Bak teee ne zaman oldu yazamamışım.
Çoook severek okuduğum Ezgissimo'nun şu gönderisini okumuştum yine zevkle bi gün... Bundan tee 1 ay önce. Ben bu alıç bitkisine (adı başka bişeyse de bilmiyorum gerçi) oldum bittim bayılırdım zaten. O günden sonraki hafta izinli olduğumda da Marina civarında gezerken, yol kenarında çit gibi bu bitkiden olduğunu fark edip, (valla daha önce hiç dikkatimi çekmemişti, nasıl oldu kaçırdım bilmiyorum halâ) iki dal da koparmaya utanıp onca insanın içinde, kös kös eve dönüp, bizimkilere bangır bangır bana bundan bulup almalarını söyler olmuştum. O kadar çok söylemişim ki demek, kızımcığım olaya el atıp bitkici bitkici dolaşmış babasıyla ama bulamamışlar. Sonra neyse bi önceki hafta bizim babişko elinde koccaman 2 kök bu bitkiyle geldi, biri tutmazsa biri tutsun misali sorumlulukla ;-)) ammannnn uçtum havalara resmen. Valla her gün öyle didik didik etmişim ki, yorgunum morgunum da demedi, bahçeye ekmişti onları... Şimdi ben her gün eve gittiğimde bu alıçlara uğruyor ve seviyorum onları... Adını da Ezgi koydum hem ;-)) Çünkü aklıma getiren o oldu. Zaten sonbahar deyince aklıma hep Ezgi gelir oldu epeydir, böyle de içselleştiriyorum her şeyi ;-)) Ilık ılık bir duygu bu, rahatlatıcı... Ezgili... Biraz da fagot dinletisi getir aklına al mis gibi yanındasın işte onun...
Bahçemizdeki hemen her bitkinin bir adı daha var zaten kendi normal adından başka. Mesela bi kokulu leylağım var adı Ercan, göbek adı da Nurşen. Çok sevdiğimi duyup, fidesini hediye getirdiydi iş arkadaşım Ercan bey. E malum Leylak Dalımızı da atlayamazdım zaten.. Öyle işte...
Nergislerin adı Yalçın, çarşıdan aldıklarımı sevmiyorum diye dağdan köküyle söküp getirmişti Yalçın, o da iş arkadaşım.
En köşedeki limonun adı Ekrem, kaç tane ektiğim fideler tutmayınca "sen fide almayı bilmiyosun ki" deyip onu da o almıştı.
8 kök gül var mesela, her birinin adı var, annemin en sevdiği renkte olanı onun adını taşıyor, herkesin sevdiğine göre isim taktım onlara. Garip di mi? Manyak mıyım ki acaba demiycem e evet biraz var zaten, kabulüm... ;-)) Aha şimdi yazarken fark ettim valla hiçbirine kendi adımı vermişliğim de yokmuş ;-)) Aaa unutmuşum zahir... İşte öyle, kendimle ilgili bilgilerin dibine varıyorum Mari yüzünden. Resmen alışkanlık oldu ;-))
Ay bak bi de ne buldummmm...
Harikasın Ezgi... Yolun, bahtın, umudun güzel olsun...
<3 p="">
3>
Çoook severek okuduğum Ezgissimo'nun şu gönderisini okumuştum yine zevkle bi gün... Bundan tee 1 ay önce. Ben bu alıç bitkisine (adı başka bişeyse de bilmiyorum gerçi) oldum bittim bayılırdım zaten. O günden sonraki hafta izinli olduğumda da Marina civarında gezerken, yol kenarında çit gibi bu bitkiden olduğunu fark edip, (valla daha önce hiç dikkatimi çekmemişti, nasıl oldu kaçırdım bilmiyorum halâ) iki dal da koparmaya utanıp onca insanın içinde, kös kös eve dönüp, bizimkilere bangır bangır bana bundan bulup almalarını söyler olmuştum. O kadar çok söylemişim ki demek, kızımcığım olaya el atıp bitkici bitkici dolaşmış babasıyla ama bulamamışlar. Sonra neyse bi önceki hafta bizim babişko elinde koccaman 2 kök bu bitkiyle geldi, biri tutmazsa biri tutsun misali sorumlulukla ;-)) ammannnn uçtum havalara resmen. Valla her gün öyle didik didik etmişim ki, yorgunum morgunum da demedi, bahçeye ekmişti onları... Şimdi ben her gün eve gittiğimde bu alıçlara uğruyor ve seviyorum onları... Adını da Ezgi koydum hem ;-)) Çünkü aklıma getiren o oldu. Zaten sonbahar deyince aklıma hep Ezgi gelir oldu epeydir, böyle de içselleştiriyorum her şeyi ;-)) Ilık ılık bir duygu bu, rahatlatıcı... Ezgili... Biraz da fagot dinletisi getir aklına al mis gibi yanındasın işte onun...
Bahçemizdeki hemen her bitkinin bir adı daha var zaten kendi normal adından başka. Mesela bi kokulu leylağım var adı Ercan, göbek adı da Nurşen. Çok sevdiğimi duyup, fidesini hediye getirdiydi iş arkadaşım Ercan bey. E malum Leylak Dalımızı da atlayamazdım zaten.. Öyle işte...
Nergislerin adı Yalçın, çarşıdan aldıklarımı sevmiyorum diye dağdan köküyle söküp getirmişti Yalçın, o da iş arkadaşım.
En köşedeki limonun adı Ekrem, kaç tane ektiğim fideler tutmayınca "sen fide almayı bilmiyosun ki" deyip onu da o almıştı.
8 kök gül var mesela, her birinin adı var, annemin en sevdiği renkte olanı onun adını taşıyor, herkesin sevdiğine göre isim taktım onlara. Garip di mi? Manyak mıyım ki acaba demiycem e evet biraz var zaten, kabulüm... ;-)) Aha şimdi yazarken fark ettim valla hiçbirine kendi adımı vermişliğim de yokmuş ;-)) Aaa unutmuşum zahir... İşte öyle, kendimle ilgili bilgilerin dibine varıyorum Mari yüzünden. Resmen alışkanlık oldu ;-))
Ay bak bi de ne buldummmm...
Harikasın Ezgi... Yolun, bahtın, umudun güzel olsun...
<3 p="">
3>
Ya ama ne tatlısın :) Evet bizim buradaki bitkiden o :) Burası varya sırf o bitkilerle dolu. Adımı vermişsin bir de ne de düşüncelisin. Asıl benim kaydı bulmuşsun şaşırdım :)) Beğendiğine sevindim ❤️❤️❤️
YanıtlaSilBu arada bana mail adresini yollarsan çok mutlu olurum seninki bende olmuş olur.
Benimki ezgitandogan@gmail.com
Sabaha bu yazı ile başladım, mutlu ettin beni.. Günün güzel geçsin ❤️
@Ezgicim; mutlu olmana sebep olmak da benim için sabahın sürprizi ve umudu oldu. Hep varol, sana e-mail gönderdim...
YanıtlaSilEzginin sonbahar renklerine sen de aşık oldun değil mi :) Çok tatlı, çok samimi Ezgi. Bayılıyorum bende her yazısına.
YanıtlaSilÇiçeklere isim koyma konusunda yalnız değilsin ahahahaa :) Ben de aklıma geleni koyarım işte :)
Öpüyorum seni çok Ececim.
@Oytunla Hayat; evet evet, aynen. Ben huzur buluyorum o sayfada mesela. Renklerine de aşık olmuştum...
YanıtlaSilÇok çok öptüm, sen de çok tatlısın amaaaa <3 <3 <3
Ooooo bahhcccceeeeeee <3
YanıtlaSil