Yeni bir haftaya iş yerindeki müthiş bir yoğunlukla başladım zira diğer arkadaşım bu hafta izinli.
Hafta sonu çok normal olarak yine ekmek yaptım; bu sefer biri bize, biri de bu gibi lezzetleri denemeyi çok seven komşum Atilla abiye gitti. Erkek olduğuna bakmayın, eşi Şebnem abladan pek daha meraklı bu gibi işlere. Probiyotik turşu maceralarımda da yol arkadaşımdı kendisi, birbirimize tattırıp duruyoruz hala her yeni kavanozu açtığımızda. Bazen diyorum ki ona; "ah Atilla abi bi de örgü örsen dadından yinmez bi arkadaş olcen ya bana.." gülüyo tabi n'apsın adamceğiz. Bakalım bugün yorumlarını iletecektir. :)
Bu ara en rağbet gören ekmeğim zeyinli ve bol cevizli. Hani öyle ki yanına başka bir şey almasan da bir dilimi kâfi miktarda doyurucu. Ben ve kocam rejimde olduğumuzdan (yazınca bile pek havalı duruyor ama ööle sımsıkı diil bu rejim tabi bu arada) eve yaptığım boyutu küçülttüm. Gerçi yine de buzdolabında sakladığım kalan ekmekleri elimle bölüp fırına gönderiyorum peksimet yapıyorum Acil durumda üzerini hafifçe ıslattığımda burnuma gelen o muhteşem kokuya da bayılıyorum ayrıca.
Cumartesi günü Çamlık Köyünde ot festivali vardı, oraya gittim. Köy meydanında aman aman büyük olmayan bir festival de olsa taze toplanmış şevketi bostan nam-ı diğer kenker aldım, bir kısmını dün kuşbaşı etle pişirdim, bir kısmını da yazın annemler geldiğinde yapmak üzere dondurucuya attım. Akşam yemeği olarak dün ben sadece bir tabak etli şevketi bostan yedim yani ve peeek memnun kaldım.
Cumartesi yünve hobi malzemesi satan bir arkadaşıma uğradım, yolu bana tersti, aylardır uğrayamıyordum. Kahvemizi içtik, cigaralarımzı tüttürdük derken ben kafamdan bir model uydurup ona uygun iki değişik ip aldım yine. Şööle atletlerin üstüne annemin tabiriyle "dal geçirlik" delik delik gibi bir üst bluz öreyim diye. Bakalım işte hemen biter inşallah ;))
Resim çok güzel olmasa da renk laci.
Öle dümdüz haroşa örüyorum, arada ip değiştirerek.
Tabi bu örgü sayesinde yine bol bol film seyrettim ama sor bakalım ismini bile hatırlıyor musun diye cık...
Bahçe kedilerimizden birinin karnı gayet şiş, hamile olduğunu zannediyoruz. Dolayısıyla her akşam hamiledir önsezisiyle kendisine gayet cillop gibi sofralar kuruyoruz. Bunu gören bizim Mualla camın arkasından yapmadığını bırakmıyor tabi, küslük de dahil.
Akşama bize ot kavurucam elime ne geçerse, kızımcığım için de şinitzel ve salata düşündüm. Ha bi de yoğurtlu soğuk dövme çorbamız var, umarım afiyetle yeriz.
Havalar b sıcak, bi yağmurlu. Çimlerdeki ayrık otları ayıklanmalı, arka bahçe fideler için hazır hale gelmeli ama hem dizim hem de belim hergün kandırıyor beni "bugün de yapma boşver" diye. Ufak ufak başlamazsam mevsimi kaçırmış olurum, umarım bu hafta az az başlarız.
Benden bu kadar, ee sizde ne var ne yok?
Hafta sonu çok normal olarak yine ekmek yaptım; bu sefer biri bize, biri de bu gibi lezzetleri denemeyi çok seven komşum Atilla abiye gitti. Erkek olduğuna bakmayın, eşi Şebnem abladan pek daha meraklı bu gibi işlere. Probiyotik turşu maceralarımda da yol arkadaşımdı kendisi, birbirimize tattırıp duruyoruz hala her yeni kavanozu açtığımızda. Bazen diyorum ki ona; "ah Atilla abi bi de örgü örsen dadından yinmez bi arkadaş olcen ya bana.." gülüyo tabi n'apsın adamceğiz. Bakalım bugün yorumlarını iletecektir. :)
Bu ara en rağbet gören ekmeğim zeyinli ve bol cevizli. Hani öyle ki yanına başka bir şey almasan da bir dilimi kâfi miktarda doyurucu. Ben ve kocam rejimde olduğumuzdan (yazınca bile pek havalı duruyor ama ööle sımsıkı diil bu rejim tabi bu arada) eve yaptığım boyutu küçülttüm. Gerçi yine de buzdolabında sakladığım kalan ekmekleri elimle bölüp fırına gönderiyorum peksimet yapıyorum Acil durumda üzerini hafifçe ıslattığımda burnuma gelen o muhteşem kokuya da bayılıyorum ayrıca.
Cumartesi günü Çamlık Köyünde ot festivali vardı, oraya gittim. Köy meydanında aman aman büyük olmayan bir festival de olsa taze toplanmış şevketi bostan nam-ı diğer kenker aldım, bir kısmını dün kuşbaşı etle pişirdim, bir kısmını da yazın annemler geldiğinde yapmak üzere dondurucuya attım. Akşam yemeği olarak dün ben sadece bir tabak etli şevketi bostan yedim yani ve peeek memnun kaldım.
Cumartesi yünve hobi malzemesi satan bir arkadaşıma uğradım, yolu bana tersti, aylardır uğrayamıyordum. Kahvemizi içtik, cigaralarımzı tüttürdük derken ben kafamdan bir model uydurup ona uygun iki değişik ip aldım yine. Şööle atletlerin üstüne annemin tabiriyle "dal geçirlik" delik delik gibi bir üst bluz öreyim diye. Bakalım işte hemen biter inşallah ;))
Resim çok güzel olmasa da renk laci.
Öle dümdüz haroşa örüyorum, arada ip değiştirerek.
Tabi bu örgü sayesinde yine bol bol film seyrettim ama sor bakalım ismini bile hatırlıyor musun diye cık...
Bahçe kedilerimizden birinin karnı gayet şiş, hamile olduğunu zannediyoruz. Dolayısıyla her akşam hamiledir önsezisiyle kendisine gayet cillop gibi sofralar kuruyoruz. Bunu gören bizim Mualla camın arkasından yapmadığını bırakmıyor tabi, küslük de dahil.
Akşama bize ot kavurucam elime ne geçerse, kızımcığım için de şinitzel ve salata düşündüm. Ha bi de yoğurtlu soğuk dövme çorbamız var, umarım afiyetle yeriz.
Havalar b sıcak, bi yağmurlu. Çimlerdeki ayrık otları ayıklanmalı, arka bahçe fideler için hazır hale gelmeli ama hem dizim hem de belim hergün kandırıyor beni "bugün de yapma boşver" diye. Ufak ufak başlamazsam mevsimi kaçırmış olurum, umarım bu hafta az az başlarız.
Benden bu kadar, ee sizde ne var ne yok?
1- hobi malzemesi satan dukkan nerede? :))
YanıtlaSil2- bahcede labada var, diger adi ebegumeciymis. Kavurup mu yiycez?
3- ekmek yapmaya ben de ozeniyorum.
4- bende durum kalaba. Bugun temizlik yarin nikah.
Sevgili J;
YanıtlaSil4. HAYIRLI, UĞURLU OLSUN, ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLİYORUM SANA.
3.Ekmek yapmak müthiş bir duygu, hele ki heyecanı seviyorsan ;)
2. Labada başka ebegümeci başka otlar, ebegümecine ilmik otu da derler burada. Labadayı, pazı, asma yaprağı gibi dolmasını (daha doğrusu sarmasını) yapabilirsin, ebegümecini de kıtlata kıtlata taze yerlerini bulup doğrayıp, soğanla kavurur yersin. Ben ebegümecinin içine sevdiğim diğer otları da katarım mesela yada bulgur pilavına da ekleyebilirsin. (Bu hafta sonu Ortakent'teki acı ot festivaline mutlaka gelmelisin, orada tüm otları ve onlarla yapılan yemekleri göreceksin, harika bir deneyim olacaktır)
1. Cezaevinin ordan garaja doğru inerken, garaja 50 m felan kala (pazar sokağına dönmeden 10 m önce) bir dükkan, sahibi Pervin, benden selam süle ;)
Tekrar tebrikler öptüm...