21 Mart 2018 Çarşamba

21.03.2018

Valla bir derin donukluk hali var üzerimde.
Bir sürü şey yapmak isteyip, hiç bir şey yapamama durumu.
Ekinoks etkisi dedi bir arkadaşım, şüpheliyim, zira bendeki öle bi haftalık bir durum değil.
Her sabah işe gelirken "keşke bugün cuma olaydı" psikolojisi hissetmediğim tek gün olmuyor mesela.
Diyorum ya derin bir donukluk işte...
Yedi cüceleri oynuyorum sanki kendi içimde.



Bir süredir astrolojik fallarda -hiç anlamadığım konu bu fallar ama bakmadan da duramam-  "öfkeli konuşmaktan, agresif davranmaktan, yeni bir işe başlamaktan" kaçınmamı salık verip duruyolar. Aklıma gelirse aniden sakinleşmeye çalışıyorum.
"Mutlu olmak için büyük nedenlere gerek yok. Cebimde yetmiş beş kuruşum var, havada bahar" demiş Nazım Hikmet; sık sık bu sözü hatırlamaya çalışıyorum bi de, iyi geliyor.
Amaaa....
Ben sakinleşmeye çalıştıkça...

Sabah saatlerinde adamın biri hiç de benimle yani bölümümle ilgili olmayan bir konuda, bağırarak odama girdi. Külliyen haksız. Sakinim. Bağırdı çağırdı. Sakinim. Cevap vermediğim için beni Cimer'e şikayet edeceğini söyledi. Suskunluğuma hiddetlendi. Sakinim. "Sakinleştiğiniz anda konunun buradaki hiç kimseyle bir ilgisi olmadığını anlatabilirim ama bağırmaya devam ederseniz zaten beni duyamazsınız" dedim. Sustu. Anlattıklarımı dinledi ama tatmin olmadı olmalı ki, bir yerleri aradı. Anladı nihayet. "Kusura bakmayın" dedi. Gülümsedim. "İlaç mı kullanıyorsunuz?" dedi, "yok" dedim, "alıştım"... Kötü ama evet "alıştım"
Densiz insanlardan hep uzak kalmaya çalışsamda, şerbetliymişim gibi mutlak buluyolar beni. Mıknatıs gibi bir şeyim ben bu gibi insanlar için, çekerim... Densizliği, hiddeti ama en çok da gerizekalılığı sevmiyorum. Sakinim ama...

Memlekette desen, yaşadığın yerde desen dakka geçmiyo ki bi densizlik olmasın. Sakinim... Eski yazdıklarıma bakıyorum, sanki ben yazınca her şey düzelecek, değişecek sandığım zamanlara, kendime de kızıyorum; amma beylik lakırdılar etmişim diye. Bıraktım onları da, ne de olsa ben sakinim...

İşte bugünde böyle oldu.
Dün yine örgü örmedim, kitap da okumadım. Akşamın tek marifeti oje sürmekti, "çok bile" dedim...
Akşama ne pişireceğim konusunda hiç fikrim yok.



1 yorum:

  1. "Alışmak" olumlu bir anlam taşıyor gibi gözükse de bu durumlarda ne kadar da kötü aslında... Bizler alıştıkça bu densizlikler daha da artıyor sanki. Ya da daha mı fazla üzerimize üzerimize geliyor... Bilemedim şimdi :/

    Ojeyi kırmızı sürdüysen sıkıntı yok bence de :)))

    YanıtlaSil