Bahçedeki güllerimi kuruttuğumu daha önce yazmıştım. Vazoya yeni eklemeler oldu, halen kurumakta olanlar da var.
Evde kedi olunca istediğiniz hemen her aksesuarı açığa, ortaya koyamıyorsunuz. Nedense her şeyi kendilerine oyuncak görüyorlar. Dolayısıyla bu gibi şeyler sürekli dolap içinde. Her akşam açıp seyrettiğimi söylesem ;))
Belçika'da bir ekolojist, ekşi maya ekmekler ve onları yapan ellerle ilgili ciddi bir araştırma yapmış. Yazının orijinali burada. Sonuç olarak diyor ki; "ekşi maya ekmek yapan insanların elleri de ekşi mayaya dönüşüyor." Hani bizim büyüklerimizin de "elinin lezzeti" dedikleri şey. Bu gerçekten varmış yani, bilimsel olarak. Yaptığınız ürünlerdeki mikroorganizmalar ellerinize, ellerinizde çoğunlukla yaşayan mikroorganizmaları da yaptığınız ürünlere aktarıyorsunuz, bu harika değil mi? Uzunca süredir takip ettiğim ekşi maya çalışmaları ile ilgili bu bilgileri öğrenmek, doğru yolda olduğumu söylüyor. Bu izi ve lezzeti mümkün mertebe koruyacağım.
Akşam yemeklerini, mümkün mertebe 18:30 gibi servis ediyorum bizimkilere. Kızımcığımın ders çalışma süreleri uzun olduğundan, bir kaç saat sonra meyve yada bitki çayının yanına bir atıştırmalık yüzünü güldürüyor. Dün çok pratik bir büzgü börek yaptım. Yufkayı dörde bölün, arasına sulu zeytinyağı sürün, masa örtüsüs katlarmış gibi ortadan tutup büzerek halka çizin, en ortasına peynir vs ne varsa koyun, yumurta sarısı sürüp atın fırına. Çıktığında doğal olarak harika olmakla berabe, ertesi gün kahvaltıda bile çıtır çıtırlığını yitirmemiş, ev yapımı bir börekle gönderin evdekileri. Oldum olası gıcık olduğum çarşı poğaçası, feci intikam alıyorum senden, ahahahahaa ;)))
Dün bahsettiğim kitabımı bitirmek üzereyim ve yenisini seçtim bile. Çok merak uyandırdı bende, bakalım nasıl olacak, heyecan duyuyorum.
Burası Yalıkavak... İlk resim Gerişaltı mevkiinden. Karşıda Kalimnos görünüyor. Çok sevdiğim fotoğraflardan...
Bu güzelliklerin de izi, lezzeti kalıyordur di mi bi yerlerimizde?
Evde kedi olunca istediğiniz hemen her aksesuarı açığa, ortaya koyamıyorsunuz. Nedense her şeyi kendilerine oyuncak görüyorlar. Dolayısıyla bu gibi şeyler sürekli dolap içinde. Her akşam açıp seyrettiğimi söylesem ;))
Belçika'da bir ekolojist, ekşi maya ekmekler ve onları yapan ellerle ilgili ciddi bir araştırma yapmış. Yazının orijinali burada. Sonuç olarak diyor ki; "ekşi maya ekmek yapan insanların elleri de ekşi mayaya dönüşüyor." Hani bizim büyüklerimizin de "elinin lezzeti" dedikleri şey. Bu gerçekten varmış yani, bilimsel olarak. Yaptığınız ürünlerdeki mikroorganizmalar ellerinize, ellerinizde çoğunlukla yaşayan mikroorganizmaları da yaptığınız ürünlere aktarıyorsunuz, bu harika değil mi? Uzunca süredir takip ettiğim ekşi maya çalışmaları ile ilgili bu bilgileri öğrenmek, doğru yolda olduğumu söylüyor. Bu izi ve lezzeti mümkün mertebe koruyacağım.
Akşam yemeklerini, mümkün mertebe 18:30 gibi servis ediyorum bizimkilere. Kızımcığımın ders çalışma süreleri uzun olduğundan, bir kaç saat sonra meyve yada bitki çayının yanına bir atıştırmalık yüzünü güldürüyor. Dün çok pratik bir büzgü börek yaptım. Yufkayı dörde bölün, arasına sulu zeytinyağı sürün, masa örtüsüs katlarmış gibi ortadan tutup büzerek halka çizin, en ortasına peynir vs ne varsa koyun, yumurta sarısı sürüp atın fırına. Çıktığında doğal olarak harika olmakla berabe, ertesi gün kahvaltıda bile çıtır çıtırlığını yitirmemiş, ev yapımı bir börekle gönderin evdekileri. Oldum olası gıcık olduğum çarşı poğaçası, feci intikam alıyorum senden, ahahahahaa ;)))
Dün bahsettiğim kitabımı bitirmek üzereyim ve yenisini seçtim bile. Çok merak uyandırdı bende, bakalım nasıl olacak, heyecan duyuyorum.
Burası Yalıkavak... İlk resim Gerişaltı mevkiinden. Karşıda Kalimnos görünüyor. Çok sevdiğim fotoğraflardan...
| Fotoğraf: Ethem İbrahim Cilsoy |
| Fotoğraf: Mehmet Deniz |

Ece'cim manzaran muazzam..
YanıtlaSilHele ekmeğin nasıl da leziz gözüküyor ellerine sağlık. Ohh üstüne leziz bir tereyağı ile muhteşem olur. Kanada'ya gidince vaktim olacak ya, ekşi mayalı ekmek denemeye başlayım istiyorum ama çok sabırlı olmak lazım değil mi ? Bana önereceğin bir video ya da bir yazı var mıdır ?
Öperim sevgilerimle
Ezgiciğim, ekmek genel anlamda sabır istiyor evet. Ama inan o kadar büyütülecek bir şey de değil. Sadece mayanı iyi ve zamanında besliyorsun, olup bitiyor. Harikulade ekmekler yapacağından eminim. Öneri konusuna gelirsem, aslında hemen hemen tüm tarifler aynı, ben de öyle yapmıştım. Maya zaten bilirsin, zaman geçtikçe güçlenir. Ben beslemelerimde tamamen su yerine, 1-2 yk üzüm suyu yada 1-2 yk yoğurt üst suyu da kullanıyorum. Bazen farklı bir besleme olsun diye yarım soğanı kesip içine batırıyorum mayanın. Ekmek hazırlama tekniklerinde ise katlamayı herkes öneriyor ama bu iş bile tek başına 2.5 saat sürdüğünden ben çoğu zaman katlama yapamıyorum vakitsizlikten. Yoğurup pişirme kabımda mayalanmaya bırakıyorum. Onda da hızlı olmak gerekiyorsa 50 dereceye ısıtıp kapattığım fırında 4-5 saat beklemesi, istediğim sonuca ulaştırıyor. Sen bi başla, bana her zaman ulaşabilirsin, sorularını memnuniyetle cevaplarım. Kocaman öpüyorum.
SilBen de yapıcam o börekten bu hafta sonu , nasıl olduğunu yazarım ellerine sağlık Ece :)
YanıtlaSil2.günede de aynı çıtırlık devam ediyor, seveceğini zannediyorum ;) Bekliyorum güzel haberleri ;)
Silsizin yazılarınızı okurken sanki kendimi lale ablanın yazıalrını okuyormuş gibi doğal samimi ve mutlu buluyorum çok içten ve akıcı yazıyorsunuz
YanıtlaSilTeşekkür ederim, çok sevindim beğenmenize. Bloğuma yıllar yıllar önce Samimice Ecece başlığı koymuştum, hep öyle devam ettim. Lale abla da en en en sevdiklerimden zaten, ben de keyifle okurum. Adınızı bilmek isterdim, bloğunuz varsa onu da tabi ;)
SilFırıncı bir babanın oğlu olarak büyüdüğümden ekmek kokusunu bir başka severim. Ekşi maya ekmeği gerçek anlamda bir kültür. Özellikle Almanya, İspanya bu konuda oldukça başarılı ülkelerden. Balkan ülkelerinde de çok lezzetli ekmekler tadabilmen mümkün. Eskiden ekmekte ekşi maya sıklıkla kullanılırdı. Neyimiz bozulmadı ki..
YanıtlaSilTutmaya çalışıyor olmak bir ucundan benimkisi... Sevgiler...
Sil