogspotta olduğunuzu bilmiyordum, bugün farkettim ve sevindim, ben bir manyak yüzünden antartika'yı kapatmak zorunda kaldım, (Atatürk'çü olmak ve yobazlara kafa tutmanın bedeli, hiçbir şey yıldıramazdı da sayfamın kötü sitelere link verilmesine dayanamadım) ama yazma hevesim çok kaçtı,, sadece sizin gibi eksin olmasın yorum gönderenlere cevap yazabiliyorum..