10 Ağustos 2011 Çarşamba

Empati mi, hadi oradan!

Yoruluyorum.
Sürekli kendimi karşımdakinin yerine koyarak onu anlamaya, yaptıklarını anlamlandırmaya çalışmaktan bög geldi.
Usanıyorum.
Oysa ben hep kendim olmak istiyorum, kimsenin kendini benim yerime koymasını beklemiyorum, kimsenin yerine kendimi koymak da istemiyorum.
Kimse "ben" olamaz, ben de "o" olamam çünkü. (İstesem de olmadı zaten şimdiye kadar)
Dünyanın en konuşulamaz, en anlaşılamaz insanlarıyla binbir takla atarak iletişim kurmaya çalışmaktan, kuantumdan, iyi bir insan, iyi bir yönetici, iyi bir bilmem ne olma gayretinde bulunmaktan ve bu gibi şeyleri çocuklarıma öğretiyor olmaktan, feci bir tiksinti geldi.
Sağduyu mağduyu, sabır mabır geri gitsin benden.
"Gerçekten çok istersen olur",
"Evrenin iyi enerjisini çağırırsan sana sunmayacağı güzellik yok",
"İyi düşün iyi olsun", gibi tırı vırı felsefik birsürü saçmalıkla kaybedecek zamanım da yok.
Çocuklarım da yüklenmesin istiyorum bu atmaya çalıştığım her türlü yükü, nasıl istiyorlarsa öyle davransınlar, ben bile istesem yapmasınlar bir şeyleri ve yürekleri nereye götürüyorsa oraya gitsinler istiyorum bundan sonra.
Hataysa hata yapsın karşımdaki, anlamazsam anlamayayım, o da beni anlamazsa anlamasın ne çıkar ki? Dünya mı batar? Üstelik bu sebeple batacak dünya hiç durmasın batsın zaten.
Yaşam koçu, bilinçolog ve türlü isimde ticaret yapan, beyinlerimizi ve ceplerimizi kemiren kişilerin, kendimi bildim bileli sürekli çalışmak ve böylece para kazanmak zorunda kalan beynime haksızlık ettiklerini düşünüyorum.
Evde böyle ne kadar kitap mitap varsa hepsini atıcam, deli desinler umrumda değil. (Hoş zaten bu kadar vericiyken de kimse akıllı dememişti)
Hele bir de şu mesele var;
Yok yatırım uzmanıymış, yok imajmeykırmış daha bilmem ne. Ver sen parayı cebime bak ben nasıl yapıyorum o yatırımın tillahıyla, imajın en kralını.
Aslında gergin mergin değilim de bu aralar zihnimi boş yere meşgul eden herşeyi hatta gerekiyorsa kişileri bile uzak etmeye çalışıyorum kendimden.
Boşalsın tüm beyhude çabalar beynimden, aksın gitsin zifir gibi zindana çeviren herşey.
Yoruluyorum, gerçekten çöreklenmiş bir yorgunluğa karşı her sabah gözlerimi zinde açabilmek için dünyaya çok çabalıyorum. En büyük servetim dediğim yavrularıma güzel yarınlar hazırlayabilmek için ihtiyacım var bu enerjiye.
Kimseden fayda istemiyorum ben herşeyin üstesinden gelirim Allah'ın izniyle de, bundan sonra gölgelere tahammülüm yok. Zamanım da yok.
Buraya yazınca alenen ilan etmiş hissediyorum kendimi.
Ve bu beni rahatlatıyor.
Dönülmez akşamın ufkunda sadece ufuğa bakmak istiyorum.
Sadece...








2 yorum:

laleninbahcesi dedi ki...

Ecehancım, sen ne yapmak gerekiyor anlamışsın... Gerisi boş. Seni sıkan her şeyi ignore et facebook deyimiyle...
Sevgimle

Newbahar dedi ki...

Seni, sen olduğun için seviyorum.
Ve beni anladığını bildiğim için