18 Haziran 2012 Pazartesi

BABA

80'li yıllarda çocuktum.
Televizyonlar evlere girmiş olsa da, akşam yapılan dost ziyaretleri hiç eksik olmazdı.
Aracımız da yoktu üstelik ama kimse söylenmezdi, zor gelmezdi onlara kilometrelerce mesafeyi yürüyerek gidip gelmek.
Ben de çok severdim bu gezmeleri. Hele bir de yaşıtım sayılabilecek bir arkadaş varsa gidilecek evde, değmeyin keyfime idi.
Kilo olarak çok zayıf bir çocuktum, yemek yemekten o yıllarda nefret ederdim çünkü.
Gittiğimiz gezmede oynar oynar, saat dönme vaktine yaklaşınca uyumuş numarası yapardım. Sırf onca yolu yürümeyeyim kucakta taşınayım diye.
Babam kucağına alırdı, gık demeden. Hem de gecenin karanlığında kilometrelerce yürürken sayısız kere de usulcacık öperek.
Ertesi gün bir daha taşırdı, bir daha ki sefere bir daha taşırdı.
Şimdi düşünüyorum da biz olsak şu devirde, araçsız, kilometrelerce yürüyerek, üstelik bir de kucağında çocuk taşıyarak asla gitmeyiz bir yerlere.
Anne babalarımız giderdi işte, çok severlerdi demek ki, dost sohbetlerini.
Hiç hatırlamıyorum "bugün şu dizi var, gitmeyelim bir yere, misafir gelmesin" benzeri düşündüklerini.
Şimdi düşününce, numaradan uyuduğum ve kendimi her gün zaten yorgun argın gelen babama taşıttığım için çok hainmişim gibi geliyor, utanıyorum.
Empati yaptığımda ise sadece geçmişte yaptıklarımdan değil, çocuklarımdan da utanıyorum.
Elif ve Zeynep aynı şeyi bize yapsalardı, bir giderdim bir daha da gitmezdim. Mümkün değil onca yolu sohbet için yürümezdim gibi geliyor.
Tembeliz biz.
Nerede anne-babam, nerde biz. İşin kötüsü bizden sonrakiler de korkarım ki bizden beter olacak.
Ondan sebep, babalar günü diye bir şey kutlamak, benim neslimin insanları için daha bir anlamlı gelir bana. Kuru sözlerle, paranın gücüyle, hediyelerle, 150 beygir gücüyle yaşamadık biz babalık kıymetini.
O kıymet, saatlerce yürürken kucağındaki yavrusuna defalarca konan sessiz öpücüklerdeydi.


Tüm babaların günü kutlu olsun.



























4 yorum:

Derya Kuzusu dedi ki...

Çok üzülüyorum herşeyin değişip farklı yaşanmasına, çok çabuk tüketiyoruz, senin satırlarını okuyunca kendi filmim geçti gözümün önünden buruldum biraz, güzel günlerdi, babama çok erken veda ettim şimdi zar zor birkaç anı var hafızamda, resimlerden görüyorum omzunda, kucağında olduğumu, her akşam eve gelip o gün es kaza unuttuğu, kucağına atlayıp cebinden çıkan gofretimi, çikolatamı bulamayınca annemin bırak bugünde yemesin yorulmadınmı demesine rağmen eve girmeden tekrar bakkala gidip beni sevindirişini..

bahar006 dedi ki...

Ellerine sağlık, ne güzel yazmışsın, eskiler her konuda bizden daha güzel değil mi zaten...

Syhn dedi ki...

bnm annem de gerçekten uyuyakalırmış :)
ama evet seninki daha haince ;)

laleninbahcesi dedi ki...

Ecehancım , babacığınla dahaaa çok paylaşılacak güzel anılar diliyorum