25 Ekim 2011 Salı

BANA HAİNSİN DİYORLAR; VARSIN OLSUN.

Van için düşüncelerimi yazmam suretiyle;
Beni hain ilan eden tüm dost ve arkadaşlarıma alenen duyururum ki;
Lütfen beni dostluğunuzdan ve arkadaşlığınızdan, hâlâ azad etmediyseniz eğer; bu bir kul hakkı olduğu için beni azad ediniz, tüm heryerden, beyninizden de olmak üzere siliniz.
Eğer lütfenden anlıyorsanız lütfen,
Eğer düşüncelerinizi açıkca paylaşmak yerine, onun, bunun, şunun düşüncelerinin uşaklığını yapıyorsanız alışık olduğunuz üzere emren,
Beni silin.
Çünkü sizin olduğunuz yerde ben hiçbir zaman olmadım, olmuyorum, olmayacağım, olamam!
Kızmıyorum, sizi bile anlamaya çalışıyorum hatta sizin hiç olmadığınız kadar demokrat olmaya çalışarak.
Burada, tam burada tek bir kere bile kalleşlere övgü yağdırmadım bizatihi onları Allah'a havale ettim.
Ağladım yazdıysam, ağlamadığımı, günümü gün ettiğimi tek bir kişi ispatlarsa çeker giderim layık olduğum yere, kuşkunuz olmasın. Ağladıysam o şehit anasının yerine koyarak kendimi öyle ağladım, halamdan, en yakın arkadaşımdan gördüğüm gibi; edebimle.
Lakin dedim ki; Van'ın hepsi o kalleşlerden oluşmuyor, içlerinde o kalleşliğe bizatihi karşı durmak için can siperane çalışanlar da var, onları da görmez misiniz?
Orada Melike var, enkaz altında, o bir öğretmen hadi!!! dedim gücüm yettiğince.
Bugün öğrendik ki; Melike tıpkı anne babası gibi gitmiş Hakkın rahmetine.
Yine de acıyı içimde yaşamayı tercih ettim, sustum gün boyu. Yorumsuzdum.
De ki, gönderdiğimiz 99 şey o hainlere şans eseri 1 tanesi de Azra bebeğin bedenini ısıtacak, farz ediniz ki Azra sizin evladınız, yeğeniniz, arkadaşınızın çocuğu. Yine de denemeyecek kadar yüreksiz olabilir miydiniz?
Olana eyvallah! Ben olamam, olmadım.
Ailemde gaziler var, dikkat buyrun bir tane de değil, hiçbirinizin taşın altına elinizi sokmaya bile yeltenemeyeceğiniz kadar altında elim o taşın! Şehitlerim var benim, bilir misiniz ki iki tanesi de Van'da şehit oldu.
.......
Gerek duymuyorum gerisine.
Dolayısıyla ben sadece, kendimce seslendim, bana ait olan bir sayfadan, bana ait olan telefondan, bana ait olan evden.
Bunu yaparken kimseyi rahatsız etmedim.
Çağrım yerini bulurdu ya da bulmazdı ama ben bundan başka birşeyi hiçbir zaman, hiçbir yerde istemedim.
Milletimi çok sevdim ama bu faşizanca değildi, ben sadece gücümün, beynimin yettiği kadar vardım bu ülküde, bundan sonra da öyle olacak.
Eğer bir demokrasi özleminden bahsediyorsak ve eğer siz bu noktada ciddi iseniz ben orada olacağım.
Beni, kendi düşünceleriyle orada, burada, şurada arayanlar yanılacaklar çünkü ben pekçoğunuzun olmadığına bugün ikna olduğum kadar samimiyim.
Ateş etmeye devam edin zira dostların attığı gül en fazla yareler beni.

Sevgiyi unutmayanlar kadar sadeleşmesini dilediğim hayatın tüm özlemiyle, ben Ecece yazmaya devam edeceğim.
Sevgiyle kalabilmeyi yirmidört saat başarabilen ve sapla samanı ayırma becerisi gösterebilen herkese; sevgiyle...iyi geceler.

4 yorum:

hemera-nyks dedi ki...

boşversene. en iyisini yapıyorsun.
-
hemera

Gordion960 dedi ki...

bu bir doğal afet ve bunun karşısında acı duymayanın insanlığından şüphe ederim... gerisi boşşşşşşşşşşş

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

sevgiyle kalabilmeyi yirmidört saat başarabilen ve sapla samanı ayırma becerisini her daim gösterebilen biri olarak ben de sana sevgilerimi gönderiyorum

başkalarının birşey bilmesine gerek yok Ecehancım...sen seni bilirsin zaten...

Zennube dedi ki...

bu bir doğal afet, enkaz altındaki hayvan dahi olsa kurtarılmalı hiç düşünmeden. Ama bu Van deprem'i ülkemizde insanlık depremi de oldu aynı zamanda. Ben facebookumda saçma sapan faşizan yorumlar yapoan herkesi sildim. Çirkin ve iğrenç fikirleri kendilerine kalsın, ben insanı, dilinden, dininden amaçlarından öte önce insan olarak görmek istiyorum ve böyle görebilenlerle de gurur duyuyorum. Sen gerçek bir vatanseversin. Yalnız da değilsin :)