22 Mart 2011 Salı

İnanmak

Bugün, bir arkadaşımla sohbet ettik. Baktım da, neredeyse herşeye karşı olan inancımızı kaybetmişiz.
Doktorların her biri aynı konuda farklı şeyler söylüyorlar doktorlara inanamıyorum.
Siyasetçileri zaten es geçiyorum.
Pazarda sattığı elmanın sert elma olduğunu söyleyen pazarcılara dahi inanmıyorum artık.
Et yumuşacık abla, diyen kasabımdan tut da, asla tüylenmez diye kazak satan satıcılara da.
Valla hasta değilim diyen anneme, babama;
Sınav öncesi karnı ağrıyan kızıma da.
"Seviyorum" diyene de, "nefret ediyorum" diyene de.
Özledim diyene hele hiç inanmıyorum, kendim deli gibi özlerken hem de.
Bilmem ki bu durum, bu yaşların getirdiği bir durum mu?
Bilmem ki bu durum, tecrübe dediğimiz yaşanmışlıkların ürünü mü?
Bilmem ki bu durum, bu usanmışlık hayata dair mi, yoksa insanlara dair mi?
Amma kötü birşeymiş, lakin yaşanması lazım gelirmiş zahir.

2 yorum:

Newbahar dedi ki...

kendime inanıyorum bana yeter. Dilerim sanada yeter.

Gerisine inanmamakta fayda var:)

laleninbahcesi dedi ki...

bize çağın hediyesi ; her şeyden herkesten kuşku duymak...Her an aldatılacağını düşünmek deçok zor. En iyisi biraz temkinli olup gerisini geldiği gibi yaşamak.
Sevgimle Ecehancım...