11 Ekim 2018 Perşembe

etkilenmeler, günlük işler ve anne kafamda bit var

Sabah sabah, sabah çayımı içerkene blogları dolaştımdı ve pıt diye karşıma çıktıydı sadevederin'in yaptığı Tatar Çorbası., yorum da yazdıydım, denerim ben bunu diye. Öğle arası eve giderken, "hadi, tam sırası" dedim kendime, markete uğradım, malzemeleri aldım, zaman kısıtım dolayısıyla bi yanda soğan kavurdum, bi yanda mercimekleri, bi yanda da erişteyi haşlayıp evden çıkmama 5 dk kala tüm malzemeyi birbirine karıştırdım, tadına da baktım misss gibiydi valla. Erişteleri aldante haşladım zira akşama kadar yemeğin içinde bir miktar daha şişecekleri için yenilebilir kıvama nasılsa geleceklerdi, sağolasın Deeptone dedim durdum hep. Rengi kahverengi olmasın diye 1 tatlı kaşığı ev yapımı biber salçası da ekledim ben. Bu akşam, dünden bi miktar kalan dolmalarımızın yanına da, üzerlerine naneli sosla eşlik edeceği için mutluyum. Küçük kızımcığımla akşamları hemen hemen aynı saatlerde eve geldiğimiz için, o çoook acıkmışken bekletmeksizin sofrasını hazırlayacak olmaktan ise daha bi çok mutluyum. Dolayısıyla akşam menümüz budur...




Bloglarınızda dolaşırken herkesten bir şeyler öğreniyor/hatırlıyor olmaktan son derece mutlu oluyorum. Aslında ben de yaptıklarımı bu amaçla paylaşıyorum, belli mi olur, belki bi faydası dokunur birilerine diye...
İşte büle..
Yaw kendime 41 maşallah çekip duruyorum, aylardır ilk defa nerdeyse 1 haftadır kendi ölçülerime göre hunharca kitap okumaya başladım. Son bitirdiğim kitap, çocukluğumda aşık olduğum rahmetli büyük usta Tarık Akan'ın yazdığı kitaptı.



Ben çok etkilenerek okudum doğrusu. Kıyamadım çektiklerine, "ah, vah" dedim durdum ama elimden de bırakamadan, -soluksuz- derler ya öyle okudum. Kitabı bitirdiğinde şu çoook sevdiğim resmini tekrar aradım buldum, uzun uzun seyrettim...


Nur içinde uyusun...
Evde minik ayıklamalara, minik minik devam ediyorum. Hafta sonu bahçenin kesin elden geçmesi için hiç bir aksiliğin çıkmamasını istiyorum. Zira maydanoz, yeşil soğan ve sarmısak ekesim var şiddetlice, yağmurlar yağarsa sular da onları bi güzel. Bu üç malzeme elimin altında olursa çok kolaylıyor mutfak işlerim diye kendimi inandırmışlığım var nedense. Hele o tazecikken toplayıp, doğrarken kıtır kıtır ses var ya, ona bitiyorum.
Kitap macerası bu hızla devam ederken elime bir iş almadım ama kırık sırıklardan ziyade yine ne yapsam diye dürtülen bir hissiyatım da yok değil. Hele bu akşam Bir Zamanlar Çukurova seyredeceğimden boş oturamayacığım da kesinken.
Büleyken büle işte...


11 yorum:

  1. Oy, oy, oy maşallah, çok güzel gözüküyor hem çorba, hem dolma, afiyet bal olsun, eline sağlık:) ben de bugün dolma yapayım diyorum ama üşeniyorum:))))bu arada Çukurova'yı çok severek izliyorum. Bakalım ne olacak bu akşam?
    Tarık Akan'ın kitabını okumadım ama çok severim mekanı Cennet olsun...:(

    YanıtlaSil
  2. ooooooo eline sağlıııık gelcam yineğğğ :) yerken nane de koyabilirsiin :)

    YanıtlaSil
  3. Afiyet olsun, nefis gözüküyor.

    O kitabı ben de çok etkilenerek okumuştum.

    YanıtlaSil
  4. Ocağın üstündekiler nefis görünüyor, erişteli yeşil mercimeğin adı tatar çorbasıymış bak bende bunu öğrendim. Bir tatar kızı olarak biz zaten hep yapıyorduk ama adı farklıydı, ellerine sağlık. Tarık Akan allah rahmet eylesin benim de çok sevdiğim bir sanatçıydı, kitap konusunda tebrik ediyorum seni, yavaş yavaş bende yakalıyorum istediğim tempoyu çok mutlu oluyorum, keyifli haftasonlarınız olsun Ececim öpüyorum ;)

    YanıtlaSil
  5. Afiyet olsun, harika gözüküyor. Bugün için çorbam vardı ancak yarın da ben yapacağım bunu. Daha önce hiç yapmadım, ilk olacak. Ama lezzetli olacağına eminim. Bende yazarım sizden ilham aldım diye... Blogunuza da uzun soluklu zamanlar dilerim, yeni buldum sayfanızı. Keyifle dolaştım ve izlemeye aldım. Yeni yayınlarınızda görüşmek üzere, sevgiyle kalın :)

    YanıtlaSil
  6. Ellerinize sağlık çok güzel görünüyor yemekler... Bahçe işlerine bir türlü sıra gelmiyor bizdede okullar açıldı kilitlendim her hafta sonu birşeyler çıkıyor. Umarım bu hafta sonu çıkmaz kolaylıklar diliyorum ❤

    YanıtlaSil
  7. Anne Kafamda Bit Var'ı bende okurken değişik duygular içerisinde kalmıştım. Neler yaşamış oysa ki bi onu hep filmlerindeki gülümsemesiyle anımsıyoruz...

    YanıtlaSil
  8. harika ve enfes görünüyorlar paylaşımın için teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  9. Biz o çorbaya lakşa çorbası deriz. Hatta yerken içine yoğurt da karıştırdığımız olur. Atalarımız ilk Kırımdan göç ettiklerinde çok kıtlık çekmişler, yemeklerini çoğaltmak için böyle çözümler bulurlarmış... Aynı çorbayı kuru fasulyeyle bile yaparlarmış. Ben ara ara ikisinden de yaparım. Hatta bazen mercimek yemeği ya da fasulye yemeği yaptığımda ertesi güne kalırsa laçka çorbasına çevirdiğim bile olur. Aklında bulunsun ;)
    Öpüyorum canım seni ♥

    YanıtlaSil
  10. Oh hepsi de şahane gözüküyor :) Çok severim Tarık Akan'ı..
    Kocaman sevgilerimle

    YanıtlaSil
  11. Lezzetli görünüyor, akşamın bu saatinde bile ilgimi çekti. Eline sağlık. Bir dönem Türkiye'sinde neler yaşandı, dehşetle okuyoruz izliyoruz.

    YanıtlaSil