Kocaman bir ay'ı geride bıraktık bile. Kimi gün canım hiçbir şey yapmak istemedi, kimi zaman oldukça meşakkatliydi. Bolca örgü ördüm. Kimi bitti, yerine ulaştı, kimi yarım bekliyor.
Daha güzel bi fotoğraf çeker miyim diye bekledim ama mümkün olmamış ;) (Hafif ütü yapıp yapmamak arasında karasızım, bileniniz varsa yorumunu almak isterim.) Alize angora gold ile, salaş ama çok hafif bir kazak oldu, sonucu beğendim zira bu ipe bayılıyorum. Batma problemi yaşayanlardanız ancak bir gömlek üzerindeki duruşunu çok sevdiğim bir ip.
Hemen her rengini örmüş bulunup, bir tek kendime örmediğim bu koala takımdan bi tane de küçük oğlanım "tiiiizeeee" diye isteyince ;)) en sevdiği renklerden bir takım da onun oldu. Bu takımdan 10'un üstünde ördüm, bi tek kendime öremedim ;))
Ve daha bir sürü.... Hepsini fotoğraflayamamışım bile ;))
Paketlenip, gittiler...
Hobi dolabında yer açmanın zamanı çoktan geçince... Evde bulunan iplerden karışık 25 renk hırkaya başlamıştım ki...
Küçük kızımcığım uzuuuun zamandır ilk defa, yumuşacık, kayık yaka ama kolları bol, batmayan bi kazak istedi. Aslında mavi kazağı çok sevdi ama o tek kat giydiğinden, angora da battığından bu kez ten rengi Nako Paris'te uzlaştık. Yakın zamanda biter inşallah da çocuk mevsimi geçmeden giyebilir ;))
Son bi de Derya'dan kaptığım çorap hevesi var. Yapabilir miyim yapamaz mıyım, bir sürü de yarım iş var filan derken... Dün gece uyumamışken sabaha kadar aklımı çeldi durdu yine. Bu akşam bi ara, belki de, keyifli olursam şayet...
Dizlerim için doktorlar, röntgenler, tedaviler denemelerim devam ediyor. Manyak gibi korkuyorum, cuma günü emar randevusundan. 2 yıl önce 7 dk. girmiş, 2 ay kendime gelememiştim. Çok korkuyorum. Doktor bu sefer yan bağların da kopmuş olduğundan şüphe duyuyor. 3-4 aydır kullandığım kolajenlerin harikalar yaratmasını beklemiştim, yaratmayacağını bile bile. Onunla ilgili de sürenin çok kısa olduğunu, bir fark olacaksa belki daha sonra görülebileceği gibi bir kanı oluştu. Gerçi anneme göre ;)) fark etmiş, iyi oluyormuş dizlerim. Kızamıyorum da ona. Bi gayret bize yurt dışından ilaç temin edip duruyor. Sağ olsun, hep...Sıkıntı şu ki; kolajen destekler zaten fazla olup, veremediğim kilolara çok pis katkı yapıyor. Tıp bilimine göre daha çok gencim üstelik ;)) Falan filan. Günleri, bunun gibi bir sürü sıkıntıdan sıyırmak için ciddi çaba harcıyorum, kimse fark etmesede. Öyle işte... Haa bi de Mualla hasta yine, alerjisi azdı. Çocuğun öksüğüne mi yanayım, günlerdir bi gıdım iyileşmediği halde "aaaa, öyle de değilmiş, böyle de değilmiş" diyen veterinere döktüğümüz paralara mı yanayım bilemedim. Neyse işte nazlayıp duruyoruz kızımızı, inşallah geçsin de rahatlasın yavrucak.
İyi bir hafta diliyorum...
Daha güzel bi fotoğraf çeker miyim diye bekledim ama mümkün olmamış ;) (Hafif ütü yapıp yapmamak arasında karasızım, bileniniz varsa yorumunu almak isterim.) Alize angora gold ile, salaş ama çok hafif bir kazak oldu, sonucu beğendim zira bu ipe bayılıyorum. Batma problemi yaşayanlardanız ancak bir gömlek üzerindeki duruşunu çok sevdiğim bir ip.
Hemen her rengini örmüş bulunup, bir tek kendime örmediğim bu koala takımdan bi tane de küçük oğlanım "tiiiizeeee" diye isteyince ;)) en sevdiği renklerden bir takım da onun oldu. Bu takımdan 10'un üstünde ördüm, bi tek kendime öremedim ;))
Ve daha bir sürü.... Hepsini fotoğraflayamamışım bile ;))
Paketlenip, gittiler...
Hobi dolabında yer açmanın zamanı çoktan geçince... Evde bulunan iplerden karışık 25 renk hırkaya başlamıştım ki...
Küçük kızımcığım uzuuuun zamandır ilk defa, yumuşacık, kayık yaka ama kolları bol, batmayan bi kazak istedi. Aslında mavi kazağı çok sevdi ama o tek kat giydiğinden, angora da battığından bu kez ten rengi Nako Paris'te uzlaştık. Yakın zamanda biter inşallah da çocuk mevsimi geçmeden giyebilir ;))
Son bi de Derya'dan kaptığım çorap hevesi var. Yapabilir miyim yapamaz mıyım, bir sürü de yarım iş var filan derken... Dün gece uyumamışken sabaha kadar aklımı çeldi durdu yine. Bu akşam bi ara, belki de, keyifli olursam şayet...
Dizlerim için doktorlar, röntgenler, tedaviler denemelerim devam ediyor. Manyak gibi korkuyorum, cuma günü emar randevusundan. 2 yıl önce 7 dk. girmiş, 2 ay kendime gelememiştim. Çok korkuyorum. Doktor bu sefer yan bağların da kopmuş olduğundan şüphe duyuyor. 3-4 aydır kullandığım kolajenlerin harikalar yaratmasını beklemiştim, yaratmayacağını bile bile. Onunla ilgili de sürenin çok kısa olduğunu, bir fark olacaksa belki daha sonra görülebileceği gibi bir kanı oluştu. Gerçi anneme göre ;)) fark etmiş, iyi oluyormuş dizlerim. Kızamıyorum da ona. Bi gayret bize yurt dışından ilaç temin edip duruyor. Sağ olsun, hep...Sıkıntı şu ki; kolajen destekler zaten fazla olup, veremediğim kilolara çok pis katkı yapıyor. Tıp bilimine göre daha çok gencim üstelik ;)) Falan filan. Günleri, bunun gibi bir sürü sıkıntıdan sıyırmak için ciddi çaba harcıyorum, kimse fark etmesede. Öyle işte... Haa bi de Mualla hasta yine, alerjisi azdı. Çocuğun öksüğüne mi yanayım, günlerdir bi gıdım iyileşmediği halde "aaaa, öyle de değilmiş, böyle de değilmiş" diyen veterinere döktüğümüz paralara mı yanayım bilemedim. Neyse işte nazlayıp duruyoruz kızımızı, inşallah geçsin de rahatlasın yavrucak.
İyi bir hafta diliyorum...

























