2 Haziran 2010 Çarşamba

İneğ/e/i kurban

Güney Afrikalı bir profesör, bazı araştırmalar için Hindistan’a gider. Hintli meslektaşıyla yolculuk ederken tren, istasyon dışında bir yerde durur.

Bekleyiş uzayınca Güney Afrikalı sebebini sorar. Hintli meslektaşı “Sebebini bilmiyorum, ama gidip bir sorayım” der.
Döndüğünde “Merak edecek bir şey yok,” der. “Tren yoluna bir inek uzanmış, kalkınca yola devam edilecek.”
Bunun üzerine Güney Afrikalı profesör “Hayret, 20. yüzyılda hâlâ ineğe tapılabiliyor!” deyince Hintli profesör sorar:
“Peki, sizde hiç böyle şeyler yok mu?”
Güney Afrikalı önce, “Yok” derse de biraz düşününce beyninde şimşekler çakar ve ürpererek şu cevabı verir:
“Haklısın dostum, bizde de var. Hatta bizim durum sizden de kötü. Sizin inek birazdan kalkar, ama bizde öyle inekler var ki, yıllar geçse bile yine yerlerinden kalkmazlar.”
Hesap o hesap, gündem işte bu kadar basit aslında...
Zaman gelir ineğe kurban olunur, zaman gelir inek kurban edilir.

1 yorum:

Newbahar dedi ki...

inek deyip geçmemek lazım!!!...

koskoca ülkeyi yönetirler, koskoca ülkeler batırırlar dimi.