30 Temmuz 2010 Cuma

Ayrılığa dair

Her güzel şeyin birgün bittiği gibi,
Annem, kızkardeşim, yeğenim gitti dün gece. "Allah kavuştursun" bizi yine inşallah.
Hep söyledim hep söyleyeceğim gurbetlik çok zor. Hele benimki gibi evlatlarını hayatlarının 1 numarası yapmış ebeveynlere sahip olunca. Zor, ayrılık çok zor.
Ne yapalım, Allah sağlık ve huzurlarını eksik etmesin diye avunup, avutmaya çalışıyorum herkesi de. Ama dün gece çok zor geçti, çok.
Farkında olarak hem de iki göz iki çeşme olmuş kızlarımı dizimin dibine oturtup "sakın siz birgün benim yaptığım gibi annenizi, babanızı, birbirinizi bırakıp gitmeyin başka başka şehirlereeee..." diye öğüt verdim. Nasıl mümkün olur ya da haklarında hayırlısı olan bu mudur bilmem ama gönlüm alenen böyle olsun istiyor, haddimi aşıyorsam affet Allahım. Ne yapayım ben de bir anneyim ve her anne gibi hiçbir zaman ayrı şehirlerde yaşamak istemiyorum çocuklarımdan. Herkes benzer şeyler hissediyor mu acaba diye ara sıra merak etmiyor da değilim falan filan.
Ayrılığa dair hiçbir şeyi sevmiyorum ben bunu her seferinde daha iyi anlıyorum. Sonra kendi kendime bilmiş bilmiş "ayrılıklar olmasa da kavuşmanın sevinci hissedilmezdi ki ya" demeyi de biliyorum merak etmeyin.
Ama yine de ve her zaman,
Ben ayrılıkları sevmiyorum.


1 yorum:

Newbahar dedi ki...

Bir zamanlar eteğinden yapışıp, dizinin dibinde oturduğumuz annemizden aylarca görüşmemek üzere ayrılıyoruz, ne garip bir gidişat!...
Sonra evimiz dediğimiz ev, onun evi oluyor.
Benim ev, kardeşin ev, annemin ev...

Yanımızdan ayırmak istemediğimiz çocuklarımız giderse uzaklara bizde annelerimiz gibi aylarca ayrı kalmaya, onun evi olduğuna alışabilir miyiz dersin?

Dediğim gibi dünyanın garip gidişatı, garip ama olağan belki..

Sağlıklı ve hayatta olsunlar yeter ve Allah kavuştursun sevgili dostum.